Hâlâ şaibeli 11 Eylül terörist saldırılarından sonra dönemin ABD Başkanı Bush, “Topyekûn haçlı savaşı başlatıyoruz” gibi bir cümle kurmuştu. Daha sonraki süreçte Irak toprakları işgal edildi, “Diktatör” masalıyla avutulduğumuz bir operasyonla Büyük Ortadoğu Projesi’nin ilk adımları gerçekleştirildi. “Saddam kimyasal silah üretiyor” yalanları uluslararası çalışan ajanslar ve medya organlarınca insanların zihinlerine sokuşturuldu. Aslında yapılmak istenen Irak işgaliyle Büyük İsrail Projesi’ne de start vermekti.
Irak’ın işgali hiçbir zaman tam anlamıyla bir işgal olmamıştır. Yapılmak istenen Ortadoğu’nun haylaz ve haşarı teröristi İsrail’in Arz-ı Mev’ud hesaplarına yardımcı olmaktı. Siyonist İsrail, kendisine bir güvenlik şemsiyesi bulununca anında Gazze’ye fosfor bombaları attı. Binlerce Filistinlinin üzerine bomba yağdırdı, kan oldu, gözyaşı oldu.
Şimdi biz İsrail’le ilişkilerimizi yumuşatıyormuşuz. Mavi Marmara’da Siyonistlerce katledilen şehitlerimizin her birisine 2’şer milyon dolar verilecekmiş. Peki, Filistin topraklarında katledilen yüzlerce dindaşımızın durumu ne olacak?
Gazetemizin dergileri dolayısıyla röportaj yaptığım Mahmut Toptaş hocamızla Mevlana Hazretlerini konuşmuştum. Toptaş hocamız diyordu ki, “Yahudiler Mevlana hazretlerini hiç sevmezler. Bunun nedeni de Mesnevi’sinde Yahudilerin tilkiliklerini, çakallıklarını ayeti kerimelere dayandırarak Mevlana’nın ortaya koymuş olmasıdır”
Siyonist İsrail’in çakallıkları, tilkilikleri hiç bitmez…
Bana göre Siyonist İsrail ile ilişkileri yumuşatmaya kalkışmanın yılanlarla dolu bir çuvala girmeye kalkışmaktan hiçbir farkı yoktur.
Siyonist İsrail, bölgenin en büyük teröristidir. Onunla ilişkileri yumuşatmaya çalışmak, Gazze’ye yağdırılan fosfor bombalarını görmezden gelmeye çalışmak veya gizlemekle eşdeğerdir.
İsrail bizden özür dileyeceğine yıllardır işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında kendi evinde öksüz, kendi evinde yetim olan Filistinlilerden özür dilemelidir.
Diplomasi bir sanattır… Diplomasi, bir satranç tahtası üzerinde yapılabilecek en iyi hamleyi yapıp, karşısındakini sıkıştırmak gibi bir oyunun en güzel şekilde oynanmasının adıdır.
Siyonist İsrail’le ilişkilerimizin yumuşatılmaya kalkışılmasını duyduğum anda yüreğimde bir acı ve sancı hissettim.
Siyonist İsrail, hemen 1967 sınırlarına geri çekilip, elini ayağını Filistin topraklarından çekmelidir. Siyonist İsrail, üzerlerine fosfor bombası yağdırdığı Filistin halkından özür dilemelidir.
Siyonist İsrail, şu ana kadar yaptığı katliamlardan, Filistin halkına verdiği acılardan, sancılardan bir an önce özür dilemelidir.
Ne demek ilişkilerin normalleştirilmesi. Biz Siyonist ve terörist İsrail ile ilişkilerimizin normalleşmesini istemiyoruz.
Şimdi bir iki tane gemi yardımıyla Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması mı planlanıyor?
Lütfen… Bizim zekamızla dalga geçmeyin…
Lütfen, Ortadoğu’nun en büyük teröristinin yaptıklarını legalleştirmeye çalışmasına müsaade edilmemelidir.
Şu gerçek hiçbir zaman değişmeyecek…
Siyonist İsrail, Ortadoğu’nun en büyük teröristidir…