Yeter artık!

Abone Ol

Rivayet edilir ki, klasik batı müziğini halka sevdirme operasyonları çerçevesinde Devlet Senfoni Orkestrası, Sivas a konser vermeye gider. Konser günü, ahalinin yabancısı olan bu müziği hiç kimsenin dinlemeye gelmeyeceği ihtimaline binaen, sokaktan, caddeden geçen herkes derdest edilerek, konser salonuna tıkıştırılır. Konser başlar Arka sıralardaki yaşlıca bir amcanın, konser boyunca hüngür hüngür ağladığı herkesin dikkatini çeker. Konser bittikten sonra, herkes "Müziğin etkisiyle ağladığı zannedilen" bu amcanın başına toplaşır. Sorarlar, "Amca, ne oldu sana Müzikten mi etkilendin de böyle ağladın .." Amca, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek, o meşhur lafını eder, "Yok evladım. Ne müziği Sivas, Sivas olalı böyle zulüm görmedi, ona ağlarım..."

"Bu ülkede başörtülüler arttı. Azınlığa düştük" saçmalamasıyla bir anda tüm medya ışıklarının üzerine dönmesini sağlayan Fazıl Say ın oluşturduğu gündemden sonra, aklımıza hep bu kıssa düşüveriyor.

Hatırlarsanız, TRT nin tek tabanca olduğu dönemlerde Pazar sabahları, sanki başka program yokmuşcasına, "Pazar Konseri" adıyla bir program yayınlanırdı. Aman Allah ım Ne biçim işkenceydi Ne biçim zulümdü Zaten program da, ahalinin diline, "Pazar Kanseri" olarak düşmüştü o günlerde.

Bunları niye anlattık Müziğini hiç kimsenin tınlamadığı bir vatandaş çıkıyor ve günlerdir bu ülkede gündem oluşturabiliyor. Yabancılaştırma operasyonu ile anlatmaya çalıştığımız şey bu aslında. Bu ülkenin özüne, tarihine, kültürüne ait şeylere, yabancı muamelesi çekilirken, bu ülkenin dilinden konuşmayan, bu ülkenin kendi müziğini üretmeyenler ise baş tacı ediliyor. Daha önce de, "Ezber Bozmak" başlıklı bir yazımda ifade ettiğim gibi, bu ülkenin ana arterlerinden beslenen, bu ülke insanının acısını, sancısını, kaygısını, dertlerini anlatmaya çalışan Orhan Gencebay gibi müzisyenlere ise "sakıncalı adam" muamelesi yapılıyor.

Garip bir memlekette yaşıyoruz vesselam. Bu ülkenin radyolarında Cumhuriyet sonrasında yıllarca Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği çalınmamış Neden

Partisinin adında "Halk" bulunanların halkın değerlerini yok etme despotizmi dolayısıyla!

Günlerdir konuşuyor Fazıl Say Yabancı ajanslara konuşuyor Makale yazıyor

Artık bıkkınlık verdi Bu ülkeyi kendi arzuladıkları bir dünyaya dönüştürmek için uğraşanların borazanı olarak konuşup duruyor. Nedir bu milleti biçimleme arzunuz Bu millet sizin istediğiniz kalıplara girmek zorunda mı Gideceksen git, kalacaksan kal.

Bizim öz değerlerimize saygılı olarak kalıyorsan, eyvallah Ama, kendi kafanda kurguladığın bir dünyaya bizi sokmak için verdiğin mücadeleden vazgeç. Biz buyuz Sizin kalıplarınıza uymak, değişmek istemiyoruz Piyano tuşlarınızdan çıkan ezgilerden zevk alanların dünyası size kalsın Bizim değerlerimiz bize yeter!