Yüreği Yaralı Kadim Dostum

Abone Ol

Biliyorsun 7 Haziran milletvekili seçimlerine sayılı

günler kaldı. Aramızdaki hukuka güvenerek bazı hatırlatmalar yapmak istedim.

Geçen gün fotoğrafları karıştırırken imkânsızlıklar

içinde mücadele ettiğimiz o eski günlerimizi hatırladım. Bir gecede, koltuk

altında, üç köye video taşıyıp insanlara seyrettirdiğimiz o günleri Köylere

çıkarma yaptığımız zamanları...

Ne samimiyet vardı aramızda, herkes ne fedakârlık

yapardı.

İş çıkışı doğru partiye gider, peynir ekmek alır,

gazetenin üstüne serip birlikte yerdik. Ne lezzetli gelirdi.

Soğuk gecelerde afişe çıkardık. Üşümeyelim diye

ellerimizi ovalayarak ısınmaya çalışırdık.

Akşamları ev toplantılarını bitirir, gece yarısından

sonra da koca kazanlarda nişasta kaynatır, tutkal yapardık. Beyaz badanaya

benzeyen yapıştırıcıları kovalara doldurup yola çıkardık.

Bir elimizde fırça-kova, diğerinde kâğıt afişler sokak

sokak gezer, duvarlara yapıştırır, sonra da yırtmasınlar diye sabaha kadar

başında nöbet tutardık.

***

Aramızda kimse menfaat, çıkar düşünmezdi. İşe adam

alınacak olsa hiç birimiz kendi ailesinden birinin adını ağzına almaz, hep

başkalarını önerirdi.

Seçimlerde sonuç ne olacak diye merak etmezdik. Hep

derdik ya, biz görevimizi yapalım, sonuçtan sorumlu değiliz diye.

O zamanlar, İsmet Özel in bize yüzde 7 derler sözü ne

kadar da duygularımıza tercüman olmuştu.

O günlerde hep hayal kurardık. Acaba bir gün iktidara

gelir miyiz Nereden bilebilirdik ki gün gelip iktidarın bizi birbirimizden

ayıracağını.

Aramızdan çok ateşli görünenlerin bir gün yoldan

çıkacağını Makam görünce değerlerden taviz vereceklerini...

***

Gidişini sana hiç yakıştırmadım. Üyelik belgeni bile

yırtmadım hala saklıyorum, bir gün dönersin diye.

Eminim, sen de hep o umudu taşıdın. Orası baba ocağım

dedin. Hep o günleri özlediğini söylüyordun ya! Haydi, gün bugün!

Biliyorum iyi niyetlerle gittin, ancak beklediğini de

bulamadın. Biz hâlâ o ilk günkü heyecanı yaşıyoruz. Belki dönmeye ilk zamanlar

yüzün olmadı. Ama şimdi fırsat var.

Hep diyordun ya gönlüm sizinle diye Haydi, bugün sadakat

göster, gönlüne kulak ver, vicdanının sesini dinle. Sen gelemezsen bile oyunu

ver, dostları yönlendir.

Zaten içi başka dışı başka olanları, dinimiz hoş

karşılamaz. Zira bilirsin ki, şahsiyetli insanların gönlü ile gövdesi bir olur.

Hep diyordun ya, CHP ile MHP nasıl dayanışma içindeyse,

Saadet de AK Partiyle dayanışsa diye Doğrusun, AK Parti ile Saadet de hayır

işlerinde dayanışma içinde olmalı. Ancak bu, Meclis te var olan Saadetle mümkün

olur.

***

AK Parti döneminde iyi şeyler de yapıldı. Ama

eksiklikleri de görmezden gelemeyiz.

Derslik yapıldı. Ne var ki, eğitim müfredatı değişmedi.

Çünkü bir kültür politikası yoktu!

Yol yapıldı. Ne var ki, işsizlik çözülemedi. İşsiz adamın

evinin yolunu altın kaplama yapsan ne çıkar ki!

AB bir medeniyet projesi olarak görülüp, her türlü taviz

verildi.

Ekonomide, GSMH büyümesine rağmen; dev tesisler, can

damarımız olan iletişim sektörü, bankalar, sigorta şirketleri, borsa ve

topraklarımız yabancılara satıldı.

IMF ye 25 milyar dolar olan borcumuz bitti, ama başka

bankalara borçlanıldı. 220 milyar dolar olan toplam borç, 650 milyar dolara

çıktı.

Çözüm faizsiz ekonomi, havuz, denk bütçeydi yapılmadı.

Paralel denen olgu 17 Aralık yolsuzluk operasyonuyla

ortaya çıktı. Ya olmasaydı

Yolsuzluk kasetlerinin içeriğini bilmiyoruz. Ama zan

altındaki kişiler, kamuoyunu ikna edici cevaplar ver(e)mediler.

***

Başta Bangladeş, Arakan, Libya, Yemen, Irak, Suriye olmak

üzere İslam âleminin alev alev yandığını görüyorsun, pek çok ülkede binlerce kardeşimiz

ölüyor.

Irak ta milyonlarca kardeşimiz ülkemizden kalkan

uçaklarla bombalandı. Suriye de halkı ve Beşşar Esed i tahrikimiz sonucu bu

kadar kan döküldü, dökülüyor. Hâlâ de savaşın kaç yıl süreceğini kimse

kestiremiyor.

Buna hamasetle sadece bağırıp çağıran değil; dur diyecek

yürekli bir sese ihtiyaç var. Sadece seçim malzemesi olarak kullanılıyor.

Hâlbuki iş başındaki devlet adamlarının görevi bunları çözmekti.

Bütün bu olayların çözümü, İslam Birliğiydi. Hiç gündeme

bile gelmedi.

Bütün bu mücadelelerimiz birilerinin makam mevki sahibi

olması, kiminin ihale ve müdürlük kapması için miydi

***

Oylar boşa gider diyordun. Artık Milli İttifak kuruldu,

baraj problemi kalmadı. Kıl payı baraja takılması en çok seni üzer. AK Parti de

3 dönemi dolduran Milli Görüş kökenliler tasfiye oldu, yerleri doldurulmadı.

Zaten yapabileceği her şeyi 13 yıl gibi koca zamanda yaptı.

Saadet siyasette mutlaka olmalı diyordun ya, destek ver

var olsun! Siyaset temsil mekanizmasıdır ve kişilik aynasıdır. Bakınca kendini

göreceğin ve şahsiyetini en iyi temsil etiğini düşündüğün yerde olmalısın.

Gönlünle gövden bir olsun, artık sen de gel.