Soğuk savaş döneminde iki kutuplu bir dünya gerçeği vardı karşımızda. Bir yanda o zamanki adıyla SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği), bir yanda Amerika Ekonomik, sosyal, kültürel ve etnik doku olarak fokur fokur kaynayan Sovyet lerin bir anda yıkılması, yıllarca "güç" olarak önümüze konulan gerçeklerin foyasının dökülmesiyle, dünya Amerika nın eline kaldı.
Bu süreci Amerika, menfaat imparatorluğu kurma adına çok iyi değerlendirdi. Dünya jandarmalığına oynadı. Dünyanın her tarafında önce karışıklık çıkardı, sonra oraya müdahale ederek kendi kuklalarını yerleştirdi.
Yanıbaşımızdaki Irak topraklarındaki işgal harekatının öncesinde bile, uzun süre Saddam eliyle istikrarsızlaştırma süreci ve orta oyunu oynanmıştı. Doğu bloku ve demir perde ülkelerinin temsilcisi Rusya, bu süreçte kapitalizmin acı sosuyla tanıştı. Yeni dünya düzenine ayak uydurmaya çalıştı. Ve gün geldi, bambaşka bir perspektife doğru yelken açıldı. Neydi bu perspektif Gerek Rusya da, gerek Türki Cumhuriyetler de, gerek Ortadoğu da, gerekse Uzakdoğu nun üretim üssü Çin de müthiş bir sermaye birikimi oluştu.
Yani, Napolyon un deyimiyle, para, para, para
Bu sermaye birikiminin temelinde dünya ekonomisinin olmazsa olmazı, enerji gerçeği yatıyor.
Doğalgaz, petrol Ne demişti bir zamanlar Churchil, "Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir" Bugün, yanıbaşımızdaki topraklardaki işgal harekatına da, birkaç gün önce Rusya nın Gürcistan a yaptığı gözdağı operasyonuna da bu gözle bakmamız gerek aslında. Bu bir enerji savaşıdır Ve bu savaşın bizi getirdiği nokta ise, çok daha önemlidir: Dünya, yeniden birkaç kutba bölünmüştür.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş la önceki gün yaptığımız röportaj, açıkça bu gerçeğe işaret ediyordu. Yalçıntaş, Ortadoğu da, Rusya da ve Çin de ortaya çıkan sermaye birikiminin, yepyeni bir dünya düzeninin işaretlerini ortaya koyduğunu belirtiyor ve diyor ki, "Yeni döneme göre hareket etmeliyiz ve dünya sahnesinde ciddi bir aktör olmalıyız"
Bugün tüm dünyada Amerika nın hesapsız Mortgage kredilerinin faturası olan bir likitide sorunu yaşanıyor. Bu sorun Amerika ekonomisini aşırı derecede yavaşlattı. Bir çok finans kurumu iflas bayrağını çekti. Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomilerinde de müthiş sorunlar var. Türkiye nin böylesi bir dönemde yön tayinini iyi yapması gerek!
Piyasalar kötü Piyasalar alev alev yanıyor İlgili bakanlar, "Yok öyle şey, her şey güllük gülistanlık edebiyatı" yapsalar da, ekonominin içindeki aktörler bunun böyle olmadığını biliyorlar. Türkiye, yeni dönemde ne yapacak Birilerinin kendisine biçtiği figüran rolünü oynamaya mı devam edecek Yoksa, kendi gelecek inşasını kendisi yapabilecek bir aktör olmayı mı seçecek
Olmak ya da olmamak! Bütün mesele bu!