Gündem

"Yoksulun hakkını yedirmeyeceğiz!"

"Yoksulun hakkını yedirmeyeceğiz!"

Abone Ol

Saadet Partisi İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı İstanbul‘da Milsan Tesisleri‘nde gerçekleştirildi. Bütün il başkanlarının ve il müfettişlerinin eksiksiz katıldığı toplantıda, Saadet Partisi‘nin teşkilat içi sorunları konuşuldu. Toplantıda konuşan Saadet Lideri Prof. Numan Kurtulmuş, "Adaletsiz gelir dağılımına bağlı olarak,  ortaya çıkan iç talep eksikliğinden ötürü sanayi üretim endeksi düşmeye devam etmektedir" dedi.

Emek kaybederken, rant kazanıyor

Bunun da istihdamdaki gerilemenin ve insanlarımızın işlerini kaybetmeye devam ettiklerinin göstergesi olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Son altı ayda enflasyondaki düşüş ve işsizlikteki artışa bağlı olarak reel ücretler yüzde 6 gerilerken, borsa‘nın reel getirisi yüzde 44 olmuştur, yani emek yüzde 6 oranında değer kaybederken, rant yüzde 44 kazanç sağlamıştır. Bir yandan, insanlar yoksullaşırken, işsiz ve aç kalırken, evine götürecek ekmekten mahrum kalırken, borsa üzerinden uluslar arası sermayeye dünyanın en yüksek kazancı sağlanmakta, bu sayede Türkiye‘ye akan sıcak para borsanın yükselmesine, dövizin düşmesine neden olmakta hükümet ise bu durumu bize bahar havası diye pazarlamaya kalkmaktadır. Evet bir bahar havası vardır ama yerli ve yabancı rantiye için oluşturulmuş bir bahardır" ifadelerini kullandı.

Yoksulun hakkını rantiyeciye yedirmeyeceğiz

Kamu Net Borç Stoku‘nun son 6 ayda net 32 katrilyon arttığını belirten Kurtulmuş, "Nereye gitti bu para? Hükümet milletin cebinden, sırtından, geleceğinden vergi, borç olarak tahsil ettiği bu kaynağı, bir avuç sermaye sahibinin cebine vergi iadesi, transfer ve teşvik olarak aktarmıştır. Bu serbest piyasa ekonomisi bile değildir. Bu yapılan "Sermaye lehine Devletçi Kapitalizm"dir. Bunun neresi Adalet, neresi Kalkınma? İşsizlik fonunun 3 katrilyonluk kısmının GAP‘a aktaracağız diye Hazine hesaplarına aldılar. Şimdi soruyoruz; Hukuken bunu yapmaya hakkınız var mı? GAP‘a kaynak aktarılmasını destekliyor ve teşvik ediyoruz. Ama GAP‘ın kaynağını işsizden, yoksuldan değil sermayeden, faizden çıkar. Mali adalet ilkesi bunu gerektirir. Bu ara gerçekten GAP‘a mı gidecek yoksa bütçe açığını finansmanında mı kullanılacak belli değildir. Saadet Partisi olarak bunun takipçisiyiz, yoksulun, işçinin hakkını bir avuç rantiyeciye yedirmeyeceğiz" dedi.

Modern Kölelik Yasası

Krizin en fazla emekçileri etkilediğini kaydeden Kurtulmuş,  "Yıllardır işgücü piyasalarını esnekleştirmek isteyenler için kriz bir fırsat olmuştur. İşgücü piyasalarının esnekleştirilmesi, "refah devleti" kapsamında emekçilerin elde ettikleri tüm sosyal hakların iade edilmesi demektir. Bunun temel nedeni ise sermayenin kar marjını artırma amaçlı politikalardır. Bu süreçteki en önemli dönüm noktası 2003 tarihli 4856 Sayılı İş Kanunu‘dur. Bu Kanun her şeyden önce 50 kişinin altındaki işçilerin çalıştığı yerleri kapsam dışı tutarak neredeyse tüm KOBİ çalışanlarını kapsam dışı tutmuştur. Sonuçta ülke istihdamının en fazla yüzde 10‘luk kesiminde uygulama imkânı olan mevcut iş kanunu Cumhuriyet tarihinin en faşist iş kanunu olarak değerlendirilecek kadar işçi hak ve hukukuna bigânedir. İşgücü piyasasının esnekleştirilmesinde İş Kanunu ile başlayan süreç bu gün kriz ortamında da devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

AKP kimin sesi?

"Modern Kölelik olarak nitelendirebileceğimiz kamuda taşeron çalıştırma uygulaması anayasa ve idare hukukuna aykırı bir şekilde 26 Şubat süreci ile başladı ve bu gün kamuda 175 bin taşeron işçi çalıştırılmaktadır" diyen Kurtulmuş, "Asgari ücretin altında, müteahhit firmaların malı gibi kiralanan bu insanlar asgari ücretin altında bir ücretle kamu hizmeti vermektedirler. Önce temizlik gibi işlerde çalıştırılan bu insanlar şimdi kamunun "asli ve sürekli" işlerinde çalışılmaktadır. Müteahhit firmalar, kamudan aldıkları hak edişlerden kendi kârını aldıktan sonra geri kalan kısmını işçiye ödemektedirler. Yani müteahhitler, insan pazarlamakta ve modern köle tüccarı olarak bu işi örgütlemektedirler. İnsan emeğinin sırtından Pazar kazanılmaktadır.  Hani yoksulun, işsizin, ezilenin, sessizlerin sesi olacaklardı, bu yasa ile AKP "aslında kimlerin sesi" olduğunu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymuştur.  Sermayenin, rantiyenin, zenginin, ezenin, patronun, emek simsarının partisi, hükümeti olduğunu apaçık göstermiştir" şeklinde konuştu.

İnsan için emeğinden daha değerli bir şey yoktur

Kurtulmuş, hükümetin rantiyeden yana tavrıyla adaletsizliği derinleştirdiğini kaydederek şöyle konuştu: "Birileri "özel istihdam bürosu" açacak ve orada toplanan insanımız, hiçbir güvence olmaksızın günü birlik olarak emeklerini kiralayacaklardır. Özel istihdam bürolarını işletenler bu sayede komisyon alacak. Yani zaten var olan amale pazarları kurumsallaştırılmakta ve değnekçi olarak büro sahiplerine ek gelir ve iş sahası açılmaktadır. Büro sahipleri, günü birlik emeği pazarlayanlardan komisyon alacaklardır. Emek simsarlığının işsizliği azaltacağı iddia edilmektedir. Burada olsa olsa sömürü artacaktır. Emek temel bir insanlık meselesidir. Emek insanın onurudur. Biz "insan için emeğinden daha değerli bir şey yoktur" ayetine gönülden inanmışızdır. Kamu, yaşamak için emeğinden gayri satacak hiçbir şeyi olmayanları koruyup kollamak zorundadır. Bu apaçık bir adaletsizlik, zulümdür ve adalet olmadan hiçbir yapı var olamaz, payidar kalamaz."