Yoksulluğun Küreselleştirilmesi-2

Abone Ol

Soğuk savaş döneminin bitmesi, küresel kapitalizm

ülkeleri esir etmesi sonucunda, herhangi bir ülkede yaşanan borsa çökmeleri,

diğer ülkeleri de etkilemektedir.  2008

yılında ABD de meydana gelen emlak krizi buna en bariz örneklerden biridir.

Küreselleşme, ekonomik, politik ve sosyal etkilerin birleşiminden doğan

karmaşık süreçlerden oluşmaktadır. Küreselleşmeyi sadece ekonomik alanda ele

alırsak hata etmiş oluruz. Türkiye ye baktığımızda küreselleşmenin bize

dayattığı kültürü, çok rahat kabul ettiğimizi görürüz. Bunun birçok sebepleri

olabilir. Ama en önemli etken milli ve manevi değerlerimizi de AB ye teslim

etmemizden kaynaklanmaktadır. AB uğruna maneviyatımızı kaybettik. Kim

olduğumuzu ve dünyaya neden geldiğimizi unutmuşçasına, kapitalizmin bize

verdiği imkânları elde etmek için çalışmaktayız. Aza kanaat getirmeyi, tasarruf

yapmayı terk ettiğimizde daha bir yoksul hale geldik.  950 TL asgari ücretle 1500 TL lik bir cep

telefonu alabiliyoruz. Kapitalizmin reklam oyunlarıyla bizi etkilemekte ve

kendilerine borçlandırarak köle yapmaktadırlar. Düne kadar asgari ücretlinin cebinde en az 1500 limitli 4 ya da 5 adet

kredi kartı bulunmaktaydı. Ölçüsüzde ve pervasızca harcama beraberinde taahhüdü

ihlal hapis cezasını getirdi. Çok aile perişan oldu.

Yoksulluk öyle bir hal almıştır ki; hane halkının veya

bireyin asgari yaşam düzeyini sürdürebilmesi için gerekli olan en temel

ihtiyaçlarını bile karşılayamaması durumuna gelerek mutlak yoksulluğa

dönüşmüştür. Dünya nüfusunun en zengin %20 lik dilimi ile en fakir %20 lik

dilimi arasında 86 kat fark vardır. Ülkemizde ise, en zengin %20 lik kesimle en

fakir %20 lik kesim arasında 3,9 kat fark vardır.

1.2 milyar insan dünyada günde 1 dolardan daha az bir

gelirle yaşamak zorundadır. Bunların %50 side çocuktur. Türkiye de nüfusun

%2 si 1 doların altında gelirle yaşamakta. Ülkemizde 12,6 milyon kişi yoksulluk

sınırı olan günde 1,9 doların altında yaşamaktadır.

Dünyada yaklaşık 1 milyar insan temel tüketim

gereksinimlerini karşılayamamaktadır.

Dünyanın en zengin 200 kişisinin mal varlığı tüm dünya

gelirinin %41 inden fazladır.

Avrupalı bir inek iki Afrikalı insana eşit yaşıyor.

Ülkemizde milli gelirin binde 5 i olan 1,3 milyar dolar

en fakir 10 milyon kişiye dağılsa bunların günlük geliri, Dünya Bankasının

belirlediği yoksulluk sınırı olan 2.15 doları geçebilecektir. Ancak ülkemizde

batan bankaların 45 milyar dolarını sineye çekebiliyoruz.

Sınırların kalkmasının, küreselleşmenin faydası yok

mudur En önemli faydası ABD gibi bir ülke bize eski teknolojiyi satmaya

kalkması durumunda, Japonya gibi teknoloji devi bunun karşılığında yeni

teknolojiyi ülkemize getirmesi, ABD acısından sıkıntı olacağından ister istemez

yeni teknolojiyi getirmek zorunda kalacaktır. Bizim için önemli olan gelişmiş

ülkelerin bize sunduğu teknoloji değil, ülke olarak kendi teknolojimizi ve

bilgiyi üretmektir. Bunu yapmadığınız sürece çokuluslu şirketlerin kölesi

durumunda olursunuz. Ülkemizde yoksulluğun yok edilmesi, hükümet meselesidir.

Hükümet yoksulluğu gerçekten bitirmek istiyor mu Victor Hugo nun dediği gibi;

Siz, yardım edilmiş yoksullar

istiyorsunuz. Biz ise, ortadan kaldırılmış yoksulluk ! O

yüzden anlaşamıyoruz.