Yok mu?

Abone Ol

Aile içi şiddet ile ilgili haberler yazılı ve sözlü medyada revaç bulunca, pek çok ünlü(!) hatun "Ben de dayak yedim" diye ortaya fırlamaya başladı.

Gazeteler her gün "Ben de! Ben de! Ben de!" diye yedikleri dayağı salya sümük anlatan meşhur kadınlarla dolup taşmaya başladı!

Hepsi de okumuş yazmış kadınlar bunlar!

Hepsi de toplumda belli yerlere gelmiş kadınlar bunlar!

Kendileri böyle okumuş yazmış ve belli yerlere gelmiş olunca elbette dayakçı olarak nitelendirdikleri eşleri de okumuş yazmış ve belli yerlere gelmiş tipler olarak karşımıza çıkıyor.

Demek ki okumuş yazmış olmak ya da belli yerlere gelmiş olmak "Adam olmak" için yeterli olmuyormuş!

Kafası kızan basıyormuş sopayı!

Peki bu hatunlar bunca yıldır niye susmuşlar

Niye daha önceleri yedikleri sopayla ilgili tek kelam etmemişler

Ya da niye şimdi şiddete başvuran eşlerini teşhir ediyorlar

"Ben de dayak yedim" demek moda olduğu için mi bu kafileye katılıyorlar acaba

Yoksa "Ben de şiddete maruz kaldım" diyen hatunların toplumda prim yaptığına mı inanmaya başladılar

Görünen o ki, "aile içi şiddet"ten nasibini almamış ünlü hatun(!) yok gibi!

Oysa bu anlı şanlı hatunların hepsi de modern dünyanın görüşlerini sahipleniyorlar ve kadın erkek eşitliğini dillerinden düşürmüyorlar.

Teori ile pratiğin pek uyum sağlamadığını bu hatunların peş peşe yaptıkları "Ben de! Ben de!" itirafları ortaya koymuyor mu

Yani okumamış yazmamış yani belli çevrelerin cahilliklerine acıdığı kadınlarımız ile bu okumuş yazmış ve belli yerlere kadar yükselmiş kadınlarımız arasında aslında bir fark yokmuş.

Okumamış yazmamış çevrelerdeki şiddet olaylarını yorumlarken "Ne de olsa cahiller" deniliyordu.

Bugün itiraflarda bulunanlar içinse böyle bir şans da yok!

Peki sorun ne

Sorun insanların manevi eğitimlerinin eksik olması!

Sorun insanların kaba güç ile karşılarına çıkan problemleri aşma alışkanlığı.

Sorun anneden babadan ne görüldüyse aynen devam ettirilmesi!

Günümüzün modern eğitim(!) anlayışı aile içi şiddeti sona erdirecek bir yapıya sahip değil.

İnsanı eğitiyor, okur yazar hale sokuyor, belli yerlere getiriyor ama onları adam edemiyor.

İnsanlar adam olamayınca da karşılarına çıkan sorunları şiddet ile hal yoluna gidiyorlar.

Ve anlı şanlı hatunlar yedikleri dayakları tefrika halinde anlatır hale geliyorlar.