Ülke gündeminden hiç düşmeyen konu şüphesiz enflasyon!
Kimi ekonomistler enflasyonun yüzde 70’lere dayandığını beyan ederken bağımsız kuruluşlar yüzde 100’ün aşıldığını ileri sürüyorlar.
Ve uzun bir süredir ekonominin hiper enflasyon dönemi içinde olduğunu ifade ediyorlar. Bu açıklamalara karşı TÜİK tarafından yapılan değerlendirmelerde enflasyon yüzde 38 olarak gösteriliyor.
İktidar sözcüleri de TÜİK tarafından yapılan açıklamalara dayanarak enflasyonun yüzde 80’lerden yüzde 30’lara düşürüldüğünü ve daha da düşürüleceğini iddia ediyorlar.
İktidar sözcüleri milleti mi kandırmaya çalışıyorlar, yoksa kendi kendilerini mi avutuyorlar bilmiyoruz!
Çarşı pazarda fiyatlar sürekli artarken enflasyonun yüzde 80’lerden yüzde 30’lara düşürüldüğünü savunanlar aslında “enflasyon diye bir şey yok” diyecekler ama buna henüz dilleri varmıyor!
Bir süre sonra bunun da söyleneceğinden eminiz!
Bırakın bütün kalemleri, sadece ekmek fiyatları baz alınsa bile ülkenin içinde yaşadığı enflasyon açığa çıkar.
Mesele bu kadar basit iken TÜİK açıklamalarını ciddiye almak elbette mümkün değil.
Bırakın çarşı pazarda satılan malların fiyatlarına zam yapılmasını, devlet aldığı vergileri bile bir kez daha alma formülü ile zam yaparken enflasyonun yüzde 38 olduğu nasıl söylenebilir?
Ama söyleniyor işte!
Orduda askere öğretilen temel kural “emir demiri keser” kuralıdır. Sanırız şimdi de böyle bir durum söz konusu!
Ve enflasyon oranının ne kadar olması bekleniyorsa o kadar gösterilme mecburiyeti hasıl oluyor demek ki!
Bugün enflasyon yüzde 80’lerden yüzde 30’lara düşürüldü diye kendilerine övünme payı çıkaranlar, enflasyonu yüzde 80’lere kimin çıkardığını unutmuş gibiler!
Yahu son yirmi yıldır iktidarda kim varsa ekonomide yaşanan tüm gelişmeler de elbette onların eseridir.
“Biz nasıl bir hata yaptık da enflasyon böyle kontrol altına alınamaz bir hale geldi” diye nefs muhasebesi yapması gerekenler hiç oralı olmuyorlar.
Ve hayal dünyalarında ürettikleri senaryolarla milleti enflasyonun düştüğü konusunda ikna etmeye çabalıyorlar ama sadece kendilerini avutuyorlar.
Zira ikna edilmeye çalışanlar, tüm bu sıkıntıları bire bir yaşamaktan bizar düşmüş durumda bulunuyor.