Gündem

Yükseköğretimde kalite "konferansı"

Yükseköğretimde kalite "konferansı"

Abone Ol

Özcan, üniversitelerde Türk dili ve edebiyatı enstitü veya bölümünün açılabilmesi için güçlü birer Türkçe, Farsça ve Arapça  bölümlerinin olması gerektiğini söyledi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerde Türk dili ve edebiyatı enstitü veya bölümünün açılabilmesi için güçlü birer Türkçe, Farsça ve Arapça dil edebiyat bölümlerinin olması gerektiğini belirterek, ‘‘Çünkü Kürt diline bakarsanız, tespitlere göre, yüzde 60-70 Farsça‘dan ödünç aldığını, yine yüzde 20-25 arasında Arapça‘dan ödünç aldığını ifade ediyorlar. Türkçe‘den de kelimeler olduğunu biliyoruz‘‘ dedi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ayazağa kampüsünde ‘‘Yükseköğretimde Kurumsal Yönetimle İlgili OECD Programı‘‘ tarafından düzenlenen ‘‘Yükseköğretimde Kalite‘‘ konferansının açılışında konuştu. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özcan, ‘‘üniversitelerde Kürdoloji araştırma merkezlerinin kurulmasıyla ilgili son gelişmeler hakkındaki‘‘ bir soru üzerine, 5-6 ay önce İstanbul Üniversitesinden bu yönde bir talep geldiğini, kendilerinin de onay verdiğini, ardından Mardin Artuklu Üniversitesinde Kürdoloji bölümü açılması talebi geldiğini anlattı.

YÖK‘te meseleyi tartıştıktan sonra, tek tek dillerdense bütün Anadolu‘da konuşulan dilleri içine alan ‘‘Türkiye‘de Yaşayan Diller Enstitüsü‘‘ gibi bir şemsiye oluşturmayı kararlaştırdıklarını belirten Özcan, Mardin Artuklu Üniversitesinin de bu iş için biçilmiş kaftan olduğunu söyledi.   Türkiye‘deki yükseköğretimin kalitesiyle ilgili bir soru üzerine Özcan, bu konunun YÖK‘te çok ciddi şekillerde ele alındığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile de mesleki yeterlilik konusunda çalışıldığını anlattı. Özcan,  ‘‘YÖK‘te akreditasyon ile ilgili çalışmalar oluyor. Ülkemiz için ulusal bir akreditasyon kurulu kurmak istiyoruz. YÖK‘ten tamamıyla bağımsız bir şey olmasını istiyoruz. Nasıl yapılacağı üzerine bugünlerde çalışıyoruz‘‘ dedi.Bu konuyla ilgili son toplantılarını yapacaklarını ve Türkiye‘ye ulusal bir akreditasyon kurulu kazandırmış olacaklarını bildiren Özcan, ‘‘Mühendislik Değerlendirme Kurulu, Fen Edebiyat Değerlendirme Kurulu gibi küçük akreditasyon kurumlarına, bu kurumun bir şemsiye olacağını‘‘ kaydetti.