Yüreğinin sesini dinle

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Milli Görüş’ün tek temsilcisi SAADET PARTİSİ, 4 Ekim 2015 tarihinde ANKARA ARENA’DA coşkulu, heyecanlı ve muhteşem bir aday tanıtım toplantısı yaptı. Bu toplantıda seçimlerde kullanacağı slogan ile seçim müziği tanıtıldı. SAADET, 1 Kasım seçimlerinde seçmene “YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLE, SAADET’İ DUYACAKSIN” diye seslenecek. YÜREK, kalp demektir. Peygamberimiz buyuruyor: “Dikkat edin, vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o iyi, doğru, düzgün olursa bütün vücut iyi, doğru, düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, KALPTİR.” (Buhari) Kalbe hayat veren madde kan, mana ise imandır. KALP, insanın maddi ve manevi varlığının olmazsa olmazıdır. YÜREK, gönüldür. YÜREK, korkusuzluk ve cesarettir. Misal: “SAADET PARTİSİ’NE oy vermek yürek ister.” YÜREK, acıma duygusudur. Misal: “SAADETE OY vermeyeceğim demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir.” “YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLE, SAADET’İ DUYACAKSIN” sloganı her bir seçmene ve 78 milyon memleket evladına anlamlı bir çağrıdır. Bu çağrıya kulak veren herkes, deli yürek gençler, orta yaşlılar, olgun erkek ve kadınlar, ihtiyarlar, bu kötü gidişattan kaygı duyanlar, Adil Bir Düzen isteyenler, helali haramı bilenler YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLEYECEK ve SAADET’İ DUYACAKTIR.

İZLENİMLER

Bu muazzam toplantının en dinamik mensupları gençler; sabahın erken vaktinde ellerinde SAADET bayrakları, Eskişehir, Konya ve Samsun yolunda, gelen partilileri selamladılar. Yollarda partilileri karşılayan Milli Görüş davasının MOTOR GÜCÜ Partili ve AGD’li gençler, ellerindeki bayraklarla salonda mehter marşı eşliğinde tur attılar. On binlerce Milli Görüşçünün hınca hınç doldurduğu ANKARA’NIN  ARENA’SI,  1 Kasım genel seçim müsabakasının MİLLİ TAKIMI SAADET’İN zaferinin müjdecisiydi adeta. Saadet Genel Başkanı Kamalak, yaptığı konuşmayla mazlumları ayağa kaldırıyordu. Cihana sesleniyordu: SAADET PARTİSİZ olmuyor, olmuyor, olmuyor... Olmuyordu gerçekten.

Prof. Dr. Mustafa Kamalak milletimize bu gerçeği şöyle anlatıyordu: “Hepinizin bildiği gibi, 7 Haziran seçimlerinden bu yana milletçe bir tiyatro izledik. Başrolünde AKP’nin oynadığı, figüranlıklarını ise diğer partilerin üstlendiği bu tiyatronun maliyeti maalesef ülkemiz için çok ağır oldu. “Akan kanı nasıl önleriz, ülkede huzuru, barış ve kardeşliği nasıl sağlarız ” diye kafa yorması gerekenler, tam tersine, OYLARIMIZI NASIL ARTTIRIRIZ telaşına düştü. Ülke kaynakları siyasi ihtiraslar uğruna heba edilirken, binlerce insanımız işsiz kalırken, on binlerce esnafımız kepenk kapatırken, çalışan tek şey milletvekillerinin maaşları oldu. 7 Haziran’da denedik, gördük. SAADET olmadan olmuyor, olmuyor, olmuyor. Yanyana dursalar, üst üste konsalar bunlar, bu işi beceremezler.”

Kadın Kollarımızın genç üyelerinin, konuşmasına başlamadan önce Kamalak’a takdim ettikleri hediye anlamlıydı. Neydi bu hediye Bu hediye üzerinde BESMELE ve FATİHA yazılı bir tabloydu. Saadet Partisi 1 Kasım seçimlerine BESMELE çekerek FATİHA okuyarak başlıyordu. Manisa adayımız, GİK üyemiz Cemil Bağcı ile Anadolu Gençlik Derneği’nin genç yöneticisi Abdullah Şahin’in ve vefat eden bütün dava kardeşlerimizin, şehitlerimizin, ERBAKAN hocamızın ruhu için Fatiha’lar okundu salonda. Saadet Partisi, BESMELE ve FATİHA’nın telkin ettiği MÜSTAKİM YOLUN yolcusu olduğunun duruşunu gösterdi dünyaya.  ANKARA’nın ARENASI, YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE, YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE VE YENİ BİR DÜNYA’YI kurma mücadelesini 45 yıldır, bütün zor koşullara rağmen sürdüren kahramanların bereketiyle dolup taştı. Saadet ordusunun kahramanları, Genel Başkan Mustafa Kamalak ve YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün salona girmesiyle coştukça coştular, davanın önderleriyle kucaklaşıp bütünleştiler. Saadet Partisinin bütün kadroları; Yüksek İstişare Kurulu üyeleri, GİK üyeleri, Genel Başkan Yardımcıları, AGD ve ÖĞ-DER ve bütün MİLKO mensupları, 550 aday, Kadın ve Genlik Kolları yönetim kadroları, İl ve İlçe Yönetimleri tam kadro salonda idiler. Erbakan Hocamızın yol arkadaşları Oğuzhan Asiltürk başta olmak üzere Ahmet Tekdal, Şevket Kazan, Temel Karamollaoğlu, Yasin Hatiboğlu, Hocamızın Rumeli Beylerbeyi olarak nitelediği Halil İbrahim Çamlıdere salondaydılar.

OĞUZHAN ASİLTÜRK’E TAKDİM EDİLEN HEDİYE

Ümmet olmak, bir emir etrafında toplanmaktır. İslam’ca yaşamanın temel kuralıdır ümmet olmak ve emir sahibine itaat etmek. YİK başkanımız Oğuzhan Asiltürk, Milli Görüş camiasının etrafında bütünleştiği, kenetlendiği, BÜNYANÜNMERSUS olduğu DAVA büyüğümüz, ağabeyimiz ve emir sahibimizdir. Oğuzhan Asiltürk, konuşmasına başlamadan önce Gençlik Kolu ve AGD’yi temsilen bir grup gencin kendisine hediye olarak takdim ettiği tablo onun üslendiği bu önemli görev bakımından anlamlı olmuştur. Hediye edilen tabloda yazılı olan ayet Mücadele suresinin 11. ayetinin bir kısmıdır. Ayetin mealini birlikte okuyalım: MÜCADELE 11: “Ey iman edenler! Size “Meclislerde yer açın” denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “Kalkın” denilince de kalkın ki, ALLAH SİZDEN İNANANLARI VE KENDİLERİNE İLİM VERİLENLERİ DERECELERLE YÜKSELTSİN. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Tabloda yazılı olan kısmın meali büyük harflerle yazılmıştır. Bir ümmetin şeref ve izzeti ilim ve emir sahiplerine hürmeti ve itaati kadardır. Bu salondaki manevi hava, coşku ve ihtişam, bu hürmet ve itaatin eseridir.

SAADET DÜNYASINI KURMAK  BİZİM GÖREVİMİZ

YİK Başkanımız Oğuzhan Asiltürk,  yaptığı konuşmasında Milli Görüş kadrolarına ve milletin bütün evlatlarına sorumluluklarını bir kez daha, yeniden hatırlatmıştır: “Milli Görüş, herhangi bir zihniyet, herhangi bir hareket değildir. Öyleyse, Milli Görüş nedir Milli Görüş; insanlığın aşırı derecede bunaldığı, zulümler içerisinde yaşadığı bir dönemde, bu zulüm dünyasından kurtularak yeniden saadet dünyasına geçiş hareketidir. Onun için çok mühimdir, kıymetlidir. Milli Görüş, ‘Yeni Bir Dünya’nın kurulması hareketidir. Tarih boyunca hep istilalara uğradıktan sonra ecdadımız yeniden saadet dünyasını kurdu. Bugün de bu kritik noktada yeniden saadet dünyasını kurmak, onların ahfadı olan, Milli Görüşçülere düşmektedir…” “YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLE, SAADET’İ DUYACAKSIN” vesselam.