Yerel Mi Evrensel Mi?

Abone Ol

Sıcak ülkelerde yetişen meyveler, soğuk ülkelerde yetişmediği gibi, soğuk ülke meyveleri de sıcak iklimlerde yetişmiyor.

Ancak insan, bütün iklimlere uyum sağlayabiliyor.

Çünkü dünyamız, insan için hazırlandı ve bu dünyamıza ilk adımla Hazreti Adem aleyhisselam ile Hazreti Havva anamız teşrif ettiler.

Rabbimiz, bu dünyayı insan için yarattığını:

“Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, takva sahibi olasınız.

O sizin için yeryüzünü döşek, gökyüzünü bina (tavan) yaptı. Gökten yağmur indirerek o su ile size rızk olarak meyveler çıkardı. O halde bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.” (Bakara süresi ayet 2/21-22).

“Allah’ı nasıl inkâr edersiniz? Siz ölü idiniz O diriltti. Sonra sizi O öldürecek, sonra sizi (ahirette) yine O diriltecek, sonra da O’na döndürüleceksiniz.

O Allah ki, yeryüzünde olanların tamamını sizin için yaratan, sonra göğe yönelip yedi kat sema olarak donatan O’dur. O her şeyi bilir”  buyurarak haber verir. (Bakara süresi ayet 2/28-29).

Lut Gölü’nün kenarında yaşayan bir insan, Everest tepesine çıkabildiği gibi, Everest tepesinin eteklerinde yaşayan biri de Lut Gölü sakini olabilir.

Afrika’da yaşayan fakir bir aile çocuğu, sahasında dünya birincisi olabildiği gibi, aksi de olabilir.

Kur’an-ı Kerim’i okumaya başlayan bir Müslüman, ilk sayfasının ilk cümlesinde “el-Hamdü lillahi Rabbi’l-âlemin” (âlemlerin Rabbine hamdolsun) diyerek başlar okumaya. Ve namazını kılan bir Müslüman, bu ayeti günde en az elli defa okur.

Kırk rekâtta kırk defa okuduğu gibi, çeşitli vesilelerle “Fatiha” denir ve tekrar okur.

“Âlemlerin Rabbine hamdolsun.”

Bilim adamlarının bize haber verdiğine göre, ışığı bize 900 ışık yılında ulaşan yıldız da, Rabbimizin yarattığı âlemlerden biridir.

“Evrensel” dediklerinde bazılarının hatırına dünya ve dünyadaki devletler ve onların bilgileri, kültürleri, örfleri, adetleri gelirken Müslümanlar ise gördüğümüz ve görmediğimiz bütün yaratılmışları anlarlar ve bunlar içinde bütün insanlar da vardır.

İbadetlerimizin en önemlilerinden biri olan namazımız, evrensel Güneş’in hareketlerine bağlı iken, orucumuz evrensel Ay’ın hareketlerine bağlıdır.

Batının kriterlerini, İslam’ın kıstasına tercih edenlerden bir kaçı, Ramazan orucunu Aralık ayına sabitleyelim teklifinde bulunurlarken, yerellerin kriterleriyle yerli esirler olduklarını ispat etmişlerdi.

Orucun ay takvimine göre tutulmasını emredenin, evreni de yarattığını,

Bu evrende yaşayan her insanın, yalnız Allah’a kulluk ederek evrenselliği kazanacağını,

Batılı veya doğulu insanların kriterlerinin zorunlu olarak yerel olacağını ve yerelliğin insanlık için bir afet olacağını anlaması gerekirdi.

Güneş, ay, yıldızlar evrendeki her şeyle nasıl bağlantılı ise, Kur’an-ı Kerim’in her bir ayeti de evrendekiler için indirilmiştir.

Güneş ve ayın faydası, yalnız yaşadığımız süre içindir.

Kur’an ayetleri ise iki dünyamızı da aydınlatacak şekilde indirilmiştir.

Kandilimizi, koynumuzda saklayarak sahip çıktığımızı zannediyoruz.

Yanılıyoruz.

“Evrensel İslami değerler” isimli eserim

https://www.arapcadagitim.com/urun/evrensel-islami-degerler adresinden istenebilir.