YGSDE TÜRKİYE 44ÜNCÜSÜ OLAN ÖZEK, BAŞARISININ SIRLARINI ANLATTI

Abone Ol

Yaklaşık 2-2,5 sene önceydi…

milligazete.com.tr’nin yenilendiği günlerdi.

Gazetemizin Sahibi ve Genel Müdürümüz Ömer Yüksel Özek, o sabah bir başka girdi, internet servisine; “milligazete.com.tr çok güzel olmuş. Bizim Abdullah da çok heyecanlanmış…” dedi.

Ömer beyin, “Bizim Abdullah” dediği, oğlu Abdullah Münir Enes Özek.

***

İşte o Abdullah, bu yılki Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) 487 puan alarak Türkiye 44’üncüsü oldu.

İstanbul Fen Lisesi son sınıf öğrencisi olan sevgili Abdullah’ı bu başarısından dolayı öncelikle tebrik ediyorum. Başarısının hayırlara vesile olması temennisinde bulunuyorum. LYS için de aynı dileklerimi iletiyorum.

***

Abdullah’la konuştum.

Merak ettiğim hususlardan biri, sınava nasıl hazırlanmıştı;

“Öncelikle sınavdaki başarımda okulumun büyük katkısı oldu. İstanbul Fen Lisesi’nde 9-10-11’inci sınıflarda bize verilen yüksek seviyeli sayısal eğitim sayesinde, benimle birlikte, sınava giren birçok arkadaşımın yaşadığı zorluklar ortadan kalktı. Sınava hazırlanma sürecinde girdiğim çok sayıda deneme ‘eksiklerimi ortadan kaldırmaya’ yardımcı oldu. Kendi programımı yapıp uygulamak için çokça çaba gösterdim.”

Abdullah Münir Enes Özek, hedefini de şöyle anlattı;

“Hedefim yetenekli olduğumu düşündüğüm mühendislik alanında en iyi eğitim alacağım bölüme gitmek. Makine Mühendisliği bana en cazip gelen meslek. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni seçebilirim. Çünkü başarıda çevrenin ve azimli insanlarla aynı ortamda bulunmanın çok büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.”

Biraz da “tüyo” alalım dedik, Abdullah’tan; “Üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan adaylara neler tavsiye edersin Nasıl hazırlansınlar, nelere dikkat etsinler ”

Şunları anlattı: “Lise 1’den itibaren derslerini boşlamasınlar. Üniversite sınavında, çalıştıklarının hepsinin karşılığını misliyle alacaklardır. İlerde ne olmak istediklerini belirleyip hayallerini gerçekleştirmek için çalışsınlar. Bu şekilde daha verimli ve etkili bir çalışma olur. Sınava hazırlık sürecinde kötü fikirlerden ve depresif düşüncelerden olabildiğince uzak kalmaları sağlıklı bir çalışma yapmalarında oldukça büyük katkı sağlar.”

***

Son olarak;

Abdullah Münir Enes Özek’in annesi hanımefendi Çapa Tıp Fakültesi mezunu ve okulu birincilikle bitirdi. Hekim.

Abdullah’ın anneannesi de, Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’nın kız kardeşi. Abdullah, başarılı bir aile geleneğinin son halkası, anlayacağınız.

Bahtı açık olsun.

DEVLET BAHÇELİ BU MÜTHİŞ ALKIŞI DİKKATE ALMAYACAK MI

Dün sabah bizim Eser Gedik hatırlattı; “Abi, o yüksek tempolu alkışı izleyebildin mi ”

Takip ettiğim halde, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Kurultayı’nda “o an”lar her nedense dikkatimden kaçmış…

“O an”lar dediğim şu;

Parti kurultaylarına, diğer partilerin temsilci göndermesi gelenektendir.

Manzara aynen şöyle; MHP Kurultayı’na katılan Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi (BBP) temsilcileri Divan tarafından anons edildiğinde salon alkıştan adeta yıkılıyor.

Bunun anlamı çok açık; MHP tabanı, 7 Haziran 2015 seçimlerinde yapılacak olan genel seçimlerde MHP+Saadet+BBP seçim ittifakını hararetle destekliyor.

***

Peki, bu aşamadan sonra MHP lideri Devlet Bahçeli nasıl bir rota çizecek

Gerçi, şu dakika itibari ile MHP, Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi, seçime girecek diğer siyasi partiler gibi kendi milletvekili adaylarını belirliyor.

Ama unutmayalım ki maç 90 dakika. Bir de +’sı var. Siyaset de bir çözüm mekanizması. Son ana kadar umutlu olmamak için bir neden yok. Seçim ittifakı dediğimiz olay, netice olarak milletvekili adaylarının ortak bir listede gösterilmesi. Gerekli alt zemin hazırlandıktan ve “asgari müştereklerde” anlaştıktan sonra son noktanın konulması çok kolay.

***

Ben hâlâ inanıyorum ki;

* Devlet Bey, nasıl ki 367 garabetiyle TBMM’de çıkmaz sokağa giren Cumhurbaşkanlığı seçimi kilidini bir “bilek” hareketi ile çözdüyse; seçim ittifakı konusunda MHP tabanının bu yüksek talebine kayıtsız kalmayacaktır.

* Devlet Bey, MHP’yi, Ülkücü Gençliği nasıl ki “illegal” yapılanmalardan farklı bir noktaya taşıdıysa; 7 Haziran 2015’te yapılacak seçimlerde “ittifak”ı önlemek için MHP’nin oylarını “bilinçli” olarak “yüksek” gösterenlere itibar etmeyecektir. Bahçeli’nin, bu “oyun”u görecek feraset ve basirette olduğunu düşünüyorum.

SEVDİĞİM TWİTLER

Hak istenmez alınır. Almaya gücü yetmeyene mazlum, gücünü hak görene zalim denir. (BİLALİ YILDIRIM)

* Al karşına 6 kişi. Kavi olsun muhabbet. Azıcık soslu acılı sorular… Ve saatlerce süren diyaloglar… Buranın adı “haber kanalı”. Yesinler. (ADNAN ÖKSÜZ)

*  Şu an yaşadığımız olağanüstü antidemokratik dönemde, Meclis’te Saadet’in ses ve soluğuna ihtiyaç var. (SEVDE BETÜL)

APO’NUN MEKTUBUNDA YENİ UNSURLAR NEDEN YER ALMADI

APO, 2013 nevruzundaki mektubunda ne mesajlar vermişti Önce onlara bakalım;

* Milyonlar artık barış diyor.

* Kavgamız ırka değil, baskı ve ezilmeye.

* Yeni bir Türkiye, yeni bir Ortadoğu.

* Silahlı direnişten demokratik siyasi sürece kapı açılıyor.

* Büyük bedeller ödedik, helal olsun.

* Artık silahlar sussun, fikirler konuşsun.

* Silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi aşamasına gelindi.

* Demokratik modernimizi inşa etmeye çağırıyorum.

* Zaman helalleşme zamanıdır.

* Yeni bir arayış ekmek kadar ihtiyaç.

* Misak-ı milli vurgusu.

* Ayrıştırmak isteyenlere inat birleşeceğiz.

* Zamanın ruhunu okuyamayan tarihin çöp sepetine gider.

***

Sorarım; APO’nun önceki gün Diyarbakır’da okunan son nevruz mektubunda böylesi mesajlar neden yoktu Somut öneriler neden yer almadı Kongre tarihi dahi belirtilmedi. Bunu, kimilerinin ima ettiği gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İmralı İzleme Heyeti’ne” karşı açıklamalarına bağlamak yeterli mi Sanmam. O halde ne

***

Özetin özeti; İmralı’nın 2015 mektubu, 2013 mektubunda verdiği mesajların çooook gerisinde kaldı…

NOT: Bugün, 23 Mart 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!