Türkiye ekonomisinin halka yansımayan büyümeye rağmen DİE tarafından yayınlanan rakamların da ülkede yoksulluğun artmakta olduğunu ortaya koydu.
Doğu, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu‘nca (DOGÜNSİFED) hazırlanan "Yoksulluk Raporu"nda, Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyümeye rağmen Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından yayınlanan rakamların ülkede yoksulluğun artmakta olduğunu saptadığına dikkat çekildi. Raporda, yoksullukla mücadelede hibe şeklinde geleneksel yardım anlayışından ziyade, insanları üretim sürecine katan, onları iş ve meslek sahibi kılmayı amaçlayan yeni ve çağdaş modellerin uygulamaya konulması gerektiği belirtildi. DOGÜNSİFED tarafından yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla "Yoksulluk Raporu" hazırlandı. Raporda, dünyada son 20 yılda yoksulluğun azaltılması konusunda sağlanan önemli başarılara rağmen 1.2 milyar insanın günde 1 dolar, 2.8 milyar insanın ise 2 doların altında gelirle yaşadığı bildirildi.
Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyümeye rağmen DİE tarafından yayınlanan rakamların ülkede yoksulluğun artmakta olduğuna işaret edildiği, bu yıl Türk-İş tarafından yapılan araştırmada da yoksulluk sınırının 4 kişilik bir aile için 1603 YTL olarak belirlendiği kaydedilen raporda, yoksullukla mücadelede hibe şeklinde geleneksel yardım anlayışından ziyade, insanları üretim sürecine katan, onları iş ve meslek sahibi kılmayı amaçlayan yeni ve çağdaş modellerin uygulamaya konulması gerektiği belirtildi.
Son 25 yılda sadece gelir dağılımının ciddi boyutlarda bozulmadığı, aynı zamanda bölgesel gelir farklılıklarının artığı, Devlet Planlama Teşkilatı‘nın (DPT) verilerine göre en yüksek yoksulluk oranının Doğu bölgesi olduğu aktarılan raporda, bölgelerarası eşitsizliğin giderilmemesinin yoksulluğun bazı bölgelere çok olumsuz yansımalara neden olduğu savunuldu.
Yoksulluğun yetişkinlerin birebir muhatap olduğu bir problem olmasına rağmen etkilerinin en çok çocuklar üzerinde görüldüğü, gelişmekte olan ülkelerde doğan her 10 çocuktan 4‘ünün aşırı yoksulluk içinde dünyaya geldiği dile getirilen raporda, yoksulluğun milyonlarca çocuğunun ölümüne, çocuklarının okula gidememesine ve çocuk işçi olarak yaşamlarını sürdürmelerine neden olduğu belirtildi. DPT verilerine göre, yoksullukla doğru orantılı olarak Doğu bölgelerinde 5 yaş altı çocuklarda beslenme yetersizliğinin yüzde 25‘e kadar çıktığı ve istihdam ile ilgili ciddi sorun yaşayan bölgenin bu nedenle yoksulluğun pençesinde kıvrandığı anlatılan raporda, özel sektörce yürütülmekle birlikte hükümetlerin teşebbüs ve ekonomik faaliyetler için ortam, altyapı, insan kaynakları, yeterli hukuk ve adalet sistemini oluşturarak mümkün kıldıkları kalkınmanın en başarılı kalkınma olacağı aktarıldı.
Raporda, sağlık ve eğitimden yararlanan yoksul insanların ekonomik fırsatlara katıldıkları ve fırsatları değerlendirdikleri takdirde katılımcı kalkınma modelinin oluşabileceği ifade edilerek, şunlara yer verildi:
"Eşit dağılan ekonomik kalkınmanın desteklenmesi, yoksulların piyasaya girişinin ve sosyal hizmetlerden faydalanması sağlanmalı. Güvenlik, kalkınmanın olmazsa olmazlarındandır. İster ekonomik kriz, ister hastalık, ister doğal felaket veya terör olsun, insanların karşılaştıkları riskler azaltılmalıdır. Toplumu kalkınma hamleleri ve planları içine dahil etmek, aktif görev ve sorumluluklar vermek başarıyı getirir. Ekonomik kalkınmanın tek başına yoksulluğu azaltmadığı açıktır. Gelişme sağlanması birden fazla sektörde eşzamanlı çalışmaya bağlıdır. Bu nedenle sadece bir alanda gelişme çözümden uzaktır. Yoksullukla mücadelede hibe şeklinde geleneksel yardım anlayışından ziyade, insanları üretim sürecine katan, onları iş ve meslek sahibi kılmayı amaçlayan yeni ve çağdaş modellerin uygulamaya konulması gerekiyor. Yoksullukla mücadelede bölgelerarası adaletsizlikle mücadelede vicdan sahibi herkesin katkısına ihtiyaç vardır. Bu ülkeden yaşayan her kesimden insanı vicdani sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.
Bölgesel kalkınma farklılıklarının giderilmesine ilişkin yapılabilecek her türlü girişimi destekliyor, yoksulluk oranlarının bu denli artığı bir ülkede sorunun giderilmesine ilişkin açılımların sağlanmasını ivedilikle talep ediyoruz." Yoksulluğun azaltılmasına katkı sunmak ve soruna çözüm önerileri geliştirmek amacıyla hazırlanan raporun, Başbakanlık ve ilgili bakanlıklara sunulacağı öğrenildi.