İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, sözde Ermeni ve Süryani soykırım tasarısının İsveç parlamentosu tarafından kabul edilmesine üzüldüğünü söyledi.
Bakan Bildt, "Tarihin bu şekilde siyasallaştırılmasına karşıyım. Bu tip siyasi kararların Türkiye ile Ermenistan arasındaki barış çabalarını olumsuz etkileyeceğini de düşünüyorum. Bu karar aynı zamanda İsveç‘in, Türkiye ile Ermenistan arasında arabulucu olarak çalışmasını da engelleyecek" dedi.
Bu kararın Türkiye‘de reform karşıtlarına, Ermenistan‘da ise Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini istemeyenlere yarayacağını vurgulayan Bildt, "Son durum İsveç‘in Türkiye‘ye Avrupa Birliği yolunda verdiği desteği etkilemez. Çünkü bu konuda Parlamento‘da büyük bir konsensus var" şeklinde konuştu.
İsvic gazeteleri: Diplomatik kriz
Mecliste kabul edilen karardan sonra İsveç basınının internet sayfalarında çıkan ilk haberlerde, ‘‘Türkiye ile İsveç arasında diplomatik kriz‘‘ yorumları yer aldı.
Televizyon haberlerinde de Türkiye‘nin Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk‘ün, İsveç‘in aldığı kararı protesto etmek amacıyla Ankara‘ya çağrıldığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın da İsveç gezisinin iptal edildiği, ilk haber olarak verildi.
Öte yandan, İsveç meclisinde görüşülen Ermeni iddialarıyla ilgili tasarı sırasında konuşma yaptıktan sonra oylamaya katılmayan Çevre Partisi‘nin Türk milletvekili Mehmet Kaplan, İsveç‘teki Türk gruplar arasında tepki topladı.
Tasarının 130‘a karşı 131 oyla kabul edildiği oylamada, partilerinin öneriyi desteklememe yönünde kararına rağmen ‘evet‘ oyu veren iktidar ortakları partilerden Folk Parti‘nin (Halk Partisi) iki milletvekili ile Hristiyan Demokrat Parti‘nin bir milletvekilinin partileriyle ters düşen kararını örnek gösteren İsveç‘te yaşayan Türkler, Mehmet Kaplan‘ın da partisinin kararına rağmen oylama sırasında genel kurulda kalıp oy kullanması gerektiğini savundu.
İsveç‘teki Türkler, "Mehmet Kaplan da oylamaya katılıp öneriye ‘hayır‘ oyu verseydi, oylar eşit olacaktı" yorumunda bulundu.
The Economist: Türkiye ve Ermeni Diasporası, ortak bir yol bulmalı
The Economist dergisi, Ermeni iddialarına ilişkin haberinde, Türkiye ve Ermeni diasporasının ortak bir yol bulma konusunda harekete geçmeleri gerektiğini aktarıyor. Haberin başında Ermenistan‘ın kendi iddialarına ilişkin uluslararası alanda başarı elde ettikleri hissine sahip olduklarını yazan dergi, buna karşın Türkiye‘nin kızgın olduğu ve bu haliyle ABD‘nin İran konusundaki taleplerine ise sıcak bakmadığı yorumunu yaptı. Dergi, ABD‘nin Türkiye ile aralarında yükselen tansiyonu düşürmeye çalıştığını ancak bazılarına göre Obama‘nın seçim döneminde verdiği sözlere sadık kalmaya çalıştığına dikkat çekti. Türkiye‘nin kısa bir küskünlük döneminin ardından Namık Tan‘ı tekrar Washington‘a göndereceğini yazan The Economist, büyükelçinin bu sefer tasarının Temciler Meclisi‘ne gelmesini engellemek için kongre üyeleri nezdinde lobi faaliyetlerine başlayacağını kaydetti. Haberinde Türkiye‘nin geçmişiyle yüzleşmesinin kendisinin yararına olacağını vurgulayan The Economist, "Bir gün bir Türk lider çıkıp gerçeği anlatanların cezalandırmak yerine Anadolu topraklarında işlenen günahlarla yüzleşmeyi tercih edecek."ifadesini kullandı. Türkiye‘nin 1915 olaylarını araştırmasının en doğru yol olacağını yazan The Economist, 1915 dönemine ilişkin yüz binlerce hatta bir milyondan fazla kişinin öldüğünün bir gerçek olduğunu ancak bunun sistematik bir şekilde mi yoksa o dönemde içinde bulunulan şartlardan mı kaynaklandığın ise net olmadığı vurguladı. Dergi, bunun için bütün tarihçilerin kendi arşivlerini açması için davet edilmesinin Türkiye‘nin muhaliflerini de susturacağı yorumunda bulundu.
Türkiye‘de soykırım iddialarına inananların bile kongreden çıkacak soykırım kararına hoş bakmayacaklarına dikkat çeken The Economist, ABD kongresinden Ermeni iddialarına ilişkin bir baskının, ulusalcı kesimin elini güçlendireceğini ve mevcut durumu daha da zorlaştıracağını yazdı.