Politik gerilimlerin gölgesinde yeni yıla girmeye hazırlanan Türkiye‘de vatandaşın birinci gündem maddesi zamlar ve hayat pahalılığı! Ancak yoksulların durumu, hükümetin de, Meclis‘te milletin vekilliğini yürüten sözde muhalefetin de gündeminde bulunmuyor.
Açılım, terör, güncel politik çekişmeler, sokak eylemleri, işçi eylemleri ve işsizlik gündemi ile 2010 yılına girmeye hazırlanan Türkiye‘de vatandaşların belini büken birinci gündem maddesi ise yoksulluk, zamlar ve artan hayat pahallılığı. 2009 yılının başından bu yana gıda, su, akaryakıt, doğalgaz, elektrik, ulaşım ve harç ücretlerine enflasyonun çok üzerinde zam yapılmıştı. Küresel ekonomik krizi bahane ederek dünyanın en pahalı akaryakıt ürünlerine mahkum edilen Türkiye, yeni yıla girmeye az bir süre kala sağlıkta katkı payının yüzde 70‘e çıkarılması, elektrik, doğalgaz ve ekmeğe yapılan zamların şokunu yaşıyor.
Sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve tüketici dernekleri, vatandaşın sırtına her gün yeni bir zammın yüklendiğini belirterek, elektrik, su, doğalgaz ve sağlığa yapılan zamların 7‘den 70‘e tüm vatandaşların refahını yakından ilgilendirdiğini ifade ediyor. Bütçe açık verdiğinde, seçim yapıldığında, doğal felaket olduğunda hükümetlerin bildiği ilk iş temel tüketim maddelerine veya vergilere zam yapmak. Tüketicilerin, çalışanın ve emeklilerin sırtına bindirilen bir ekonominin yürümesinin imkansız olduğuna dikkat çeken tüketici derneği temsilcileri, bu zamlarla insanımızın yaşam seviyesinin iyice düşürüldüğü ne işaret ediyor. Hükümetin İMF ile anlaşma yapmamasının olumlu olduğunu söyleyen ekonomistler, ancak ekonomiyi, üretimi artırarak yoluna koymak yerine zam üstüne zam yaparak düzeltmeye çalışmanın rasyonel olmadığını ifade ediyor.
2010 gelmeden zamlar geldi
Hükümet yeni yılda doğalgazdan, elektriğe, akaryakıttan ulaşıma, ekmekten vergilere kadar birçok alanda zam yağmuru yapacak. Vergi oranlarındaki artışa ve zamlara karşın memur, işçi ve emeklinin maaşlarında yapılacak artış oranları, bu zamların yükünü karşılamaktan çok uzak olacak. ÖTV gibi vergilerin artışlarının yanı sıra birçok alanda yapılacak zamlar, özellikle dar gelirlilerin ve yoksulların belini bükecek. Ekonomiyi yönetmekte güçlük çeken hükümet, 2010 yılında ekonomiyi yapılacak zamlarla yoluna koymaya çalışacağının ipuçlarını veriyor. Geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Gerekirse vergileri artırabiliriz" şeklinde açıklama yaparken, sadece akaryakıt ve sigaraya değil, doğalgaza da zam yapılmasının
gündemde olduğunu ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız açıkladı. BOTAŞ‘ın ocak ayı için yüzde 5, şubat ayı içinse en az yüzde 10 oranında zam talebinde bulunduğu belirtiliyor. Bu talepleri göz önüne alacak olan hükümetin ise doğalgaza yüzde 25-45 arasında zam yapacağını belirtiyor. 2009 yılında Doğalgaza tam 5 kez zam yapıldı. Bütçe gelirlerinin yüzde 90‘ını oluşturan vergi gelirleri ve zamlar 2010 bütçesinin de en büyük kalemlerini oluşturacak. 2010 bütçesinde vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 18.2 artış, ÖTV gelirlerinde ise 2010 yılında yüzde 31.6‘lık artış öngörülüyor. ÖTV‘nin yaklaşık yüzde 60‘ı akaryakıttan, yüzde 25‘i alkollü içki ve sigaradan, kalan yüzde 15‘i de otomobil ve beyaz eşyadan alınıyor.
2010 zam bütçesi
2010 yılı bütçesine göre; giderlerin 286.9 milyar, gelirlerin ise 236.7 milyar TL olması, böylece bütçenin 50.1 milyar TL açık vermesi bekleniyor. Devletin hedeflediği 193 milyar TL verginin ise hangi kalemlerden karşılanacağı merak ediliyor. 2010 yılında; Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirinde yüzde 31.6, İthalde Alınan KDV gelirinde yüzde 23.9, Dahilde Alınan KDV gelirinde ise yüzde 19.0 artış bekleniliyor. Geçen yılın verileri göz önüne alındığında hükümetin 2010 yılında akaryakıt ve doğalgazda ÖTV‘ye en az yüzde 30 civarında zam yapacağı ortaya çıkıyor.
Yapılan her zam, evinin kirasını veremeyen, maaşını doğru dürüst alamayan, ailesinin geçimini sağlayacak bir iş bulamayan, hastalandığında tedavisini bile yaptıramayacak hale gelen yoksul kesimler için en büyük handikap. Türkiye‘de günde 1 milyon insan yatağına aç giriyor. Yoksulluk ve asgari geçim indiriminin bile altında yaşayan bu bir milyon insanın ailesi ve çocukları da hesaplandığında ortaya korkunç rakamlar çıkıyor. Hükümetin de muhalefetin de gündemlerinde kendilerine yer bulamayan yoksullar ve fukaralar, zamların, yokluğun ve açlığın insafına terkedilmiş durumda. Hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk ve zamlarla milletin boynu iyice bükülürken bir de sağlık branşında katkı paylarının yüzde 70‘e çıkarılması vatandaşın belini iyice büküyor.
Bu zamlar ve vergi artışları, çalışan tüketiciler için bu günkünden daha da fazla yoksulaşacakları anlamına geliyor. Milyonlarca memur, emekli, dul ve yetimin yıllık sağlık harcamaları için ayrılan pay, savunmaya ve silah alımlarına ayrılan payın çok çok gerisinde kalıyor.
2010‘da memura yüzde 5
2010 Bütçe Kanun Tasarısı‘na göre hükümet memur maaşlarına yeni yılda yüzde 5 zam yapacak. 2010‘da memur maaşlarına, ocakta yüzde 2.5, Temmuz‘da da yüzde 2.5 olmak üzere toplam yüzde 5 zam yapılacak. Emekli personele ise 500 lira olarak ödenmekte olan tazminat tutarı 750 lira olacak.
Elektrik 7 yılda yüzde 90 zamlandı
Hükümetin, ekonomik durgunluğun da etkisiyle elektriğe olan talebin düşmesi ve maliyetlerde artış olmamasına karşın elektriğe zam yapması büyük tepki çekiyor. EPDK tarafından bugün belirlenen yeni elektrik fiyatları, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olacak.
İşte yeni zamlarımız
1 Ocak 2010 tarihinden itibaren konutlarda kullanılan elektriğin fiyatı 1,32, sanayide ise yüzde 1,23 artırıldı.
Doğalgaza Ocak‘tan geçerli olmak üzere yapılan yüzde 5 zammın, Şubat‘ta ve sonraki aylarda da periyodik olarak yapılması planlanıyor.
Sadece radyo ve televizyonlardan değil, cep telefonundan mp3 cihazına kadar bir çok üründen TRT bandrol ücreti alacak.
Türkiye, akaryakıttan alınan vergide yüzde 66 ile dünya şampiyonu. İtalya ve Fransa‘da 1 litre kurşunsuz benzin 1.5 dolara satılırken Türkiye‘de ise benzinin sadece vergisi bu seviyede. Peş peşe gelen benzin ve motorin zamları, vatandaşın kabusu oldu. Akaryakıtla beraber iğneden ipliğe her şeye zam yapılıyor.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu, ekmek fiyatı konusunda 2010 başında maliyet hesaplaması yapacağını açıklamıştı. 2010 başlarında en temel gıda maddemiz olan ekmek de zamlanacak.
Aynı şekilde hemen her ailenin en az bir çocuğunu gönderdiği dershane ücretlerine de 2010-2011 eğitim öğretim döneminde en az yüzde 10 ile yüzde 25 arasında zam yapılacağı kaydediliyor.
Gıda fiyatlarına da 2009 yılında derinden ama yüksek zamlar geldi. Alım gücü düşük insanların hayatını zorlaştıran yoksulluk derinleştiren gıda maddelerinin fiyatlarındaki artış 2009 yılında yaklaşık yüzde 10 oldu. Son bir yılda fiyatında hızlı artış görülen gıdaların başında yağ, et, şeker ve bakliyat geliyor.
Avukatlık ücret tarifesi zamlandı. Yeni tarifeye göre büroda avukata sözlü danışmanın bir saati 140 TL, takip eden her saat için 70 TL olarak belirlendi. Çağrı üzerine gidilen yerde sözlü danışma ise ilk bir saate kadar 275 TL takip eden her saat için de 140 TL oldu. Her türlü dilekçe yazılması, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi ücreti de 175 TL oldu.
Karayolları Genel Müdürlüğü‘nün özelleştirilmesi için tasarı hazırlayan hükümet, yasa tasarısı kanunlaştığı takdirde, köprü geçişlerine de yüzde 53.8 düzeyinde rekor zam yapılmasını öngörüyor. Yasa çıktığında kamyonet, pikap ve ambulans gibi araçlar da köprülerden 3.25 TL yerine 5 TL ödeyerek geçebilecek.
Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Ali Çetin:
Hükümet de muhalefet de milleti unuttu
Muhalefet ve hükümet siyasal gündeme odaklandı. Yoksulluk, zamlar, GDO‘lu gıdalar gündem dışı oldu. Ama hayat devam ediyor ve tüketicileri çok zor bir kış bekliyor. 2010 bütçe tasarısı ile yılbaşından itibaren tüm vergi ve kamu hizmeti bedelleri artacaktır. Büyükşehirlerde "kelle vergisi" devreye alınacaktır. 2010 bütçesinin esası KDV ve ÖTV gibi tüketim vergilerindeki artış üzerine şekillendirilmiştir. Bunun anlamı iğneden ipliğe her şeye zam demektir. KDV‘de yüzde 19, ÖTV‘de ise yüzde 31,6 oranında vergi geliri artışı kararlaştırılmıştır. Yol, köprü ücret gelirlerinin de gelecek yıl yüzde 23,7 oranında artırılması hesaplanıyor. 2010 bütçesinin anlamı su, elektrik, doğalgaz başta olmak üzere tüm mal ve hizmetlere ciddi oranlarda zam demektir. Meyve sebzeden, tekstile kadar tüm mal ve hizmetlere zam demektir. 2009 yılı başında yüzde 10 civarında artan değerli kâğıtlar, temmuz ayında yüzde 50 olarak ikinci kez artmıştı, 2010 yılı başında ise tekrar bir artış yapılacaktır.
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar
Vergiler belimizi bükecek
2010 yılı bütçesi giderler yönünden; yatırım vizyonu olmayan bir bütçe, faizlere yer açmak için faiz dışı harcamaların daratıldığı bir bütçe, eğitim ve sağlığın ihmal edildiği bir bütçe, personel giderlerinin kısılmaya çalışıldığı bir bütçedir. Gelirler yönünden; vur abalıya bütçesi, yani son derece adaletsiz olan dolaylı vergi ağırlıklı bir bütçedir. Vatandaşın ödediği verginin kendisine yol, su, elektrik, sağlık, eğitim, istihdam ve gerekli sosyal harcamalar olarak dönmediği bir bütçe. 2010 yılında ekonominin milli gelir artışının iki misli bir vergi artışı olacaktır. Vatandaştan eski yıllara göre gelirinden daha fazla vergi alınacağı anlamına gelir. Memurlara ek iş yapabilmeleri için yasa çıkartılması, devletin bittiğinin, bitirildiğinin bir itirafıdır. Yurttaşa, memura, tüketiciye "başının çaresine bak" , "benden bir şey bekleme" itirafıdır.



