Gündem

Yeter ki prangaları çözün

Yeter ki prangaları çözün

Abone Ol

TürkiyTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ‘‘70 milyonluk değil, 100 milyonluk Türkiye‘yi doyurabiliriz, çiftçimiz buna hazır‘‘ dedi.

Sakarya Ticaret Borsası‘nda gerçekleştirilen Sakarya Ziraat Odası 22. Genel Kurulu‘nda konuşan Bayraktar, Türkiye‘de ziraatın gelişimi için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi. Türkiye Ziraat Odaları Kanunu‘nun kendi döneminde çıktığını belirten Bayraktar, eskiden ziraat odalarının idari ve mali açıdan güçlü olmadığını, bu nedenle de çiftçilere çok iyi hizmet veremediklerini ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Kırsal Kalkınma Projelerini hayata geçirdiklerini ifade eden Bayraktar, ‘‘4 ayda Türkiye‘nin değişik yerlerinde 43 açılış yaptık. 35 tane daha açılış yapacağız. Yani odalarımız kaynaklarının çiftçimize fayda sağladığını görmekten büyük mutluluk duyuyorum‘‘ dedi.

Tarım sektörünün dünyada önemli bir sektör haline geldiğine işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu: ‘‘Bunu sadece ben söylemiyorum. Devlet adamları, IMF ve Dünya Bankası söylüyor. İlerleme raporlarına baktığınızda tarıma verilen destekler yetersiz görülerek eleştiriliyor. İşte biz bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Artık tarım sektörü dünyada makro ekonomileri etkileyebilir duruma geldi. Baktığınız zaman tarım ürünlerinin enflasyon gibi değerlerin belirlenmesinde bir faktör haline geldiğini görebiliyoruz ama eskiden böyle değildi. Domates fiyatından kimin haberi vardı eskiden ama şimdi durumuna bakın. Sizin buğdayınızdan kimin haberi vardı, ama şimdi buğdayınızı herkes takip ediyor. Niye? Çünkü enflasyon belirleniminde gıda ve tarım ürünleri yüzde 27‘lik bir orana sahip artık. Başka ülkelerde daha fazla bu oran.‘‘

"Ortadoğu‘daki gerilim"

Bayraktar, son dönemde Ortadoğu‘da meydana gelen olayları hatırlatarak, bu olayların yaşanmasında gerçek unsurun gıda fiyatlarının aşırı yükselmesi ve yoksulların gıda ürünlerine ulaşamaması olduğunu savundu. İnsanların kötü bir şekilde yönetildiklerini anladıklarını belirten Bayraktar, ‘‘Bu durumu tetikleyen gıda, dolayısıyla tarım sektörüdür. Dünya nüfusu hızlı bir şekilde artıyor. Milyarlarca insan bugün aç. Bunun dışında yakıt fiyatları da yükseliyor. Günümüzde tarım ürünlerinden enerji ürünleri yapılmaya çalışılıyor. Bu da tarım sektörünü etkiliyor ve önümüzdeki süreçte daha fazla etkileyecek. Tarım ürünlerinin kullanım alanı oldukça gelişmiş durumda. Bu durumda arz yeterli mi? Değil. O zaman ne oluyor? Fiyatlar yükseliyor‘‘ dedi.

"Arazileri toplulaştıramıyoruz, bari bölünmesini engelleyelim"

Devlet desteğinin tarım alanında artarak devam etmesini istediklerini belirten Bayraktar, fırsat varken ucuza tarım ürünü üretilememesi durumunda, pahalı şekilde ithalatın kaçınılmaz olacağını bildirdi.

Türkiye‘nin sanayileşme çabaları nedeniyle tarımı ihmal ettiğini öne süren Bayraktar, şunları dile getirdi: ‘‘Tarım sektörünü yüzüstü bıraktık. Bugün geldiğimiz nokta bu. Tarım sektörünün en büyük sorunları yapısal sorunlara dayanıyor. Tarım arazilerinin bölünüp küçülmesi hala devam ediyor. Fransa‘da arazilerin büyüklüğü 150 dekar ve hala büyütmeye devam ediyor. Bizde ise 55 dekar. Hatta bazı yerlerde 13 dekara düşüyor. Bu kadar küçük arazilerde tarıma ne kadar destek verirseniz verin hangi aileyi memnun edeceksiniz? Arazileri toparlayamıyoruz, bari bölünmesini engelleyelim. Hükümetin bu konuda çalışmaları var ve destekliyoruz. Yılda 2 milyon dekar araziyi toplu hale getirmemiz lazım. Yani Türkiye‘de ki 10 milyon dekarlık araziyi toplu hale getirmemiz lazım.‘‘

Bayraktar, Türkiye‘de 4 milyon dekar arazinin sulamaya açılmaması halinde dünyayla rekabet edilemeyeceğini ifade ederek, hükümetin sulama projelerini desteklediklerini söyledi.

Tarım ürünü ticaretinin, dünyada önemli bir yere geldiğini kaydeden Bayraktar, ‘‘Türkiye bu durumu fırsata çevirmeli. Biz 50 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç edeceğiz. 70 milyonluk değil 100 milyonluk Türkiye‘yi rahatlıkla doyurabiliriz, çiftçimiz buna hazır. Bu hedeflere hep birlikte motive olmamız lazım. Elimizde çok verimli topraklar var, bunları neden kullanmayalım. Türkiye‘nin yılda 45 milyar dolarlık israf ve verimlilik kaybı var. Bunu ekonomiye kazandırdığımızda kişi başı milli geliri yüzde 50 arttırabiliriz‘‘ şeklinde konuştu.