Yüz binlerle cemaatle namaz!

Abone Ol

Kırgız halkı İslam dan uzak yaşasa da, dini semboller

varlığını koruyor.

Kominizim döneminin etkisiyle çok uzak kaldıkları dini

değerlere duydukları saygı göz ardı edilemez. Konuyu izah babında önceki

seferimizde iştirak ettiğimiz bir bayram namazından söz etmek istiyorum.

***

Kurban bayram namazını yüz binin üzerinde insanın

katılımıyla başkent Bişkek te Alato meydanında kıldık.

Alato meydanı, Kırgız Parlamento Binası ile

Cumhurbaşkanlığı Sarayının önündeki alanın adı. Bakanlıklar ve önemli kamu

kurumlarının kuşattığı alanın bir diğer köşesinde de Lenin heykeli var.

Bir süre öncesine kadar komünist yönetim idaresinde olan

bu alanda oluk oluk insan, seller gibi akarak bu alana bayram namazına

gelmişler.

Bu kadar çok kalabalık nasıl bir anda kargaşaya mahal

vermeden, sessiz sedasız, toplanıyor, hayrete verici.

Pek çok Müslüman ülkede yaygın olan bu uygulama; -tek

alanda toplu bayram namazı- ile yaşanan duyguları kelimelerle anlatmak mümkün

değil.

Kırgızistan ın toplam nüfusu beş, başkent Bişkek in ise

bir buçuk milyon. Bu hesaba göre yaşlı, kadın ve çocukları düşerseniz kalabalığın/cemaatin nasıl bir muazzam bir

manzara olduğu daha iyi anlaşılır.

***

Yaşlı insanlar Sovyet döneminden kalma olduklarından pek

dindarlıkla, camiyle ilgileri yok. Bunda biraz da yaşadıkları korku dolu

yılların izlerini hâlâ iliklerinde yaşıyor olmalarının etkisi var. Öyle olunca

da adeta tek yumruk olmuş yüz binlerce genci bir arada saf halinde görmek ayrı

bir heyecan veriyor.

Kırgızistan Baş müftüsü tarafından kıldırılan namaza,

ülkede yaşayan dindarlıkla az ya da çok ilgisi olan her erkek iştirak ediyor.

Araplarda olsa hanımlar da olurdu ya.

Namaza gelen cemaat ellerinde getirdikleri seccade veya

kâğıtları serip üzerine oturuyor, müftünün vaazını dinliyor. O kadar kalabalığa

rağmen gürültü, kargaşa hiç yok.

Tek telaş aracınızı bıraktıktan sonra, alana kadar geniş

caddelerden akın akın insanlarla beraber yürümek oluyor.

Tabi bayram duygusu da ancak böyle bir ortamda amacına

uygun şekilde yaşanıyor.

Bu kalabalık cemaat Harem-i Şerifte de var, ama miting

alanında cemaat çok farklı bir anlam taşıyor.

***

Yeri gelmişken bize anlatılan bir olay/hikâyeyi sizlerle

paylaşmak istiyorum. Ülkede toplam 10 bin civarında kamu personeli varmış.

Müftü ile önceki Cumhurbaşkanı arasında bir tartışma olmuş. Müftü bayram

namazlarına gelen cemaati kast ederek Benim arkamda 200 bin kişi var. Senin

arkanda kaç kişi var demiş.

Cumhurbaşkanı da Müftüyü ciddiye alır olmuş. Kamuoyu

oluşturması gereken işlerde önce Müftüyü ikna ederek işe başlıyormuş.

Bu anlatılan hikâye gerçekten yaşanmış bir olay mı, yoksa

yakıştırmamı bilmiyorum ama bir cemaatin etkisi bakımından önemli.

Belki yakıştırma olarak anlatılıyor ama örnek olsun diye

zikredelim. Şarabı Bismillah deyip içiyorlar(mış). Müslüman yemeği denince

akla yalnızca içinde domuz eti olmayan her türlü yemek geliyor. Gerisini siz

hesap edin.

Başka ülkelerde olduğu gibi burada yaşayan

vatandaşlarımız da -eğer buradan evli değillerse- günün birinde hatta ilk

fırsatta dönmeyi düşünüyorlar.

Halk sevdiği ama bilmediği- ve doğal olarak yaşamadığı

İslami değerlere saygılı. Komünizmin bir faturası olan bu vahim durumun bir

değişikliğe uğramadığı ve daha sonraki dönemde para kazanma hırsıyla bölgede

bulunan Müslümanların gündeminde olmayan bu acı tablo; hepimize büyük

sorumluluk yüklüyor.