15 Temmuz darbe kalkışması edebiyatçıların gündemini ne kadar etkiledi? Bunun cevabını ve tesir gücünü şimdiden kestirebilmek kolay değil. Zira süreç hâlâ devam ediyor. Bir-bir buçuk ay sonrasına yansıyanlar önemli elbette; ama çok daha önemlisi yıllar sonra bu konuda edebiyatçıların neler yazdığıdır. İlk anda öfke ile karışık bir duyarlığın izleri görülen ürünlerde 15 Temmuz kalkışması geniş olarak yer aldı. Birçok yayınevi hem 15 Temmuz şanlı direnişi, hem de FETÖ örgütü üzerine hızlı yazılmış kitapları piyasaya sürdüler. Hatta hızlı roman, hızlı şiir, hızlı hikaye yazanlar oldu. Bu hız ağır gündemin icbar ettiği bir durumdu. Bir ay içerisinde neredeyse belli ölçüde bir “15 Temmuz Kalkışması Külliyatı” oluşuverdi.
Şiir ve öykü antolojilerinin başını çektiği bu yayın furyasında ikinci sırayı hatıra ve deneme türünden yazılar aldı. CF gibi bazı dergiler aylık dergi gündemini değiştirerek kapağa bu kalkışmayı aldılar. Haftalık Gerçek Hayat dergisi şanlı direnişi en önce ve en sağlam yansıtanlardandı.
Bazı dergilerin yayını 15 Temmuz’a yetişemediğinden darbeye dair özel sayıyı bir sonraki sayıya sakladılar. Öyle zannediyorum ki darbeyle girişimiyle beraber gelen, Ağustos ve Eylül ve Ekim ayı dergilerin bütün yönleriyle FETÖ kalkışması yoğunluklu sayıları olacaklardır. Cf, İtibar, Temmuz, İzdiham, Fayrap, Bir Nokta gibi dergiler Ağustos ayında, Türk Edebiyatı, Mahalle Mektebi, Hece gibi dergiler Eylül ayında direnişi işlediler.
Güzel örneklik teşkil etmesi bakımından iki dergiden bahsedeceğim. Mahalle Mektebi ve Türk Edebiyatı.
Mahalle Mektebi 31. sayısını yaklaşık 300 sahife ile ‘Temmuz Direnişi’ne ayırmış. Dergide yer alan şiir, öykü ve görüşler tamamen direniş duyarlığını içeriyor. Köksal Alver, Mehmet Kahraman, Hasan Harmancı, Emine Acar, Selvigül Kandoğmuş Şahin gibi öykücülerin yanı sıra Rıdvan Ünal, Kenan Çağan, Yunus Emre Altuntaş, Mustafa Uçurum, İsmail Söylemez, Hüseyin Akın, Nurettin Durman, Murat Soyak, M.Ali Köesoğlu, Hüseyin Alemdar, Behçet Gülenay, Ömer Karpuzoğlu, Merve Parlak ve Ömer Faruk Sağlam kalkışmaya dair şiirleriyle yer alıyorlar.
Ulvi Kubilay Dündar ve Ömer Korkmaz’ın editörlüğünü yaptığı direniş dosyasında Mustafa Kirenci, Lütfi Bergen, Murat Fatih Yazıcı, Harun Sönmez, Orhan Gazi Gökçe, Saygın Bedri Gider, Mustafa Çiftçi, Ali Güney, Mustafa Başpınar, Yasemin Karahüseyin, Vefa Taşdelen, Ertuğrul Fındık, Müzeyyen Çelik , Mahmut Bıyıklı gibi edebiyatçı-yazarlar 15 Temmuz akşamı yaşadıklarını Mahalle Mektebinde dile getiriyorlar.
Çok kısa bir zamanda, oldukça kısıtlı imkânlarla böylesine bir dergiyi çıkarabilmek takdiri fazlasıyla hak ediyor. Mahalle Mektebi’ni okurken şunu gördüm ki, direniş bitmedi edebiyat dergilerinde sürüyor!
Bu direnişe kalemleriyle iştirak eden bir başka dergi 515.sayısına ulaşan Türk Edebiyatı dergisi. Türk Edebiyatı dergisinin memleket meselelerine ne kadar tavizsiz baktığını biliyoruz şüphesiz. Fakat Bahtiyar Aslan’ın Genel Yayın Yönetmeni olmasıyla birlikte bu tutum daha bir belirginleşip yazı ile mukavemet arasında ilişki kurabilmeyi kolaylaştırdı. Bahtiyar Aslan’ın zor zamanlarda nasıl edebiyat dergisi çıkarılır sorusuna verdiği cevabı Türk Edebiyatı’nın Eylül sayısında bulabilirsiniz pekâlâ.
Ömer Halisdemir portresiyle desteklenmiş muhteşem bir kapak kompozisyonuyla kendini okuyucusuna sunan dergide Mehmet Aycı’nın Ömer Halisdemir için yazdığı şiir mutlaka okunmalı. Bir dörtlüğünü buraya alalım: “Senin gönül sırmandır sırmanın en güzeli/Gönül gözünde senin görmenin en güzeli/ Vurulmasın diye yurt öyle vurdun ki hasmı/ Yine sana yakıştı vurmanın en güzeli.” Bu dizeleri şarkı niyetine de okuyabilirsiniz. İskender Pala’nın “Darbe ve Sanat” inceleme yazısını Alaattin Karaca’nın “Türk Edebiyatı’nın Darbelerle İmtihanı başlıklı yazısı takip ediyor Türk Edebiyatı dergisinde. Bahtiyar Aslan, İsa Kocakaplan, A.Yağmur Tunalı, Mehmet Narlı, Abdurrahman Şen, Metin Ünlü ve Özcan Ünlü gibi yazarlar 15 Temmuz direnişi ile ilgili dosyaya katkıda bulunmuşlar. Türk Edebiyatı dergisi ile Mahalle Mektebi dergisini ya da Hece veya Dergâh dergisini duyarlıkta bir araya getiren şey nedir acaba? Edebiyat dergilerinin okunduktan sonra akıllarda ve kalplerde bırakmak istediği şey ne ise odur.
Kalpler bir araya gelmeyen kafaları birleştiricidir. Yeter ki dergiler niçin ve ne için çıktıklarını bilsinler.
Sevgili okur, bu dergileri alıp okuman da bir tür direnişe destek vermendir, unutma!