Harekete başlangıç noktamız kendi varlığımızın doğasıdır.
Mükemmel özelliklerle yaratılan insanın organik yapısının
tamamlayıcısı olan fikir sistemi ile buluşturulması şart. Canlılığın devam
etmesi ancak bütünlük anlayışının tamamı ile mümkün iken bunu fikir dünyamızdan
esirgemek hataların en büyüğü olsa gerek.
Yanılgı sürüp gidiyor.
Toplumun genel şekilleri bilinmediğinden olsa gerek
cansuyu kabul edilen hakikatler yitip gidiyor olan da insanlık ailesine oluyor.
Okur yazar sayısının arttığı toplumumuz öğretim konularına
bir o kadar yabancı ve ilgisiz. Temel bilimler olan matematik ve fen
bilimlerinin esaslarını bilenler yüzde ikiyi bile geçmezken nasıl olup da bilgi
üretmediğimizi soranları anlamak zor olsa gerek.
Mükemmel varlığımızın içtenlikle kabul edeceği VAHDET
anlayışının şekillendirilmesini önemli görüyorum.
Söze başladığımız nokta ile varacağımız hedef arasında
çok uzak mesafeler olduğu görülüyor. Dünya hayatı ile sadece bir evresi
şekillenen inşa faaliyetinin sonsuz zaman aralıklarında hep mükemmellik arayışı
ile devam edeceğini düşünüyorum.
Konumuz varlık, bilgi ve ahlakı kendine varoluş meselesi
kabil edenlerce anlaşılabilir.
Sıradan yaşayıp da hiçbir mevzuyu ilgi alanına almayan
ondan sonra da kendisi ile ilgilenmek yerine diğeri ile meşgul olan aymaz insanlara
hiç ama hiçbir sözüm yok. Ötekisinde yaşanılan hayatın insan fıtratı ile
çeliştiğini görmezden gelemeyiz.
Dünya yeniden kuruluyor.
İçinde varlığımızı bulduğumuz toplum binlerce yıldır
devam eden zaman katmanlarıyla bizleri şekillendirmeye devam ederken kendi
özelliklerimizle zamana farklılıklar katmanın mümkün olabildiğini de
hissettiriyor, fakat bunun bazen imkansızlıkla eşdeğer olduğunu görünce şaşırıp
kalıyoruz.
Kendimizi inşa etmek sonra da toplumu şekillendirmek.
İmkansız mı hayır zor mu evet.
VAHDET anlayışı elimize varlığın kapalı kapılarını
açabilecek anahtarı veriyor. Elimizdeki anahtar aslında kendi varlığımız,
şekillenen, çilelere katlanan benliğimiz aşk ateşinde polatlanacak sonrada
gönül haline gelip işe koyulacaktır. Sözün özü;
BU FENA GÜLZARINA BÜLBÜL OLANLAR ANLAMAZ
VECHİ BAKİ HÜSNÜNE HAYRAN OLAN ANLAR BİZİ.