Yine "Cambaza bak" oyunu!..

Abone Ol

İnsanımız aylarca Cumhurbaşkanı seçimi ile oyalandı. Sonuç çıkmadı ve milletvekili seçimi gündeme geldi. Seçime yaklaşılan şu günlerde birden bire gündemin tek maddesi ise yeniden Cumhurbaşkanı seçimleri oldu. Halbuki şu anda Cumhurbaşkanı seçimlerini tartışmanın ne zamanı ne de gereği var. Konuyu gündeme Başbakan Erdoğan taşıdı, Baykal ve Bahçeli üzerine balıklama atladılar. Bir yığın anlamsız laf ediliyor. Kimisi Cumhurbaşkanını yeni Meclisin seçmesi gerektiğini söylüyor. Kimisi, Başbakanın uzlaşma derken çok seçenekli bir dayatmayı gündeme getirdiğini iddia ediyor. Tüm bu boş ve gereksiz laflarla millet uyutuluyor, ülke gerçeklerini unutması sağlanıyor.

Elbette yeni Cumhurbaşkanını seçimlerden sonra oluşacak yeni Meclis seçecektir. Bu bir Anayasa gereğidir. Bir başka ifade ile bir mecburiyettir. Durum böyle iken bir genel başkanın sanki büyük bir laf ediyormuş gibi, "Cumhurbaşkanını yeni Meclis seçmeli" demesini anlamak mümkün olabilir mi Kısacası, şu  günlerde Cumhurbaşkanı seçiminin tartışmaya açılması, sanki birileri liderlere seçime kadar geçen süreyi bir takım anlamsız tartışmalarla geçirin dedi ve liderler de bu tartışmayı başlattı.

Elbette yeni Meclis Anayasada öngörülen bir aylık süre içinde Cumhurbaşkanını ya seçecek ya da yeni bir genel seçim gündeme gelecektir. Seçimden yeni çıkmış milletvekilleri yeni bir seçimi ne ölçüde göze alabilirler bilemem ama kolay alamazlar. Bu kesin. Bu bakımdan Cumhurbaşkanının seçimi hususunda bu defa liderlerin dayatması pek fazla geçerli olmayacaktır diye düşünüyorum. Ama, tekrar ediyorum şu günlerde Cumhurbaşkanı seçiminin yeniden gündeme taşınması toplumun "Cambaza bak" diyerek uyutulmasından ibaret.

Çünkü, seçimlerin ardından ortaya çıkacak Meclis aritmetiği oluşup netleşmeden ne meclis Başkanı ne de Cumhurbaşkanı seçimi hususunda tartışmanın anlamı yoktur. Ortaya çıkacak aritmetik tablo ister istemez bu hususlarda verilecek kararı belirlemede etkili olacaktır. Bundan önce Erdoğanın tecrübesizlik ve beceriksizliği sebebiyle Meclis aritmetiği belirleyici olamamış bile olsa bu defa olmalıdır. Aksi halde millet iradesinin anlamı kalmaz.

Peki şu günlerde Cumhurbaşkanı seçimi değil de tartışılması gereken nedir

Ülkenin iç ve dış meselelerine partilerin çözümlerini ortaya koyması ve bu çözümlerin partiler arasında tartışılması gerekir. Tartışılmalıdır ki, millet bu tartışmaları izlesin ülke meselelerine sunulan çözüm tekliflerinin hangisini uygun buluyorsa ona göre oy kullansın. Halbuki şimdi yapılan milletin dikkatini zamansız ve ilgisiz bir alana çekip kendi proğramsızlıklarını gizlemekten ibarettir.

Elbette Cumhurbaşkanını yeni Meclis seçemez ise halkın seçmesi gündeme gelebilir. Çünkü, Meclisin teşekkülünden sonra Meclis Başkanı ve Başkanlık divanının seçimi, ardından Cumhurbaşkanı seçimi derken yaklaşık 1.5 aylık bir süre geçecektir. Böylece Eylül ayına gelinmiş olacaktır. Ekim ayında da Anayasa değişiklik paketinin halk oyuna sunulması vardır. Bu tarih Yüksek Seçim Kurulu tarafından kesinleştirilmiştir. Burada bir sorun çıkma ihtimali vardır. Eğer yeni Meclis Cumhurbaşkanını seçemez de yeni bir genel seçim gündeme gelecek olursa Cumhurbaşkanını halkın seçmesi  referandumu ile genel seçimlerin tarihini birleştirmek mümkün olabilir mi Çünkü, referandum ile genel seçimlerin birlikte yapılabilmesi için bir ay gibi kısa bir süre kalmaktadır.

Kısacası görünen o ki, genel seçimler bile ülkenin önümüzdeki 4 yıllık bir süresini kaplayıcı nitelikte olamıyor. Halkın niçin böyle olamadığını düşünmesi, ülkeyi sürekli olarak bir takım suni ve gereksiz meselelerle oyalayanları sorguya çekmesi gerekirken ortaya bir konu atılıyor ve bununla oyalanıyor. Dileriz insanımız bu suni gündemlerin farkına varır, kendisini oyalayan ve kandıranlardan hesap sorar.