Ülke ekonomisinin bir türlü rayına oturtulamıyor olmasını anlatan en güzel ifade şu olsa gerek:
Yırtık büyük yama küçük!
Yırtık gerçekten çok büyük!
Uzun yıllardır ülkeyi idare eden kadroların isabetsiz ve basiretsiz kararları ekonomideki yırtığı büyüttükçe büyütmüş!
Şimdi ekonomiyi düzeltme adına alınan önlemler yani yamalar ise bu büyük yırtık karşısında çok küçük kalıyor!
Ülke ekonomisi “bu işi en iyi biz biliriz” diye inat ve ısrarla yıllardır yanlış politikalar izlendiği için bu hale geldi!
Ülke ekonomisine yön verenler, yıllardır hiçbir uyarıyı ciddiye almadılar.
Kendilerinden başka herkesin hatalı düşündüğünü varsaydılar!
Yıllardır izlemiş oldukları politikalar şöyle özetlenebilir:
“Sadece biz biliriz” politikaları!
“İllaki bizim dediğimiz olacak” politikaları!
“Yanlışlara karşı çıkanları hain ilan etme” politikaları!
“Verin yetkiyi, görün kalkınmayı” politikaları!
“Sadece biz biliriz” dediler ama aldıkları hiçbir önlem işe yaramadı çünkü doğru çıkmadı!
Yapılan uyarıları kulak ardı ederek “bizim dediğimiz olacak” dediler ve dedikleri oldu ama ekonomi yine düze çıkamadı!
“Verin yetkiyi, görün kalkınmayı” dediler.
Millet istedikleri yetkiyi verdi vermesine ama ekonomide bir kalkınmadan söz etmek mümkün değil!
Sadece kendilerinin izlediği politikaların doğru olduğunu savundular ama geldiğimiz notada görülüyor ki, bu iddianın da ayakları yere basmıyor!
Niye böyle?
Çünkü yırtık büyük!
Ve yama küçük!
Alınan önlemler yırtığı küçültmüyor!
Aksine daha da büyütüyor!
Yırtık büyük yama küçük olunca da ekonomideki delik giderek büyüyor ve adeta “kara delik” halini alıyor.
Peki, böyle bir durumda ne yapmak gerek?
Önce yapılan hataları kabul etmek gerek!
Sonra yapılan uyarılara kulak vermek gerek!
Sadece biz biliriz deme yerine işin ehline kulak vermek gerek!
İsrafa son verip üretime ağırlık vermek gerek!
Yani yırtığı küçültmek ve yamayı büyütmek gerek!