Yola devam

Abone Ol

Yola giden yol alır ve hedefine varır. Birileri yol kenarında yürüyenleri  engellemek için bağırıp çağırırsa yürüyen yine yol alır, bağıranlar yerinde kalır.

"İşeyen demir ışılar" demiş atalarımız. İş yapanlar başarı sağlarlar, iş yapma özelliği olmayanlar bin bir türlü mazeret üreterek, mazeretlerine bilimsel dayanaklar arayarak ömürlerini çürütürler ancak kendilerine zarar verirler ve işleyenin işine de yararlar.

Acıkınca ekmek arayan, çeyrek ekmek de olsa karnını doyurup yola koyulan insan, ekmek üzerine on tane yemek kitabı okuyandan daha canlı olduğu gibi "Kapitalistler kahrolsun" diyerek kapitalistlere hizmet edenden daha önemli iş yapmış olur.

Altı aydır bütün gazetelerin haberleri ve köşe yazıları Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine idi.

Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine okuduğunuz yazıların toplamı birkaç tane tefsir kitabından fazla tutar.

Bir veya birkaç tefsiri okumuş olsaydınız Kur an ve hayat hakkında bilginiz herkesten farklı ve doğru olacaktı.

Cumhurbaşkanlığı hakkında yazılanları okudunuz ve hiç birinin dediği çıkmadı sizin de okuduklarınız boşa çıkmış oldu.

Cemaleddin Kaplan a bağlı bir insanımız anlatmıştı: "Yahu hocam, bu emirimizin dergisinde yazdığı rejim aleyhtarı yazıları hep ezberlerdim. Eğer Emirimiz bize "Ömer Nasuhi Bilmen hocanın Büyük İslam İlmihalini ezberleyin" deseydi şimdi ben çok iyi bir hoca olup çıkacaktım" demişti.

Dinini imanını, vatanını, Müslüman milletini seven insanlarımız, Üniversitelerde eğdiler başlarını, okumaya ve hedefe kilitlenmeye başladılar, durmadan yollarına devam ettiler.

Dinin dışında yollar arayanlar, batının değerleri veya Komünizmin değerleri yolunda yaygaraya başladılar.

Meydanları gümbür gümbür inilettiler. Yolları aşındırdıar, kapitalist müteahhitlere iş çıkardılar, sonunda kapitalistlere danışman olup dolarlarını sayıverme, güzellerini soyıuverme işine girdiler.

Köşe dönenlere, hortum takanlara kanuni kılıflar bulmakla ömür geçirdiler.

Dinini imanını, vatanını, Müslüman milletini seven insanlarımız, herkesin din özgürlüğü, can ve mal güvenliği, eğitim özgürlüğü, kimsenin hakkına tecavüz etmeden görüş ve düşüncesini açıklama özgürlüğü, gelecek nesillerin önündeki engelleri kaldırma, can ve tenlerinin güvende olduğu gibi akıllarının da korunması için gereken her türlü tedbiri alma yolunda üzerine düşen görevleri hukuka  uygun olarak yapmaya devam etmelidirler.

Meydanlara çıkmayan, üniversite kütüphanelerinde kitaplarına gömülen, mastır, doktora tezleriyle meşgul olan öğrenciler, öğrencilere burs veren, kurs ayarlayan, vakıf kuran, dernek kurup kurslar açan ve öğrenci yetiştiren, mahalledeki fakirlerin elinden tutan insanlarımız, su gibi sessizce aktılar ve bu günlere geldiler.

Atalarımız: "Su gibi aziz ol" demişler.

Her şey sıkıştırılabildiği halde su sıkıştırılamaz. Su yumuşacık olduğu halde mermerleri deler, dağları yol eder, dağların üstünden aşar, denizine yine kavuşur. Ağacı çiçek, demiri çelik yapar.

Müslüman insan da kendini sıkıştıranların sıkıştırmasına aldırmadan yoluna devam eder. Müslüman a karşı koyun gibi yumuşak huylu olur, düşmana karşı aslan kesilir.

Yağmur damlaları sele dönüşür, seller de göle dönüşür. Atalarımız da "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Müslümanlar da "Benim olmadığım yer eksiktir" der, azlığına bakmaz ve milyarlarca Müslüman nüfusun tek tek Müslümanlardan meydana geldiğini bilir ve Müslümanlar denizine katılarak suları coştururken kendisinin kaybolmayacağını bilir.

Su, çeşmede, fıskıyede, havuzda, sarnıçta, depoda, kuyuda, tankerde, şişede, fıçıda şekilden şekle girer ama su özelliğini kaybetmediği gibi, Müslüman da bulunduğu yer ne olursa olsun özelliğini kaybetmez.

Su, ulaştığı yerleri önce temizleyip sonra yeşerttiği gibi, Müslüman da birlikte olduğu insanı önce şirkten, yalandan, haramdan, fuhuştan, hortumdan temizler sonra o temizlenen yeri İman, İslâm, helal, izzet, iffet, namus, şeref, haysiyet gibi özelliklerle bezer.

Duran su kokar ve pislik çoğaltır. Akarsu pislik tutmadığı gibi temizleyicilik özelliğini de tazeler durur.

Rabbimiz buyurur: "Rabbinizden olan mağfirete ve Cennete doğru yarış ediniz." (Hadid 21, âl-i Imran 133)

İki dünyanızın cennet olması temennisi ile yola devam.