Yirmi Yılın Özeti: “Ruh Köklerimize Darbe!”

Abone Ol

“Ruh Köklerimize Darbe!” Milli Gazete’mizin aylık kadın ve aile dergisinin Mayıs 2023 sayısının kapak manşeti. Maaile dergisinin kapağında bu sayıda “20” sayısının altında parçalanmış “toplum” yazısı. Maaile yazarları tarihin verdiği sorumluluk duygusu ile kaynaklık yapacak bir sayı hazırladı. Ülkemizin son 20 yılına tanıklık edenler olarak nereden nereye geldiğimizi ele aldılar.

Toplumun hangi kesimi ile oturup konuşursak konuşalım; dinî hassasiyeti olan-olmayan, kendini dünya hayatına göre yaşamayı seçmiş ya da daha ulvi meseleleri gerçekleştirmek için bir ideal doğrultusunda yaşama seçmiş a’dan z’ye; yaşlısından gencine, kadınından erkeğine, annesinden babasına, öğrencisinden öğretmenine, işvereninden işçisine, köyde/kırsalda yaşayanından şehirlerde yaşayanına, ortaokul öğrencisinden doktora öğrencisine, fabrika montaj hattında üretim yapanından üniversitede insan yetiştirenine, iktidar destekçisinden muhalefet destekçisine, gündelik yaşamda hayatı akıp gideninden insanlığa bir katkı sağlamak için çırpınan insanlarına… Her kesim ama her kesim ülkenin geldiği durumdan şikâyetçi.

Kimi batan ekonomiden, kimi saygısız yetiştiğini iddia ettiği gençlerden, kimisi yaşanmaz bir ülke bıraktığını düşündüğü önceki/yaşlı nesilden, kimisi dejenere edilmiş ahlâk anlayışından, aşındırılmış kadim değerlerimizden, hiçbir kararın yerli yerinde olmadığı adalet sisteminden, hep para babaları lehine yontulan uygulamalardan, güçlüyü daha güçlü kılan yasalardan, kimisi kirletilen toprağımızdan, kimisi yangında heder edilip birilerine otel için açılan ormanlarımızdan, kimisi geleceğini görememekten… Ülkede, bir avuç azınlık dışında hakkı yenmemiş vatandaş kalmadı.

Kısaca iktidar/güç sahipleri ne kadar algı ile işi götürmeye çalışsa da, “takke düştü kel göründü”. Milletimizi birbirine düşürerek çaldıklarını, gasp ettiklerini, Avrupa Birliği’ne girebilmek için attıkları kırk taklayı öğretemiyorlar. Kılıflar, çalınan minareleri örtemiyor artık. Haksızlık, hukuksuzluk isminin içinde “Adalet” olan parti eliyle toplumun kılcal damarlarına kadar işlenmiş durumda.

Maaile yazarları bu hoşnutsuz durumları oluşturan ülkemizin son yirmi yılına spot ışıklarını tuttular. Derginin Mayıs sayısında en dikkat çekici dosyaların başında ilahiyatçı-eğitimci Habibe Alpay Aydın’ın “Mücahide Bacıdan Burjuva Kadına Evrilen… İslami Kadının 20 Yıllık Öyküsü!” Malumumuz bir toplumun değişimi, dönüşümüne dair cümleler kurmak istenilirse en kısa ve kestirme yol o toplumdaki kadınların durumudur. Eskiden inancı sebebiyle horlanan, kamunun hizmetlerinden faydalanamayan, ezilen ve ötekileştirilen başörtülü/tesettürlü hanımlarımızın yerini; eşinin, kardeşinin, kendi ailesinin çıkarı için çaldıklarının üzerini örtmek üzere başörtüsünü/tesettürünü araçsallaştıran/nesneleştiren bir güruh doğdu. İnandığı değerler uğruna hayatından vazgeçen hanımlarımızdan, kızlarımızdan kendi ikbali için kamudan haksız şekilde uçuk oranlarda burslar alan, kendi ve partisinin menfaatini önceleyen zihinlere sahiplere evrilmek…     

Seçim sathı mailinde olmak hasebiyle tarihçi Nazmiye Gülbaş “Yeter Söz Milletindir” sloganının tarihi seyrini, tek partili hayattan çok partili hayata geçişi ele alıyor. Ülkemizde her şeyi birbirine karıştırıp algılara oynayan zihinlere karşı tarihsel gerçekliği tarihin gelişimi bağlamında ele alarak işliyor Gülbaş. Günümüz siyasetine dair doğru ve etkili söz söyleyebilmek için şüphesiz yakın siyasi tarihi doğru bilmek önemlidir.

Maaile dergisi sadece son yirmi yılı değil; yaşadığımız yirmi yıla sebep olan tarihi geçmişi de ele alarak 28 Şubat’ın devam etmekte olduğunu içerik olarak hâlâ devam ettiğini vurguluyor. Yazar Sedanur Eşitti “Zulmün Diğer Yüzü! Zulüm Bitmedi Şekil Değiştirdi!” diyerek şekillere bakılmasından öte içeriğe bakılacak şuura işaret ediyor.

Bir hükümetin ele alması gereken, ortaya koyduğu sınavla dünyada nerede durduğunu gösteren hiç şüphesiz dış ilişkilerdeki yapmış oldukları icraatlardır. Dergide bu konu oldukça büyük bir alan kaplıyor. Gazeteci-araştırmacı Nesrin Şenyüz Sayın “ ABD’nin Irak İşgali ve Yedi Sülaleniz…” başlığı ile AKP hükümetlerinin en ilk ve önemli dış ilişkileri icraatlarından olan 2003 Irak işgalini hem tanıklıkları hem de kaynakları ile ele almış durumda. Yazıda en dikkat çekici spot olarak “1 Mart Tezkeresi TBMM’nden geçmedi. Erbakan Hoca’mızın ve Milli Görüş Hareketi’nin çabası sayesinde Türk askerinin Irak’a gönderilmesi ve işgal kuvvetlerinin Türk toprakları üzerinden Irak’a girmesi önlenmiş oldu. Ancak dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’yi by-pass ederek, yani milletin iradesini hiçe sayarak çıkarttığı Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye’deki NATO üslerini ABD’ye açtı” ifadelerine yer vererek bir tarihe not düşüyor. Diğer yazar Birsen Bağcı “Yerli ve Milli Hamasetinde İnecek Var! “One Munite”” başlığı ile AKP hükümetlerinin işgalci İsrail ile ilişkilerine bir perspektif tutarak dergiye katkı sağlıyor. Ramazan ayı ve Müslümanların mübarek günlerini özellikle seçip Filistin’i işgal eden İsrail ile ilişkiler herkesin bildiği gibi bir bam telidir. “One Munite” arkasında gizlenen anlaşmalar, alışverişler ve son durum ele alınmış durumda. Dış ilişkilerde en önemli ayağı hiç şüphesiz Avrupa Birliği ile olan ilişkilerdir. Avrupa Birliği (AB) ile yapılan anlaşmalar ülkemizin iç yapısını dönüştürmek üzere kuruludur. Bu konu hakkında Hatice Kirkin Kaya Hanımefendi “Aile Birliği, Büyük Tehlike Altında! Avrupa Yolları Dar!” başlığı ile AB sürecinde aileye zarar veren kanunların serüveni incelemiş ve bunları aktarmış.

Yirmi senelik serüvenin başlangıç kısmını ele alan teşkilatçı Nazile Şanal “Pınarhisar’da Başlayan Adı Ak Kendisi Kara Serüven” başlığında ülkemizi yaşanmaz hale getiren AKP’nin tohumlarının atıldığı noktadan tarihi süreci ele alarak duruma temelinden ışık tutuyor. Bir ülkenin en önemli konusu eğitim alanına dair eğitimci Halide Sivri “Eğitim Kodlarımızla İşte Böyle Oynandı, Yıllarca Bahar Çiçekleri Üzerine” dosyasında her bakan değiştikçe değişen eğitim sisteminde gelinen tıkanmaya dikkat çekiyor. Her vatandaşın temel hakkı olan eğitim her değişen bakanla nasıl yapboz tahtası haline getirildiği, eğitimde sorunun öğrencinin değil sistemin olduğunu vurgulayan yazı iktidara gelecekler için ipuçları barındırıyor.

Maaile dergisi kalemin namusu için düşüncenin sağlam zeminde kurulması adına diğer dosyalardaki konularıyla da toplumumuzun kodlarını hatırlatıyor. Tarihini bilmeyen toplumları manipüle etmek, algılarla oradan oraya savurmak çok kolaydır. Müslümanlar tarihin verdiği sorumlulukla yaşadıkları çağa şahitlerdir ve oyun kurucu olmak zorundadırlar.

Şikâyetlerimize derman olmak için birbirimize kardeş olmanın zamanı.