Konu Müslümanlık olunca, ülkemizin yüzde 99’u Müslüman
olduğunu söyler ve övünürüz. Hatta daha ileriye gider babaannemizin
başörtülü(!) olduğunu da ifade ederiz. Ama ne hikmetse AVM’lerin önünde
bizatihi bilinçaltımıza sokulması için koyulan çam ağacına tepki vermeyiz.
Müslümanlıktan bahsederiz ve İslami değerler içinde mücadele ederiz ama
çalıştırdığımız işçinin gerçek hakkını vermeyiz. Hıristiyanlara ait bütün
gelenekleri kutlarız. Kurban kesecek paramız olmasına rağmen o parayla tatile
gideriz. Müslüman olduğumuzu iddia ederiz, yarım yamalak bilgilerle tartışmaya
bile gireriz ama Hıristiyanlar gibi yaşamaya devam ederiz. Onların bize sunduğu
fast-food usulü beslenir, onların bize uygun gördüğü kültürü alıp o şekilde
yaşarız. Klavye başında bir ayet, hadis patlattık mı, birde Mevlana’nın ünlü
sözleriyle de süsledik mi değme keyfimize(!) en büyük Müslüman biz olup
çıkarız. Yetmez! Hangi camide namaz kılacağımızı da sosyal medyada ilan ederiz.
Yıllardır bu ülkede Müslümanların üzerinde misyonerlik
çalışmaları yaptılar. Hiç unutmuyorum! Babamın mesleği gemiciydi ve dış
hatlarda çalışıyordu. Çalıştığı gemi Almanya limanındayken, “Türkçe bilen bir
Alman’ın gemiye gelerek herkese plak hediye ettiğini söylemişti. Daha sonra
plağı çalan pikap’a koyduğumuzda, Türkçe olarak Hıristiyanlık propagandası
olduğunu anlamış ve plağı kırmıştık. Sanırsam 1977-1978 yıllarıydı.” Bugün
gelinen noktaya baktığımızda, yılbaşı kutlanıyorsa bu misyonerlerin zaferinden
başka bir şey değildir. Hiç aklımıza gelmez! Ben Müslüman’ım! Müslümanlık nedir
şunun üzerine tam eğileyim ve araştırayım! Şimdi kim bununla uğraşacak
Beyoğlu’na çıkıp feneri söndürmek varken! İslami hassasiyeti, ailede, okulda ve
toplumda alamayan bireyden başka türlü davranış beklemek doğru değildir.
Televizyonlarla, gazetelerle İslamıyet’in üzerine top yekûn gelen ve son kale
aileyi de yıkmak için var güçleriyle çalışan batı kültürünün karşısında bu
kadar çaresiz kalmamız doğru değildir. Çok şükür ki, bu hassasiyeti barındıran
Milli Gazete Ve TV5’imiz var! Farkında olmadan şer güçlerin, ateist düşünceleri
benliğimizi yemeden bilinçaltımızı işgal etmeden farkı fark edelim. Ve bu yayın
kuruluşlarına nefesimizin sonuna kadar sahip çıkalım!
MESLEK, ODALARI NE İŞ YAPAR
Her mesleğin kendine ait odası mevcuttur. Sadece sigorta
acentelerinin yoktur. Sigorta acenteleri ne hikmetse TOBB bünyesinde temsil
edilmektedir. Bu meslek odaları kendi üyelerini, geliştirmek ve haklarını
korumak için kurulmuş olmasına rağmen bu meslek odaları rant kapısına
dönmüştür... Oda başkanı olmak için yasa mutlaka 2 yıl esnaf olma şartı
getirmektedir. Araştırılmış olsa; iş yerini kapatmış ve emekli olan birçok oda
başkanına rastlayabilirsiniz. Ben çocukken oda başkanlığı yapan şahsın; elli
yaşımda olmama rağmen hâlâ oda başkanlığı yaptığına bizzat şahidim. Rant
kapısına dönen bu meslek kuruluşlarına ivedi çeki düzen verilmesi
gerekmektedir. Bazı ticaret odaları hizmetlerinden çok ideolojileriyle gündeme
gelmektedirler. Gıda mühendisi Betül Koç, Tarım Müdürlüğü üretim sertifikasını
yenilemek için TMMOB’ye başvurdu ancak büyük hayal kırıklığı yaşadı. Oda,
vesikalık fotoğrafın başörtülü olmasını bahane ederek başvuruyu reddetti.
Koç’un verdiği bilgiye göre başvuruları internet sitesinden duyuran oda,
vesikalıklarla ilgili özellikleri duyurmadı. Yazılı açıklama isteyen mühendise
gönderilen cevapta, “Belgelere yapıştırılacak fotoğrafın son 6 ay içerisinde
açık, sakalsız, düzgün bir kıyafetle çekilmiş olacaktır.” denildi. Bu istek de
TMMOB Yönetim Kurulu’nun 2 Aralık 1994 tarihli kararına dayandırıldı. Mehmet
Akif’in dizeleriyle bu kalbi kararmışlara cevap vermek istiyorum “Bacımın
örtüsü batmakta rezilin gözüne acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne” Başka
zaman sokaklara dökülen kadın hakları savunucuları şimdi nerede Bu mühendis
kızımız başörtülü olduğu için mi feministlerin sesi çıkmıyor Yoksa feministler
din mi seçiyorlar Kadın dayanışması nerede kaldı
Bu meslek kuruluşu meslektaşına yardım için kurulmadı mı
Kendi ideolojilerine uymayanları almayacaklar uyanlara kapılarını sonuna kadar
açacaklar! İdeolojilerini ön planda tutan kaç tane meslek odası var Böyle bir
hizmet anlayışı olabilir mi Sayın Başbakan samimi ise, bakanlar kurulu kararı
ile yayınlayacağı bir genelgeyle bu gibi ideolojileri ön plana tutan ticaret
odalarına, Ltd ve AŞ’lerine yaptırımlar getirmeli. Ya da bu meslek odalarına
üye olma zorunluluğunu ortadan kaldırmalı. Kişiler mesleklerini icra edebilmek
için Milli Eğitim Bakanlığı’nın vereceği diploma yeterli olmalı. Bunun dışında
kalfalık ve ustalık belgeleri için Halk Eğitim Müdürlüklerinden alacakları
belge yeterli görülmelidir. Meslek odaları, üyelerinin haklarını korumak ve
mesleklerini en güzel bir şekilde icra etmelerini sağlamak için projeler
geliştirmeli ve bu projelerin uygulanabilmesi için ilgili bakanlıklarla beraber
çalışmalıdır. Hangi meslek odası üyelerinin kaç tanesinin kredi kartı mağduru
olduğunu, taahhüdü ihlal cezasından dolayı hapiste yattığını bilir. Üyeleri
hangi sebepten dolayı iş yerlerini kapatmıştır Kaç aile perişan olmuştur
Bunun anket çalışmalarını veya araştırmalarını yaptılar mı Üyelerinin vergi
yükünü hafifletmek için ne gibi çalışmalar yapmışlardır. Meslek odaları; bugüne
kadar rant kapısından öteye gitmemiştir. İdeolojilerini ön planda tutan ve
Türkiye’nin kalkınması için çalışmayanlara yazıklar olsun!
Not: 1- İDO bilet üzerinden bir veya iki lira hizmet bedeli
almaktadır. Bu neyin hizmet bedelidir
Not: 2- Başka operatörden geldiğinde her yöne 1000 dakika
kampanyası olduğunu söyleyerek abone yapan (İsmi bende saklı) Türkcell bayiinin
yalan söyleyerek satış yaptığını Türkcell’e sorgulattığımda öğrendim. Doğrusu;
Turkcellilerle 700 her yöne 300 dakikaymış. Üç yüz dakikayı aştığında fatura
katlıyor. Türkcell ne zaman dürüst satıcı olacak