'Yeni Soğuk Savaş' ya da 'Amerikan yüzyılı'nın sonu (2)

Abone Ol

Almanya da yayın yapan Nürnberger Nachrichten gazetesinde

NATO nun Rusya ya yönelik tepkisi şu şekilde değerlendiriliyor: Ukrayna ve

Kırım krizi ne kadar derinleşmiş olsa da birkaç gün öncesine kadar herkes

şundan emindi: Soğuk Savaş a dönüş mümkün değil. Son gelişmeler bundan kuşku

duyulmasına yol açıyor. Bir diğer Alman gazetesi Volkstimme de ise aynen şu

ifadelere yer veriliyor: Doğu Avrupalı NATO ülkeleri, Rusya ile Ukrayna

arasındaki gerilimden dolayı diken üstünde. İttifak olanlara tepki gösterdi ve

bir koruma kalkanı oluşturmayı başardı.

Bu değerlendirmeler, NATO üyesi 28 ülkenin dışişleri

bakanlarının Brüksel de 1 Nisan da gerçekleştirdiği toplantıda Rusya ile olan

sivil ve askeri işbirliğinin resmen askıya alınması kararı sonrası sıcağı

sıcağına yapıldı.

***

Her iki gazetede ön plana çıkan husus, artık dünyada yeni

bir soğuk savaşın konuşuluyor olması ve Rusya ile NATO arasındaki köprülerin

atılmasına ramak kaldığı yönünde. Bir diğer ifadeyle, dünya yeniden Rusya ve

Batı arasında mücadeleye gidiyor ve Rus tehdidi bir kez daha sahnede. Doğu

Avrupalı NATO ülkeleri diken üstünde ve NATO kalkanı vurgusu bu açıdan

önemli.

Burada, ABD nin NATO üzerinden gerçekleştirdiği

sistematik bir algı operasyonu söz konusu. ABD, Ukrayna-Kırım krizini ön

plana çıkartarak, dünyadaki sistem sorununa bir an önce çözüm getirmek ve bunun

adını koymak istiyor. Bunun için de her türlü kontrollü krizden kaçınmayacağı

mesajını veriyor. Bu bağlamda, Ukrayna nın olası NATO üyeliğiyle ilgili

provokatif değerlendirmeler oldukça dikkat çekici.

***

ABD, daha önceki yazılarımızda da altını çizdiğimiz

üzere, özellikle Arap Baharı ve Suriye krizi bağlamında Rusya ile ilgili önemli

kararlara varmış durumda. Washington, bölgede Rusya ya manevra alanı açmak

suretiyle hem Rusya nın kendine yönelik özgüvenini arttırmak hem de dünyadaki

Rusya imajını kendi çıkarları çerçevesinde şekillendirmek ve kullanmak istiyor.

Bunun temelinde ise, ABD nin Obama dönemiyle birlikte baş

gösteren tek taraflılık politikasından vazgeçmesi ve bölgesel-küresel ortaklıklara

yönelme kararı yatıyor. ABD nin küresel hegemonya bağlamında artan maliyetleri

karşılamaktaki sıkıntısı, önüne geçemediği Amerikan karşıtlığı ve güçlenen anti

Amerikancı blok (buna karşılık Batı ittifakı içerisindeki gevşeme ve hatta

bölünme olasılığı), bunun içerisinde önemli bir yere sahip olan Rusya nın

varlığı, Washington u böylesi bir karara itmiş görünüyor.

***

Burada bir diğer önemli sebep ise, ABD nin Türkiye den

umduğunu bulamaması. Türk-Amerikan ilişkilerindeki örtülü kriz, özellikle ABD nin

Türkiye yi bölgede bir türlü savaşa sokamamasından ve bölgeyle ikili-çoklu

ilişkilerinde derin bir krize yol açamamasından kaynaklanıyor. Bilakis,

Türkiye nin başta Rusya ve İran olmak üzere, bölge devletlerinin bir kısmıyla

geliştirdiği derin stratejik işbirlikleri Washington u bölgede yeni bir

partner arayışına itmiş görünüyor. Dolayısıyla ABD, daha önce Türkiye ye

oynatmak istediği rolü bu sefer Rusya ya vermeye çalışıyor.

ABD nin buradaki amaçlarından birisi de, Türk-Rus

ilişkilerini yeni bir rekabet ortamına sokmak. Bu stratejiyi bir süredir

Türkiye-İran ikili ilişkileri bağlamında denemeye çalışıyor. İran a yönelik

politika değişikliğinin altında yatan hedeflerden birisi de bu.

***

Amerika, yeni dünya düzeni inşası sürecinde pozisyonunu

korumak için ABD-Çin arasında güç boşluğunun yaşandığı bu geniş coğrafyada

kontrollü bölgesel güçlerin inşasını gerçekleştirmeye çalışıyor.

Bu bağlamda Yeni Çarlık Rusyası (yeni bir SSCB değil)

ve Pers İmparatorluğu projeleri gündemde. Sürecin seyrine bağlı olarak

Türkiye ile ilgili Yeni Osmanlı ve Yeni Selçuklu ve belki de bunun her

ikisinin karması olan Yeni Selçuklu-Osmanlı gündeme getirilebilir ki,

yukarıda da kısaca ifade ettiğimiz üzere ABD bunu uzunca bir süredir zaten

deniyor ( Yeni Selçuklu bağlamında SSCB nin dağılması süreci, 1989-1994 lü

yıllar ve Yeni Osmanlı bağlamında ise 2007-2012 aralığındaki gelişmeler bu

bağlamda değerlendirilebilir.)

***

Dolayısıyla, Yeni Soğuk Savaş ABD

liderliğinde-kontrolünde çok kutuplu bir dünya inşasına işaret ediyor. Daha

somut bir ifadeyle; Çin in, daha genel anlamda ise Doğu nun yükselişinin önüne

geçemeyecek gibi görünen ABD/Batı güçlü bir iki kutuplu sistem yerine, merkezde

sadece kendisinin güçlü olarak yer aldığı bir güdümlü çok kutupluluğu hedefliyor.

Böylece: 1. Karşısındaki bloğu kendi içerisinde bölmek

(ve hatta mümkün olabilirse bir güç mücadelesi içerisine itmek, özellikle de

yeni bir Rusya-Çin bağlamında.); 2. Rusya yı, ABD-Çin arasındaki güç

mücadelesinde kendi kontrolü altına almak; 3. Böylece, 21. yüzyılın bir

Amerikan yüzyılı olarak devam etmesini sağlamak istiyor.

Bu, tabi ki sadece ABD nin hesabı!..