Yerel Seçime Doğru

Abone Ol

Türkiye’nin en önemli gündeminin yerel seçimler olduğu muhakkak. Ne Cemal Kaşıkçı cinayeti, ne McKisney muamması, ne kurdaki iniş-çıkışlar ne de diğer gündemler o kadar önem arz eder. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, herkes yerel seçimlere odaklanmış durumda.

Bu seçimleri önemli kılan da, hiç şüphesiz ki; iktidar partisinin, artık yolun sonuna gelmiş olduğunun aleniyet kazanacak olmasıdır. 

AK Parti inişe geçerken, yükselişe geçen tek parti; Saadet Partisi olacaktır.

Beklentiler ve algı oluşturma gayretleri farklı olsa da ipi göğüsleyecek olan  parti ancak Saadet Partisi’dir.

Slogan hazır: “Belediyecilik bizim işimiz.”

Hiç kimse itiraz etmez, edemez...

Mahalli idarelerde sergilenecek olan başarı, arkasından, genel yönetim için seçim zaferini getirecektir. Milli Görüş tarihi bu örneklerle doludur. Bakmayın siz, algı oluşturarak iktidara gelenlere ve algı sayesinde orada kalmaya devam edenlere.

Mevcut iktidarın algıyı yöneterek, orada kalmaya devam ettiği herkesin malumu.

Ancak, yol bitmiştir. Bu konuyu bir tek soruyla neticeye kavuşturabiliriz.

Halka ne anlatacaklar?

McKinsey’den niçin vazgeçtiklerini mi?

“Her şey aslına rücu eder” diye bir düstur vardır. Sabrın zorlandığının farkındayız. Ancak, bu sürecin ilelebet devam etmeyeceğini, herkes çok iyi bilmektedir. Kim, nerede durursa dursun; hiç kimse bu sonuçtan kaçamayacaktır.

Türkiye’nin çok kritik bir kavşakta olduğu herkesin bildiği bir gerçek. Başta, ekonomi olmak üzere. Dış tehditler de aynı oranda artmış durumda. Döviz kurlarının hareketliliğini görmezden gelmek mümkün değil. Ancak, iktidar partisine güvenmek de imkânsız. Zaten iktidar partisi ile taban arasında her gün artarak devam eden güven problemi var.  Bunu da görmek lazım.

İşte; beklenen gün hızla yaklaşmaktadır. Merak edilen konu ise; yerel seçim sonrası iktidardaki partinin yaşayacağı finaldir.