Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, AKP’nin “yeniden doğacağını” söylüyor.
Ortada bir “yeniden doğma” kararlılığı olduğuna göre bugünkü AKP’nin devrinin kapandığını kendileri de kabul ediyor olmalılar.
Bunu önemli bir gelişme olarak görüyoruz.
Gerçekten bugünkü AKP ile yola devam etmek adeta imkânsız gibi bir şey!
Zira iki AKP’li bir araya geldiklerinde kucaklaşma yerine birbirlerini “sen kimsin” diye küçümsemeyi tercih ediyorlar.
Birbirlerini aynı davanın yolcuları olarak görmek yerine birbirlerinin hasmı gibi görüyorlar.
Ve her biri diğerinin ayağını kaydırmaya çabalıyor.
Diğeri partiden silip atmaya çalışıyor!
Birbirlerini yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Peki, yeniden doğdukları zaman bu sorunlar ortadan kalkacak mı?
Hiç sanmıyoruz!
Bir kere değil bin kere de “yeniden doğsalar” birbirleriyle çekişmeye aynen devam edeceklerinden eminiz.
Çünkü birbirleriyle geçinememe ve birbirlerinin ayağını kaydırma düşüncesi adeta genlerine işlemiş vaziyette!
Bir parti kurulurken birtakım ilkelerden hareket etme yerine iktidara gelebilmek için her türlü dünya görüşüne kapılar acılınca sonuç böyle oluyor.
Farklı dünya görüşlerine sahip olanlar parti yönetimine kendi görüşlerinin egemen olması için rakiplerini harcama yolunu seçiyorlar.
Her biri diğerini, iktidara gelmek için kullanacakları “koltuk değneği” gibi görüyor.
Başlangıçta birbirlerine katlanıyorlar gibi görünüyorlar ama zaman içinde menfaat çatışmaları öne çıkıyor.
Pastadan daha büyük pay kapma yarışı onları iyiden iyiye birbirlerine düşürüyor.
Ve “sen kimsin de ulu orta konuşuyorsun” diye hesap sormalar başlıyor.
Yeniden doğma kararını alma yerine bir süre dinlenme kararını almış olsalar çok daha isabetli bir karar almış olacaklarından şüphemiz yok!
Kanımızca AKP, siyasi ömrünü tamamlamış durumdadır.
Bu ömrü zorlamanın bir anlamı yoktur.
Sevabıyla günahıyla tarihteki yerini almalıdır.
Tarihteki yerini alma yerine yeniden doğarak siyasette kalmaya çalışılırsa bugün yaşanan olumsuzlukların hepsinin tekrar yaşanma riski oldukça yüksektir.