Yine bir Fasl-ı Bahar

Abone Ol

Geliyor yine bir fasl-ı bahar Yeni bir arınma mevsimi,

ömrün en nadide günler Oruç günleri, geceleri ile beraber yolda, kapımızda

Kulluk buutları arasında en bedii olanı oruçtur dense

yeridir. Zira oruç arınmadır; manevî kirlerden temizlenmedir. Ancak sessizdir,

derindir oruç; şiir gibi. Anlamını ilk gün ele geçirmek pek mümkün değildir.

Aşinalık arttıkça anlam tebellür eder. İlk günler çarpar adamı; neye uğradığını

şaşırır insan hazırlıksızsa eğer. Şiir de öyle değil mi Epey bir mücadele,

mücahede ve meşguliyet gerekir. Diline alışınca artık bir ünsiyet oluşur. Enis

olur oruç insana. Oruç mu insanı tutar, insan mı orucu tutar; karışır

birbirine. Ancak son tahlilde sabırdan abidevî bir sütun olur insan oruç

günlerinde. Bu orucun insanı terbiyesi ve tezkiyesidir. İnsanlığa önder ve

örnek olarak gönderilen peygamberleri bizzat kendi rahlesinden geçirerek terbiye

eden Mutlak Mürebbi nin birer eğitim usulüdür, habercisidir ibadetler. Oruç bu

terbiye usullerinin en şiirsel olanıdır.

Kesretten vahdete yolculuktur oruç. Nebatata, hayvanata,

cemadata ve elbette insanata yek nazarla bakmak ve onlardaki tecelliyi

görebilmektir oruç. Kesretten vahdete uruc eden insan, her varlıkta Mutlak

Vücûdun tecellisini görerek, razı olmayı öğrenir. Kendisinden razı olunarak,

kendisi razı olarak girebilir insan ancak cennete. Kutlu haberin, Fecr

Suresinde muştuladığı budur bize: Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına

gir. Cennetime gir.

En uzun süren ibadet dense oruç için yeridir. Güneşle

başlayıp yine güneşle sona eren; bütün bir günü, bir ayı ve yılı kuşatan;

içinde barındırdığı Kadir Gecesiyle bu etkiyi bin yıla yayan bir ibadettir

oruç.

Kutlu Kitap/Büyük İşaret bize mü minin temiz olduğunu,

müşrikin ise necis olduğunu söyler. Mü min bağlılığını bildirdiği için

temizdir. Yüce yaratıcıya, mutlak iradeye bağlandığı için bütün kirlerinden

arınır. Geçmişe sünger çeker. Ancak yaşamı boyunca yapıp etmeleri onun yeni

kirlere bulunmasına, günahlar işlemesine neden olabilir. İşte bütün bu kirler

ve günahlar gün içinde alınan abdestlerle dökülür gider; kılınan namazlarla,

yapılan iyiliklerle kalp cilalanır.

Her ibadet kirlenen kalbi temizlemek içindir. Zira her

ibadet, Mutlak Nur olan Cenâb-ı Hak tan bir tecelligâhtır. Mü min yaptığı

ibadette Cenâb-ı Hak tan tecelli ve zuhur eden nur vesilesiyle kirlerden ve

günahlardan arınır, temizlenir. Zira sonsuz iyilik yurdu olan cennet temizlerin

ve temizlenenlerin yeridir. Nur gibi nar da bir temizleme/temizlenme aracıdır.

Mü minler nur vesilesiyle, günahından tevbe etmemişler de nar vesilesiyle

temizlenerek cennete girerler. Kâfirler ve münafıklar ve müşrikler ise Hakk ın

tecelligâhı, nazargâhı, tahtı olan kalbi tarumar edip putlarla doldurdukları

için onları bekleyen sonsuz ateştir. Zira onlar kalplerini Mutlak Nur un tenvir

etmesine karşı küfr, şirk ve nifak örtüsüyle örtmüşlerdir.

İşte oruç özellikle içinde bulunduğumuz şu yaz günlerinin

yakıcı sıcaklığıyla günah kirlerinin yuvalandığı kalbimizi temizleyecek ne

güzel bir ibadettir. Oruçtan yayılan nur, misk-i anber kokusu bütün bir bedeni,

evi, sokağı, caddeyi, mahalleyi, şehri kuşatmalıdır.

Oruç tutmayanlar ne büyük bir nimetten mahrum

kaldıklarını keşke anlayabilseler Ne güzel bir öğretmenin rahle-i tedrisinden

hayat, iman ve cihat dersleri almaktan dûr ve mehcûr olduklarını

kavrayabilseler keşke

Rabbimiz! Sekinetin indiği, insanlığımızı adımlayarak da

olsa hatırladığımız, idrak ettiğimiz oruç günlerinde, İslâm dünyasını yakan

narı, İslâm milletini tenvir eden nura tebdil eylesin.

Oruç günlerimiz bereketli olsun, bereket ile dolsun