YILIN GİRİŞİMCİ ÖDÜLÜ EMİN ÜSTÜN’E…

Abone Ol

Emin Üstün…  Emin Şirketler Topluluğu’nun patronu.

Babası Habibullah Üstün imam ve vaizdi. Bir özelliği daha vardı babasının; mucitti. Emin Üstün Gerede’de İmam Hatip Lisesi’nde okurken, Habibullah bey hakkında gazetelerde, “imam araba yaptı” diye haberler çıkmıştı.

Acaba, Emin beyin otomobil işine girmesinde bu hatıra yönlendirici olmuş olabilir miydi?

“Babam mucit bir insandı. O yıllarda gazoz makinesi, tuz makinesi yapmıştı ve daha sonra da yerli binek otomobil yapmak için 60’lı yıllarda çok uğraşmıştı. Biz de tabii o heyecanla büyüdük, bize de bu heyecanı verdi. Bizim ticarete girmemizde bu heyecanın rolü tabi ki büyüktür. Babamın cilt makinesi yaptığını, ahşap kalıptan ayakkabı imal ettiğini biliyoruz. Hem dedemin hem de babamın imalat yönündeki deneyimlerinden biz de istifade ettik.” Habibullah hocaefendi, Bolu’nun önemli simalarındandı.

Aileye ilişkin küçük bir ayrıntı daha; merhum dedesi Kemalettin Üstün Hocaefendi’nin kitapları, bütün kütüphanelere girdi.

***

Emin bey önceki akşam Üsküdar Kısıklı’da düzenlenen iftar programında “Yılın Girişimci İşadamı” ödülünü aldı.

28 ŞUBAT SÜRECİNDE MÜTHİŞ BASKILAR YAPILDI

Emin bey, antidemokratik 28 Şubat sürecinde üzerine en fazla gelinen işadamlarındandı. Emin Üstün o günleri şöyle anlatacaktı; “Muhafazakâr işadamlarının fişlendiği günler dehşet vericiydi. Hukukun çiğnenmesinde o kadar ileri gidildi ki bizimle çalışan firmalara ‘bunlara araba satmayın’ talimatı bile verildi. Eğer o gün üzerimize gelinmeseydi biz 500 bin aileyi otomobil sahibi yapardık.

Gazetelere ilanı kesmemiz karşılığında ayda 50 otomobil vereceklerini söylediler. O zaman şirketin müdürüne gittim. “Patronlar sizi hiçbir zaman otomotiv piyasasında yüzde 5-10’a çıkarmak istemez” dedi. İstanbul sermayesi Anadolu’nun güçlenmesini istemiyordu. Darbeci paşalardan Güven Erkaya Tempo’ya röportaj vererek Erbakan hükümetinin Mercedes için çıkardığı teşvikin bizimle ilgili olduğunu söyledi. Müşterilerimiz üzerinde baskı oluşturuldu. İstanbul sermayesi ve medya askeri kullandı.”

RÜZGÂR ENERJİSİ ORTAKLIĞI

Emin Üstün, 1990 yılından itibaren katılımcıların küçük taksitler ödeyerek otomobil sahibi olabildiği bir sistemi devreye soktu.

1990’lı yıllar boyunca yoğun ilgi gören bu modelle bugüne kadar on binlerce kişi otomobil sahibi oldu.

Kurulan bu sistem aynı zamanda, Emin Şirketler Grubu’nun da temelini oluşturdu.

Emin Üstün, 2005’ten itibaren de otomobildeki modelin aynısını bu kez konut ve gayrimenkul sektörüne taşıdı.

“100 katılımcıyla, ayda birkaç ev teslimatı yaparak başladık. Ayda 2 bin müşteri ya da katılımcı alıyoruz, ayda 600 - 700 aileyi ev sahibi yapıyoruz. Peşin fiyatı 80 bin TL olan bir evi banka kredisiyle alacağına gelip en fazla 100 bin TL’ye bizim sistem üzerinden alabiliyor. Katılımcının parası bizde birikiyor. Almak istediği eve karar verdiğinde gidip o evi kendisine alıyoruz. Tabii evi inceliyoruz tapusu, imarı, ruhsatı vs. Ayda ortalama 600-700 aileyi ev sahibi yapıyoruz.”

Emin bey ve kadrosu burada da kalmadı.

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde çok değerli ticari gayrimenkul varlıkları ile geniş tarım arazileri bulunan Emin Şirketler Topluluğu, enerji sektörüne de giriş yaptı.

Topluluk bünyesinde kurulan Emin Enerji, öncelikle halen sahibi olduğu uygun arazilere güneş ve rüzgâra dayalı elektrik tesisleri kuruyor. Ancak şirket bu konuda kendi başına hareket etmiyor. Amaç, otomobil ve konut alanındaki modeli, enerji santrali yatırımlarına da taşımak. Emin Şirketler Grubu bünyesinde, Emin Enerji, Emin Tarım ve Hayvancılık, Emin Sigorta, Emin Otomotiv 2. El, Emin Mağaza, Emin Yachting gibi firmalar yer alıyor.

BAŞARI NASIL GELDİ?

Yaklaşık çeyrek asırdır her yıl biraz daha büyüyerek bugünlere ulaşan Emin Şirketler Topluluğu bu başarısını neye borçlu? Nasıl bu kadar büyüyebildi?

Bugün binlerce aileyi ev ve araba sahibi yapan, 1000’in üzerinde aileye iş, aş imkânı sağlayan patron Emin Üstün bu başarıdaki sırrı şu cümlelerle ifade ediyor;  “Girişimcilikte de ortaklıkta olduğu gibi dürüstlük ve güvenin esas olduğuna değinen Üstün; girişimcilikte öncelikle ihtiyaçları belirlemek gerekiyor. Bu ihtiyaçları halkımıza göre belirlememiz gerekiyor, onların ihtiyaçlarına cevap verecek projeler olması gerekiyor. Sonraki adım ise bu ihtiyaçları karşılayabilmek. Karşılayabileceğiniz talep ve isteklere cevap verebilmek. Biz geliştirdiğimiz bu model ile çeyrek asırdır insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılıyoruz, önce otomobille başladık insanımızın ona ihtiyacı vardı. Sonra insanımızın talebi ev konusunda oldu onu da karşıladık. Bugün insanımızın neye ihtiyacı varsa, eğitimden, enerjiye, tatile hepsini bu sistemimizle karşılayabiliyoruz. Girişimcilikte de esas olan budur.”

HAGEV

Bilenler elbette biliyor ama kısa adı HAGEV olan Habibullah Geredevi Vakfı Emin Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet göstermekte. Vakıf hem Türkiye’de hem de yurtdışında pek çok ülkede yardıma muhtaç insanlara ulaşmakta.

Vakfın yardım faaliyetleri arasında gıda, giysi, burs, ilaç ön sıralarda gelmekte.

Bunların dışında İstanbul Sultanbeyli’de bulunan vakfın aşevinde yoksul ailelere günlük olarak gıda yardımı yapılmakta. Vakıf, belirli aralıklarla yoksul ailelerin çocukları için sünnet şölenleri de düzenliyor.

BİLİNMEYENLERİ…

Emin Üstün’ün kamuoyu tarafından pek bilinmeyen yanları da var. İşte bazıları;

*   Tarih Bilinciyle Buluşanlar Derneği aylık konferanslar veriyor. Emin Üstün, derneğin çıkardığı dergiye finans desteği sağlıyor.

*   Asker kökenlilerin kurduğu ASDER’e (Adaleti Savunanlar Derneği) destek oluyor.

*   Adil ekonomiyle ilgili çalışmalar yapılıyor. Yurtdışında faaliyet yapmak isteyen sanayiciler var, onlarla da şirketinde bir araya gelerek eğitim ve yardımlaşma faaliyetlerinde bulunuyor.

*   Hayatını anlatan bir kitap çalışması son aşamada.

*   Geleceğe yönelik öngörüsü de şöyle; “Türk milletinin girişimcilik ruhu sayesinde milli gelirimizin 20- 25 bin dolar seviyesine çıkacağını ve Türkiye’nin yüksek standartlara sahip olacağını düşünüyorum.”

PROGRAMA KİMLER KATILDI?

Kalabalık bir davetli topluluğu iştirak etti, Üsküdar Kısıklı’da bulunan Mabeyn’deki programa.

Milli Gazete programa geniş bir ekiple katıldı; Bu satırların yazarının dışında, İstihbarat Şefi Fatih Yedier, Cemalettin Deniz ve Ertuğrul Köse gecede hazır bulundu.

Emin Üstün Milli Gazete ekibine hoş geldin derken, “Keşke Abdulkadir bey de gelseydi!” dedi. Emin beyin Abdulkadir bey dediği, hemşerisi Abdulkadir Türker.

Başka kimler vardı? Yeni Akit Gazetesi patronu Mustafa Karahasanoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.  Daire Başkanı Nevzat Bayhan, Prof. Dr. Nazif Gürdoğan da iftardaydı. Her üç isim de kürsüde söz aldı.

Özellikle akademik çevreden ve hanım katılımcılar dikkatimi çekti.