Yeni Türkiye Taksim?de eski yüzüyle buluştu

Abone Ol

Birbiriyle irtibatı olmayan gruplar Gezi Parkı nda bir

araya geldiler; kısa sürede kaynaştılar, kalabalıklaştılar. kalabalıklar evet

dedirtir kaidesi mucibince aralarındaki çok önemli farklılıklara rağmen

birbirlerine evet dediler. Nerede biteceği şimdilik bilinmeyen bir gezi ye

birlikte çıktılar. Herkes orada; niyetleri ve duruşları farklı ama kendilerini

ifade ettiklerine inandıkları kocaman bir alan açılmıştı önlerine. Kimi bira

şişesini kaptı, Taksim in yolunu tuttu; iyice hırpalanıp yorgun düşünce soluğu

camide aldı. Ayağındaki ayakkabısı ve elindeki bira şişesiyle. Kimi ideolojik

renklerine büründü; geniş kitlelerle buluşmak için kendini Taksim e attı;

pankart açtı, slogan attı, birlikte söktükleri kaldırım taşlarını polise

fırlattılar, yollara barikatlar kurup etrafı yaktılar yıktılar. Taksim de

ağaçlar sökülmesin diye toplandılar ama hem ağaçlara zarar verdiler, hem

çevreye, hem de işyerlerine. İşçisi de orada işvereni de... Aralarında büyük

sermaye grubundan ve sanat dünyasından adamlar da var.

Taksim e gidemeyenler akşam oldu mu tencereyle tavayla

mahallede gürültü çıkararak eylemlere destek olduklarını belli ediyorlar. Yani

anlayacağınız oluşturulan bu yeni havaya girmiş geniş halk kitleleri var.

Mevcut iktidardan beslenenlerle kaybedenler aynı safta.

Bu kadar geniş halk kesiminin bir araya gelmesi Türkiye

için yeni olabilir ama kullandıkları yöntem özü itibariyle epeyce eski.

Sandıkta çözemedikleri meseleyi sokakta halletme anlayışı.

Kim bunlar, ve ne istiyorlar

İşe yarar bir talepleri olup olmadığını anlamak için bir

kaç soru soralım:

Eylemciler küresel sisteme karşı çıkmak için mi

toplanıyorlar

Hayır.

Eylemciler AK Parti iktidarının neo-liberal

politikalarını sorgulamak için mi bir araya geliyorlar

Hayır.

...

Hayır. Hayır. Hayır...

Olaylara bu pencereden bakıldığında eylemcilerin

eylemlerini anlamlı kılan bir neden gözükmüyor. Eylemlerin odağındaki İktidar

partisinin eylemcilerle ilgili söylemleri de bir o kadar tutarsız gözüküyor.

Onlar eylemlerin arka planında faiz lobisinin olduğunu söylüyorlar. Belki

doğrudur.

Ama adama sormazlar mı, kimin beslemesi bunlar

El cevap: Küresel sistemin size dayattığı ekonomi

politikalarınızın beslediği faizcilerdir bunlar. 2012 vergi rekortmenleri

listesine bir göz atıldığında bu gerçek bütün dehşetliye çıkacaktır karşınıza.

İste 26.05.2013 te yayınlanan reel ekonominin tamamen bitirildiği ve yerine

faize dayalı rant ekonomisinin desteklendiğinin resmi olan o kara liste:

1 TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş. 1.180.653.967,21

2 TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 1.151.148.519,65

3 AKBANK T.A.Ş. 1.112.951.384,95

4 T.C.ZİRAAT BANKASI A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

1.106.623.011,67

5 TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 1.018.602.609,83

6 YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş. 750.308.236,06

7 TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI A.Ş. 743.352.861,61

8 TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş. 660.845.393,54

9 TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI

509.041.069,78

10 TURKCELL İLETİŞİM HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ 506.382.415,72

11 FİNANSBANK ANONİM ŞİRKETİ 300.311.272,45

12 DENİZBANK ANONİM ŞİRKETİ 294.099.983,46

13 TÜRK EKONOMİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 237.648.437,82 İ

14 TÜPRAŞ TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş 221.283.699,62

Listede görüldüğü gibi ilk 14 e giren vergi

rekortmenlerinden 12 si Sayın Başbakanın deyimiyle faiz lobisi varın gerisini

siz düşünün.

Taksim lobisinin affedersiniz eylemcilerinin samimiyet

çizgisi tam da burası; gerisi boş laf. Bu milletin geleceği ne eski Türkiye de

ne de faizci yeni Türkiye de. Aziz milletimizin gönlünde yatan gerçek hedef;

Yeniden Büyük Türkiye