Son günlerde vaka sayıları ile salgından vefat edenlerin sayılarında yükseliş başladı. Sebebi yeteri kadar salgına karşı mücadele edilmeyişi mi, yoksa toplumda kurallara uyma konusunda bir gevşeme mi yaşanıyor net bir şey söylemek mümkün değil. Ancak, kış ayları ile birlikte koronavirüs salgınında bir tırmanışın olabileceği sıkça ifade edilmiş ve tedbirli olunması konusunda işin uzmanları uyarlarını sürdürdüler. Bu uyarılara rağmen yakın zamana kadar az da olsa vakalarda ve vefat sayılarında bir gerileme gözlenir iken 26 Aralık’tan itibaren salgın sanki birdenbire atağa kalkmış görüntüsü vermeye başladı.
Bu noktada üç günlük vaka sayılarını aktarmakta yarar var.
26 Aralık’ta salgın ile ilgili açıklanan rakamlar şöyle idi:
Test sayısı: 351 bin 965
Vaka sayısı: 20 bin 138
İyileşen sayısı: 21 bin 214
Vefat: 173
27 Aralık’ta açıklanan rakamlar:
Test sayısı: 362 bin 535
Vaka sayısı: 26 bin 099
İyileşen sayısı: 22 bin 024
Vefat: 157
28 Aralık’ta açıklanan rakamlar:
Test sayısı: 368 bin 842
Vaka sayısı: 32 bin i76
İyileşen sayısı: 23 bin 104
Vefat: 184
Tablodan da görüldüğü gibi genellikle iyileşenlerin sayısı yeni vakalardan fazla seyrederken, özellikle 27 ve 28 Aralık sonuçlarında vaka sayılarında artışa karşılık iyileşenlerde ciddi bir azalma söz konusu. Vefatlarda ise bir gün azalma yaşanırken, ertesi gün bir artış gündeme gelebiliyor. Bu gelişmeler Omicron varyantının bir sonucu mu, yoksa önceden kış aylarında salgının şiddetlenebileceğine dair tahminlerin bir sonucu mu net bir şey söylemek mümkün değil. Ancak, yapılan açıklamalarda Omicron etkisiyle vakaların arttığı görüşü giderek yaygınlık kazanıyor. Bununla da kalınmıyor açıklamalarda salgına karşı tedbirlerin artırılması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle de herkes aşılanmaya davet ediliyor. Bir yandan tedbirlerin artırılması istenirken öbür yandan, “Omicron bağışıklık dinlemiyor” ya da tamamen zıt, “Omicron hastaneye yatırmıyor” şeklinde açıklamaları geliyor.
Bu çelişkili açıklamalara karşı insanlar salgına karşı gereken tedbirler konusunda titiz davranmıyorlar. Özellikle başta dolmuşlar olmak üzere toplu taşıma araçlarında salgının başlarındaki uygulamalar adeta iptal edilmiş durumda. Bu köşede daha önce de belirttiğim gibi, dolmuşlarda 25-30 kişi üst üste yolculuk ediyor. Maske konusunda mesafeye göre insanlar özellikle kapalı mekânlarda biraz daha duyarlı olsalar da mesafe giderek unutuluyor.
Bir yandan yetkililer özellikle kış aylarında salgının yaygınlaşmasını engellemek için aşı, mesafe ve maske konusunda giderek biraz daha duyarlı olsalar da eskiden kapalı mekânlarda kalabalıkların bir araya gelmeleri yasak iken o yasak şimdilerde tamamen unutulmuş durumda. Bunda başta iktidar partisi olmak üzere siyası partiler yaptıkları toplantılarla başı çekiyorlar.
Sözü uzatmaya gerek yok. Koronavirüs ile mücadelede insanımızda bir gevşeme söz konusu, bunun çaresini bulmak yöneticilere düşüyor. Bunu söylerken insanlar evlerine kapatılsın diyor değilim. Çünkü evlerine ekmek götürmek durumunda olanların zararını devlet karşılayacak durumda görünmediğine göre sanki bazı kuralların uygulanmıyor olmasını görmezden gelinmesinin temelinde ekonomik sebeplerin olduğu anlaşılıyor. Böyle olunca da ekonomik zorlamalar karşısında insanımızın kurallara uymalarındaki bazı hususlar gevşetilmiş, bunu da insanımız adeta bir fırsat görür durumda. Dilerim bu gevşeme sonucu kısa sürede hastaneler dolmuş duruma gelmez.