BAYBURT - Bayburt‘a bağlı Kırkpınar köyü halkı, her yıl mayıs ayında ortaya çıkan ve birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan ‘‘yılanlarla tedavi‘‘ yöntemine izin verilmesini istiyor.
Yöre halkı tarafından ‘‘doktor yılanlar‘‘ olarak nitelendirilen, her yıl mayıs ayının ilk haftasında yuvalarından çıkan, boyları yaklaşık 50 santimetre olan yılanlar, köylüler tarafından yakalanarak haziran ayının ilk haftasına kadar sütle besleniyordu.
Köylü kadınlar tarafından bidonlar içerisinde saklanan ve zehirsiz olduğu belirtilen yılanların sedef, sinüzit, egzama, romatizma ve damar tıkanıklığı gibi birçok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor. Kadınlar, yılanlarla ‘‘tedavi‘‘ olmak için köye gelenlere belli bir ücret karşılığında sözde ‘‘tedavi‘‘ uyguluyordu. Rahatsızlık bulunan bölgeye konularak kendi haline bırakılan yılanların, hastalıklı bölgeyi terk etmesi tedavinin bittiği anlamına geliyordu.
Adı ‘‘yılanlı tedavi‘‘ yöntemi ile ünlenen Kırkpınar köyü her yıl mayıs-haziran aylarında yurt içi ve yurt dışından gelerek hastalıklarına ‘‘şifa‘‘ arayan insanların akınına uğruyordu. Uygulama, Bayburt Valiliğince geçen yıl, böyle bir şifanın tıbben mümkün olamayacağı gerekçesiyle yasaklandı, yasağa uymayanlar hakkında işlem yapılacağı duyuruldu.
-‘‘Tedavi‘‘ için Hollanda‘dan, Almanya‘dan gelenler vardı-
Köylülerden Fatih Bayram (42), AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bayburt Valiliği‘nin ‘‘yılanlı tedavi‘‘ yasağına bir anlam veremedikleri söyledi.
Yılanlardan şifa bulanlar olduğunu savunan Bayram, şöyle devam etti:
‘‘Maalesef yöntemi valilik yasaklamış, neden yasaklandığını bilmiyoruz. Yasağı duymadığı için köyümüze kadar gelenler de gerçeği öğrenince geri dönüyor. Buraya her yıl bu aylarda Hollanda‘dan, Almanya‘dan, yurdun değişik yerlerinden hastalıklarına şifa arayan çok sayıda kişi geliyordu. Yasakla birlikte sayı oldukça azaldı. Dertlerine çare için gelenler durumu öğrenince üzülüyor tabi, öylece geri dönüyorlar. Biz üzülmelerini istemiyoruz.‘‘
Yılanın vücudun her yerinde durmadığını dile getiren Bayram, ‘‘Bu hayvan her tarafa yatmaz, ağrıyan yerde yatar, zararı da yoktur‘‘ dedi.
‘‘Yılanlı tedavi‘‘ yönteminin araştırma yapılmadan yasaklandığını savunan Bayram, ‘‘Sayın valimizden konunun araştırılmasını rica ediyoruz, zira yöntemi kullanıp da dertlerine şifa bulan çok sayıda kişiye şahit olduk‘‘ diye konuştu.
Yasaktan önce tedavi için köye, mayıs-haziran aylarında yüzlerce kişinin geldiğini belirten İlhan Göktaş (59) ise ‘‘Köyde bu işi kadınlar yapıyordu. Onlar da kimseden zorla para almıyordu. Tedavi olanlar gönüllerinden ne koparsa onu veriyordu. Herkes şifa amaçlı geliyordu. Benim şahit olduğum bazı olaylar da var. Babasının sırtında felçli gelip 3 senede tedavi olduktan sonra babasının koluna girerek gidenleri gördüm‘‘ dedi.
-‘‘Her yerden arıyorlar, yurt dışından bile‘‘-
Köyde 7 yıl süreyle talepte bulunanlara ‘‘yılanla tedavi‘‘ uyguladığını söyleyen 66 yaşındaki Gülfiye Batmaz ise ‘‘Jandarma daha dün köye geldi. Korkumuzdan bu sene yılan da tutmadık. Tedavi için her yerden arıyorlar, yurt dışından bile. Biz de onlara yasaklandığını söylüyoruz. Yine de ısrarla isteyenler oluyor tabi ama jandarmadan korkuyoruz. Köye gelenler oluyor, onlar da yılan koydurmadan geri dönmek zorunda kalıyor‘‘ diye konuştu.
Bu işi insanlara yardım olsun diye yaptığını ifade eden Batmaz, şunları söyledi:
‘‘Yılanları insanların hastalıklı bölgesine koyuyorduk. Hayvan tedavi sonrası o bölgeden ayrılıyordu. Tedavi süresince yılanlara asla müdahale etmiyorduk. Yılanları tutup insanlara yardımcı olduğumuz için onlar da bu işin karşılığında bize 15-20 lira, gönüllerinden ne koparsa veriyordu. 100 lira 150 lira verenler de oluyordu tabi. Kimseden para istemiyorduk. İstanbul‘dan, Aydın‘dan, Samsun‘dan, daha bir çok yerden arayanlar var. ‘Sen yılanları tut biz sana ne kadar istersen veririz‘ diyorlar. Yılanlı tedavi bizim gelir kapımız, vatandaşın şifa kaynağıydı. Valilikten yasağı kaldırmasını istiyoruz.‘‘



