Yıldırım'ı kızdıran liste!

Abone Ol

Denilen o ki, Binali Yıldırım geçtiğimiz haftalarda İstanbul İl Başkanı ile bir görüşme yapar. İstanbul İl Başkanı, bazı belediye başkan ve ilçe meclis üyesi adaylarının dahil olduğu listeyi Binali Bey’in önüne koyar. Bu liste ile çalışacağız diye teklifte bulunur. Binali Bey, pek tabii olarak bunu bir emrivaki uygulama ve yaklaşım olarak görür. Bu teşkilatla çalışmayacağını söyler.

Konu o gün kapanır ama Binali Bey’in kırgınlığı da böylece başlar. Ta ki Cumhurbaşkanı ile Meclis’te yapılan görüşmeye kadar. Burada konu tatlıya bağlanır.

TBMM BAŞKANI KİM OLACAK?

AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım’ın açıklanmamasının bir sebebi de şuydu: Yıldırım’ın yerine gelecek kişiye tam karar verilmemiş olması. Ancak kulislerde iktidarın favori TBMM başkanı adayları konuşulmaya başlandı bile. İşte birkaç isim:

***

NUMAN KURTULMUŞ: Halen Erdoğan’ın Ak Parti’deki en yetkili vekili. Akademisyen. Başbakan Yardımcılığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptı. Sonradan gelse de partide ağırlığı var. Keskin olmasa da ittifak ortağı ile söylem farklılığı dikkat çekmişti. 

NACİ BOSTANCI: Sessiz, sedasız ve derinden. Genel Kurul’daki en hararetli tartışmaları yatıştırmasıyla ünlü. İletişim ve siyaset bilimci. AK Parti TBMM Grubu Başkanı. “Grubun kendisine ihtiyacı var” deniyor.

BEKİR BOZDAĞ: Hukukçu ve ilahiyatçı. Partinin ilklerinden. Uzun süre Adalet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı. ‘Tayyip’in Partisi’ sözü ona ait. Erdoğan’ın sevdiği bir isim. Uğruna Cumhur İttifakı’nı Erdoğan ve Bahçeli’ye bozduran ortak kişi.

MUSTAFA ŞENTOP: Halen TBMM Başkan Vekili. Hukukçu. Prof. 16 Nisan Referandumu ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürecinde MHP’li hukukçularla Meclis’teki çalışmaları yürüttü. Erdoğan ve Binali Yıldırım’la yakın çalışan bir isim.

***

Beş dönem milletvekili ve önceki bakanlardan Hayati Yazıcı ve hatta 5 ay Meclis Başkanlığı da yapan İsmet Yılmaz’ın adının geçtiğini yazmamak olmaz.

Biz böyle yazıp çizerken Binali Bey, sürpriz yapsın iyi mi!

İMAMOĞLU’NA KARŞI ADEMOĞLU!

Bir yanda CHP İstanbul Adayı, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu. Diğer yanda AK Parti/MHP’nin İstanbul Adayı TBMM Başkanı/Eski Başbakan/Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım!

***

Size de gayet orantısız, gayet sıklet ve lig farkı olan bir yarış olur gibi gelmiyor mu? Ankara’da bu orantısızlığı  görenlerin son komplo kulisi şöyle: İktidar, CHP’nin elini açıp adayını çıkarmasını bekliyor. Eğer CHP İmamoğlu derse, iktidar da bakan düzeyinde bir ‘Ademoğlu’ çıkarır. İkinci adamını sahaya sürmez!

BAHÇELİ’YE GELEN TELEFONLAR!

AK Parti’de TBMM Başkanlığı’na ismi geçenler öne çıkmaya başladı. Ancak seçilecek isim için MHP’nin mutabakatı da önemli. İki partiyi de çok yakından bilen o kaynağıma göre bazı kişiler bugünlerde Bahçeli ile görüşmek için uğraşıp duruyorlarmış. “Biz yanlış anlaşıldık, AFfet bizi!” diye. 

Hani Bahçeli’nin o meşhur 6 kişilik ‘şanslı’ listesine de girmişlerdi ya!

Bakalım Bahçeli’yi kim ikna edecek!

DİN Mİ ELDEN GİDİYOR, LAİKLİK Mİ?

Hafta sonu Tak-Va Vakfı’nda emekli Binbaşı Mehmet Yavuz Ay’dan “Osmanlı’dan Günümüze Darbeler Tarihi ve Vesayet Sistemi” konulu gayet yetkin bir konferans dinledim. Birkaç cümle not aktarıyorum.

***

Osmanlı mirasına soğuk bakan Türkiye, meğerse darbe geleneğini olduğu gibi Osmanlı’dan tevarüs ettirmiş. 36 Osmanlı padişahının, 12’si darbe ile hal edilmiş. 6’sı öldürülmüş. Askeri vesayet anlayışı, “Türkiye Cumhuriyeti’ni biz kurduk. Burası ile ilgili her türlü tasarruf bizdedir!” mantığına dayanıyormuş. Sivillere “Başıbozuk” denirmiş!

***

Osmanlı’da “Din ve devlet elden gidiyor” diye darbe yapılırken Türkiye’de “Laiklik elden gidiyor!” diye yapılır olmuş! Ama esas gerekçe ise şahsi menfaat ve ekonomik kaygılar olmuş. Milli Eğitim Bakanlığı, değil askeri okulların müfredatını belirlemek, kapısının önünden bile geçemezmiş!