Yererim de, överim de!

Abone Ol

Siz bu iktidarın izlediği politikalara akıl-sır

erdirebiliyor musunuz Sizi bilmiyoruz da biz bu iktidarın yaptıklarına bir

türlü akıl erdiremiyoruz! Bir bakıyoruz, yargıyı yerden yere vuruyorlar!

Yargıyı kendi başına hareket etmekle suçluyorlar! Uzun tutukluluk sürelerine

kızıyorlar! Üst düzey üniformalı ve üniformasız bürokratlara karşı yargının

acımasızlığına öfkeleniyorlar! Bütün bunları bir ölçüde anlamak ve makul

karşılamak mümkün!

Ama aynı eleştirileri bir başkası, mesela yabancı bir

ülkenin temsilcisi tekrarlayıp “bu size yakışmıyor” diyecek olursa “haddini

bilmeye” davetten tutun da “içişlerimize karışmaya” kadar pek çok konuda

haşlıyorlar!

Yani yargı konusundaki tavırları “Benim yargım değil mi;

yererim de, överim de, size ne!” çizgisinden öteye geçmiyor!

Yani kendileri yargıya demediklerini bırakmıyorlar ama bir

başkası yargıyı aynı tonda eleştirince bu defa yargıyı sahiplenecekleri tutuyor

ve eleştiri sahibine demediklerini bırakmıyorlar! Yabancı bir ülkenin

içişlerimize karışmasının elbette onaylanacak hali yok ama benzer sözleri daha

önce o ülkenin Dışişleri Bakanı ifade ettiği zaman hiç itirazda bulunmayanlar

şimdi büyükelçisi konuştu diye niye böyle öfkeleniyorlar ki!

ABD Dışişleri sözcüsü Victoria Nuland konuyla ilgili olarak

bakın ne diyor:

“Büyükelçi Ricciardone eski Dışişleri Bakanı Hillary

Clinton’un söylediklerini sadece tekrar etti. Eminim ki bu konuda konuşma

fırsatı bulduğunda yeni Dışişleri Bakanı John Kerry de aynısını söyleyecektir.”

Siz her fırsatta yargıyı yerden yere vuracaksınız, ağzınıza

gelen her şeyi sıralayacaksınız!

Sonra aynı şeyleri söyleyen ABD’nin eski Dışişleri Bakanına

tek laf etmeyeceksiniz!

Dışişleri Bakanlığı sözcüsüne tek laf etmeyeceksiniz!

Muhtemelen aynı sözleri tekrar edecek olan yeni Dışişleri Bakanına da tek laf

edilmeyecek! Ama Büyükelçiye denilmedik laf bırakılmayacak! Bu çifte standart

nasıl izah edilir İzah edilemez tabii!

Yargıyı hedef tahtası haline getirmek yerine yargının daha

çabuk işlemesi sağlamak en makul ve mantıklı yol değil mi

“Askerin morali bozuluyor” endişesine ne kadar hak

veriyorsak “yargının moralinin” de o kadar düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz!

Eğer başkalarının yargıya yönelik eleştirilerinden

rahatsızlık duyuluyorsa önce kendileri tarafından yargıya yöneltilen

eleştirilere bir çeki düzen verilmeli ve sınırlama getirilmeli diyoruz. Yoksa

“İçlerimize karışarak haddini aşıyorsun” çıkışı içi boş bir çıkış olmaktan

öteye geçemez!