Yerlerde sürüklenenler!

Abone Ol

Bırakın devlet dairesini. Üniversite birincisi olanlar, kürsüden indiriliyordu. Milli Görüş'ün Meclis’e soktuğu ilk başörtülü vekil Merve Kavakçı, Ecevit ve milletvekilleri tarafından “Dışarı, dışarı” diye istiskal ediliyordu. 28 Şubat’ta başörtülüler üniversiteye girmesin diye kampus girişinde yerlerde sürükleniyordu.

***

Derinler, yüzeyseller, cumhurbaşkanı, anamuhalefet, yavru muhalefet yani siyaset…

Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Sabah… Kanal D, ATV, Show, Star… Bugünkü hükümet yanlısı medyanın neredeyse tamamı…

TOBB, Türk-İş, DİSK, TİSK, TESK… TÜSİAD… Yani sermayenin neredeyse tamamı… Birtakım sivil, asker… Onlara teşne bürokrasi… El ele verip milletin seçtiği iktidarı, bir yılda indiriliyordu.

28 Şubat zulmünün simge fotoğraflarından biri ise üniversiteye girmesin diye polis tarafından yerlerde sürüklenen başörtülü fotoğrafıydı. Bu fotoğrafa iyi bakın…

***

Şimdi öteki fotoğrafa geçiyorum.

Ne ki şimdi de “başörtülüler” yerlerde sürükleniyor! Ama farklı bir nedenle…

Zulümden, dışlamadan, ötekileştirmeden, dış güçlerin, mahfillerin, din ve İslam düşmanlığından dolayı değil…

Millet ekonomik kriz ve geçim derdine müptela iken… Pantolon intiharları taze iken… Lüks araba, pahalı markalarla… Türedi zenginliğin… İhale, inşaat, ifşaat… Nişantaşı ve Çukurambar Müslümanlığı “Kazanımlarının”… Sosyal medya tesettürsüzlüğünün sembolü bazı başörtülü kardeşlerimiz…

***

Rusya’dan başlayıp bize kadar yayılan Kayan Yıldızlar Akımınına (Falling Stars) kapılarak kendini yere atıp bütün dünyaya yayınlıyor.

“Düştüğünüz yerden kalkmayın!” diyemeyeceğim…

Demek böyle olması gerekiyordu… Herkesin sınanması, denenmesi ve gram ayarımızın ortaya çıkması gerekiyordu…

İki asırdır üzerinden silindir geçmiş bir memleketin evlatlarının kendine gelmesi öyle kolay olmuyor işte…

Başımıza büyük ve uyarıcı bir azap gelmeden uyanmak şart!

Bu “Düştüğümüz yerden” nasıl kalkacağız Allah’ım!

BAŞKANLIĞIN İLK MECLİS’İ

TBMM açıldı. Soru şu: Başkanlık sisteminde TBMM, kanun yapımında daha etkin ve aktif mi olacak? Yoksa daha mı etkisi azalan bir yapıda mı hareket edecek? Sorunun cevabı, TBMM’yi açarken mikrofonu çalışmayan Başkan Binali Yıldırım’dan espriyle karışık geldi? “Kimse bu Meclis’in sesini kısamaz!”

Dünkü açılışta bakanlar, yani atanmışlar genel kurula giremedi. Misafir gibi, locadan izledi. Bakanlardan hangilerini belediye başkan adayı göreceğimiz bu dönemde netleşecek. Dün asker de biraz daha ötede kendine yer buldu. Eski başkanlar Bülent Arınç, M.Ali Şahin, Cemil Çiçek de büyükelçilerin olduğu locadan izledi.

YAKTIN BENİ MCKINSEY!

Çok değil, bir ay öncesini hatırlayın. Amerika Ajan Papaz Bronson’u bahane etmiş. Türkiye’ye karşı dolar, ambargo ve ekonomik savaş başlatmış. Borçlarımız artmış. Şirketlerin iflasa, ekonomi krize girmiş. Türkiye ise ABD’ye karşı “Ekonomik bağımsızlık savaşına” girmişti.

Tam da böyle bir dönemde, bir ay kadar önce bir iddia çalındı kulağımıza. “McKinsey diye bir ABD’li yönetim danışmanlık şirketiyle çalışılıyor” diye.

***

Ne yalan söyleyeyim. Hiç inanamadım. Hiç ihtimal veremedim. Bir, devletin zirvesinin Amerika’ya karşı söylediğine baktım. Bir de, gelen bilgiye. Hiç örtüştüremedim. “Bunun imkânı yok! Köşemize dış güçlerin bir operasyonu” dedim kendi kendime.

***

Normal bir zamanda olsa bir gazeteci belki böyle bir bilginin üzerine atlar. Ama düşünün Ağustos ayını. Amerika ile Türkiye arasındaki yaşanan algıyı. Türkiye’ye karşı başlatılan yaptırımlar. Ekonomik olarak Türkiye’yi diz çöktürmek isteyen bir Amerika. Türkiye, “Amerikan menşeli ürünleri kullanmayın!” diyor. Vatandaş iPhone’ları kırıyor.

Böyle bir konjonktürde deselerdi ki, “Türkiye IMF ile anlaşacak!” Buna ihtimal verilebilirdi ama… Her ne kadar teknik danışma bile olsa hele Amerikalı bir firma ile çalışılmasını hiç tahmin edemedim. Hadi Avrupalı olsa neyse!

***

Şimdi düşünün. Gazetecisiniz. Bir ay önce gelen kulis iddiası şimdi bütün ülkenin gündemine oturmuş. Haber elinizde patlamış. Ona mı yanayım! Böyle bir şirketle anlaşılmış olmasına mı yanayım! Bu da bana iyi bir ders olsun! Bundan sonra en olmadık iddiaları bile kulak ardı etmeyeceğim.

Sahi McKinsey’le anlaşma yerli ve millilik gereği TL üzerinden mi, dolar üzerinden mi yapıldı? Ve kaç liraya!

Yaktın beni McKinsey!