ALLAH gökyüzünü, uzayın derinliklerini, denizlerin
diplerini süslediği gibi yerin altını da süslemiştir. Bazen volkanik
kalıntıların arasından, bazen kayaların derinliklerinden çıkan doğal taşların,
çok güzel şekil ve desenlerden oluşması gerçekten şaşırtıcıdır. Tıpkı mücevher
görünümüne sahip birbirinden güzel taş ve minerallerin yerin altında adeta bir
sanat eseri olarak dizilmiş olması, Allah ın yaratma sanatını fark edebilmemiz
için adeta birer işaret gibidir. Örneğin; Çikolata Opali son derece
etkileyici bir güzelliğe sahiptir. 90 lı yıllarda Etiyopya da keşfedilen, şekli
ve renginden dolayı bu şekilde adlandırılmaya başlanan bu doğal taş, bulunduğu
zaman herkesi şaşırtmıştır. 3 metre derinliğindeki volkanik yataklardan
çıkarılan çikolata opalleri sık görülen kahverengi ve kırmızıdan, nadir görülen
mavi renge kadar çeşitli renk paletine sahiptir. Renk geçişlerinden dolayı aynı
zamanda gökkuşağı taşı olarak da bilinen Çikolata Opali ilk bakıldığında sanki
özel olarak tasarlanmış bir sanat eseri gibidir.
Allah, yerin derinliklerinde deseni ve alevimsi pırıltısı
ile göz kamaştıran Çikolata Opali gibi daha pek çok çeşit birbirinden güzel
taşlar var etmiştir. Görüntüleri çok etkileyici ve estetik olan bu taşlar
tamamıyla doğaldır. Renk geçişleri mükemmeldir. Üzerlerine sonradan eklenmiş
hiç bir boya maddesi yoktur. Allah, yerin altında rengarenk, çok simetrik,
dokusu ve deseni muhteşem olan bu taşların oluşumu için tuz ve minerallerin
birikmesini vesile etmiştir. Kapkara toprağın derinliklerinde fuşya renginde
bir taşın olması çok olağanüstü bir güzelliktir. Fosforik pembe, mavi, yeşil,
safir, turkuaz, kırmızı gibi çeşit çeşit renklerde, çok muazzam etkileyici
desene sahip, birbirinden orijinal şekillerde oluşan bir taşların değerini
yerin altında yaşayan başka bir canlı asla bilemez.
Tüm bu güzellikler bizim için yaratılmıştır
Allah bizim için yerin altı da dâhil olmak üzere kainatın
her noktasını çok detaylı olarak süslemiştir. Allah, o büyüleyici, muhteşem
taşları, insanlar araştırıp, kazılar yapıp o taşları bulsunlar diye
yaratmıştır. Bu nedenle insan Allah ın sanatını çok iyi takdir edebilmelidir.
Dünya şartlarında bütün bu renkleri bir araya getiren bir tablo yapıldığında
mutlaka ilgiyle karşılanır. O tabloyu yapan kişi bir anda çok geniş çevreler
tarafından tanınır, herkes o sanat eserini görmek ister, o sanatçı yıllarca
övülür, öldükten sonra bile seneler hatta asırlar boyunca o kişinin adı anılır.
İşin aslı; o sanatçıların yaptığını zannettikleri tablolarda beynin içindeki
mercimek kadar yerde Allah tarafından yaratılır ve insanlara görüntü olarak
gösterilir. Elbette ki her hangi bir güzellik karşısında sadece çok güzelmiş
deyip geçmek olmaz. Sanatçıyı övmek gerekir. Allah müthiş bir sanat sergilemektedir.
Yerin altında, üstünde, gökyüzünde, kısacası tüm evrende olan sanatın tek
sahibi olan Allah tır. Asıl övgüye layık olan yalnızca Rabbimizdir. Tüm bu
güzellikleri her gördüğümüzde Allah ı sürekli övmek ve hamd etmek gerekir.Ve de
ki: Övgü (hamd), çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı
yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah adır. Ve O nu tekbir edebildikçe
tekbir et. (17/111)