Birinci
sayfanın ikinci ayeti Ahzap suresinin 32. ayeti olup orada Yüce Allah kadınlara
hitaben: Ey Peygamber hanımları! Siz kadınlardan her hangi biri gibi
değilsiniz; eğer korunmak istiyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü
inceltmeyiniz; yoksa kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılır;
normal sözle konuşunuz emir ve beyanıyla kadınların akraba olmayan erkeklerle
konuşurken ciddi olmaları ilkesini getirmiş, onların taciz edilmesini önlemek
istemiştir.
33. ayette ise: Evlerinizde karar kılınız;
önceki cahiliye dönemi açılıp saçılmaları gibi açılıp saçılmayınız; namazı
kılın, zekatı verin, Allah ve Peygamberine itaat edin emri ile kadınların
daha çok evlerinde bulunmaları ve önemsiz işler için sokağa çıkmamaları ilke
haline getirilmiştir.
34. ayette de: Allah ın ayet ve hikmetlerinden evinizde
okunanları hatırlayın (unutmayın); kesin olarak Allah çokça lütfeden ve her
şeyi tüm incelikleriyle bilendir buyruk ve beyanıyla kadınlara da evde okuma
ilkesi getirilerek kadınların evlerinde Allah ın ayetlerine göre davranmaları
halinde Allah ın lütfuna kavuşacakları müjdelendiği gibi rastgele evlerinden
çıkmaları halinde istenmeyen çok şeylerin olabileceğini bildiği için bu kuralı
koyduğunu bildirmiştir.
26. ayette ise: Allah ve Peygamberi
bir işe hükmettiği zaman inanan erkek ve kadının işlerinde başka bir tercihi
olmaz; Allah ve peygamberine asi olanlar da açıkça sapar talimatıyla Allah ve
Peygambere asi olmamaları konusunda tüm inananlar uyarılmıştır.
41 ve 42. ayetlerinde Yüce Allah: Ey
iman edenler! Allah ı çokça zikredin (hatırlayın), onu sabah akşam tesbih edin
emriyle Allah ı zikretme, sabah ve akşam namazlarını kılma ilkesini tekrar
etmiştir. 45. ayette: Ey Peygamber! Biz seni Müşahit, müjdeci ve uyarıcı
olarak gönderdik beyanıyla tebliğ ve irşatta müjde ile korkutmanın peş peşe
yapılacağı ilkesi getirilmiştir. Bu ayetten din âlimlerinin çevrelerindeki
insanları müşahade altına almaları ilkesi de çıkmaktadır.
53. ayette ise (özellikle)
Peygamberin evine izinsiz girilmemesi, girildiğinde kaplarına (öteye beriye)
bakılmaması, yemekten sonra dağılıp gidilmesi, Peygamberin eşlerinden bir şey
istenildiğinde perde arkasından istenilmesi (yüz yüze gelmeye çalışılmaması),
ölümünden sonra da onun eşleriyle evlenilmemesi ilkeleri sıralanmıştır.
56. ayette: Muhakkak Allah ve
melekleri Peygambere salat ederler; ey inananlar! Siz de ona salat ve selam
edin buyrularak ümmetlerin Peygamberimize rahmet dilemesi konulmuştur. İslam
devlet başkanlarına dua edilmesi de bu ayetten ilke olarak çıkarılabilir. 59.
Ayette ise Yüce Allah: Ey Peygamber! eşlerine, kızlarına ve inananların
kadınlarına söyle örtülerini üzerlerine alsınlar; bu onların (hür olarak)
tanınmalarına daha yakındır; böylece eziyet (sarkıntılık) görmezler emir ve uyarılarıyla
kadınların yüz ve elleri hariç tamamen örtünmeleri ilkesi konulmuştur.
69. ayette de: Ey iman edenler! Musa ya
eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu ibra etti (temize çıkardı) ve (o da)
Allah ın yanında itibarlı oldu emir ve beyanıyla irşat ve tebliğcilere
sataşılmaması ilke haline getirildiği gibi sataşıldıkları takdirde Allah ve
Allah yolunda olanların yanında itibar kazanacakları bildirilmiştir.
(Sataşanlar çatlasın dercesine).
70, 71 ve 73. ayetlerde: Ey iman edenler! Allah a
sığının ve doğru söz edin ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı
örtsün emir ve taahhüdüyle doğru konuşma ilkesini ortaya koymuştur.
Sebe suresinin 46.ayetinde ise yüce
Allah: Ey Muhammed! De ki: ben size kısaca bir şeyi (ikişer ve birer kişi olarak
kıyam etmenizi -bir araya gelip görüşmenizi- sonra da düşünmenizi) öğütlüyorum
buyruğuyla önemli bir konuda karar vermeden önce toplanıp görüşmeyi, sonra da
tek başına toplantıda söylenenleri düşünerek karar vermeyi ilke haline
getirmiştir. Bu ilke istişare ilkesinin ileri bir basamağını ortaya koyar.
Aynı sure 50. ayette Yüce Rabbimiz: Ya Muhammed!
Deki eğer ben saparsam kendi başıma saparım, eğer doğruyu bulursam Rabbimin
bana vahyi sayesindedir. Buyruğuyla Peygamberimizin bile kendi başına yanılabileceğini
hatırlatarak insanların doğruyu bulmalarının Allah ın ilhamıyla olabileceği
ilkesini getirip hiçbir kimsenin isabetli fikrinden dolayı kibirlenmemesi
uyarısı yapılmıştır.