Yine aynı noktaya!

Abone Ol

Abdullah Gül 16’ncı kuruluş yıldönümünü kutlayan AKP’yi “gayet nazik bir biçimde” uyarıyor ve “kuruluş değerlerinin yeniden rehber edinilmesini” tavsiye ediyor.

Yola “demokrasi kriterleriyle devam edilmesini” de isteyen Gül’ün bu uyarıları AKP yönetimince dikkate alınır mı bilemiyoruz.

AKP yönetimi bu uyarıları dikkate alıp ona göre kendilerine çeki düzen verir mi bilemiyoruz ama biz tavsiye edilen bu önerilerle AKP’nin kendine geleceğine ihtimal vermiyoruz.

Başlangıçta bu değerlerle yola çıktılar da ne oldu? “Geldikleri nokta” ortada değil mi?

16 yıl önce bu değerlerle yola çıkanların bugün kendilerini açmazın ortasında bulup çıkar yol aramaları gibi aynı değerlere dönülmesi halinde “yine aynı açmaza” düşülmeyeceğini kim garanti edebilir.

Yani dememiz odur ki Gül’ün tavsiyelerine kulak verilmesi de AKP’yi “düze çıkartmaya” yetmeyebilir.

Çünkü AKP’nin kuruluş değerleri denildiği zaman aklımıza gelen ilk şey “Milli Görüş gömleğinin” sırttan çıkarılıp atılması oluyor. Sonra Batı medeniyeti karşısında kendi medeniyetimizin mağlup ilan edilmesi ve İslam ülkeleri işbirliği gibi, İslam ortak pazarı gibi, İslam dinarı gibi kavramlara sırt çevrilmesi geliyor. “Demokrasi kriterleriyle yola devam edilmesi” çağrısı da bize çok inandırıcı gelmiyor. Zira bu çağrı bizim “elma şekeri” benzetmesi yapmamıza yol açıyor.

Nasıl ki “elma şekeri” yenildiği zaman sonuç itibariyle elde hep kazığı kalıyorsa “demokrasi kriterleri” denildiği zaman da aynı şekilde bu coğrafyada demokrasi yalanıyla aldatılan ve oyalanan kitlelerin elinde hep “demokrasinin kazığının” kaldığını biliyoruz.

Hatırlayacaksınız ABD, “Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine demokrasi getireceğiz” diye yola çıktı.

Ne Kuzey Afrika’ya ne de Ortadoğu’ya “demokrasi” geldi.

Gelen “kan ve gözyaşından” başka bir şey değildi.

Bu yüzden “demokrasi kriterleri” lafı bize çok hitap etmiyor.

Hâl böyle olunca da Abdullah Gül’ün uyarılarının AKP’yi “düze çıkartacağına” ihtimal vermiyoruz.

Kuşkusuz bunlar bizim şahsi düşüncelerimiz.

AKP yöneticileri bu sözlerde bir “keramet görüp” partilerini düze çıkartmak için şanslarını deneyebilirler.

Yani biz AKP’nin bu duruma kuruluş ilkelerinden “uzaklaştığı” için değil bu ilkeleri “lüzumundan fazla sahiplendiği” için düştüğünü düşünüyoruz.