Yeni dünya üzerine -3-

Abone Ol

Çok yakın zamanda işler, çalışma şekilleri, çalışma ortamları, mesafeler, eskiye dair ne varsa değişikliğe uğrayacak gibi görünüyor. YouTube kanalının dünyanın en büyük okulu haline gelmesi benim hatırladığım ilk ve en belirgin örnekti. Çok zamandır internetten alışveriş almış başını gidiyor. Akşamları mezatlar yine canlı yayınlarla türlü sosyal medya hesaplarından yapılıyor. Hatta sahte ürün satanlar, sahte fotoğraflarla dolandırıcılık yapanlar da sosyal âlemde yerini almış durumda. Eğitim, ticaret, sosyal ilişkiler ve daha ne varsa bir şekilde internet dünyasında yerini alıyor. Hatta kitleler farklı parametreler üzerinden kendilerine uygun sosyal medya hesaplarında konumlandılar bile.

Mesela 50 yaş üzerindekiler Facebook’ta, 30 yaş altı gençliğin neredeyse tamamı Instagram ya da YouTube kullanıcısı, Twitter haber kanallarının yerini almakla birlikte daha çok okuyan ve araştıran kitle tarafından kullanılmakta. Whatsapp’ı herkes kullanıyor. Ticaret İnstagram’da dönüyor, YouTube tam bir okul haline gelmiş, Skype ve Zoom’da toplantılar yapılıyor, LinkedIn iş dünyasının vazgeçilmezi, Facebook’ta yok yok. Daha birçok kanalda neler neler oluyor. Bu saydıklarımız sadece dünya genelinde bilinen en popüler sosyal medya kanalları. Sosyal medya dünyası yeni dünyanın en önemli faktörlerinden biri olarak gümbür gümbür geliyor. Biz de paldır küldür kullanıyoruz. Bize ait olmayan, başkalarının ürettiği şeyleri kullanmaya devam ediyoruz. Tüketici pozisyonundan çıkmaya pek niyetimiz yok gibi duruyor.

Yabancıların bankaları, yabancıların otomobilleri, yabancıların akıllı telefonları, bilgisayarları, tabletleri, yabancıların makineleri, yabancıların teknolojisi, yabancıların sosyal medya kanalları dolayısı ile yabancıların inşa ettiği gelecek ve biz yine yabancıların kiracısı konumunda kalacağız, şayet böyle giderse. Teknoloji dünyasında durum böyle iken sosyal dünyada farklı mı, kültürel alanda, müzik ve sinema dünyasında farklı mı? Ortalama her alanda aynı sayılır. Nasıl olsa üretenler var biz tüketmeye devam edelim!

Bir şeyin yapılabilmesi için önce hayal edilmesi lazım ama öyle görünüyor ki biz hayal etmekten vazgeçmişiz ya da hayal edenlerimiz ağır bir mahalle baskısı ile karşı karşıya kalıyor. İşler, hayal gücüne, vizyona, ufka ve derinliğe sahip olmayanların elinde. Onlarla geleceğe yürümeyi bırakın adım bile atamayız. Teslim olmuşluk, vazgeçmişlik, menfaatçilik önümüzdeki engellerden bazıları. Geleceğe dair planlar hızlı bir şekilde dönüşüme uğrarken fırsat yakalamayı iyi bilmek lazım. Hızlı düşünüp biraz önden gitmek lazım. Mesela eğer bütün dünya videoları YouTube üzerinden izliyorsa yeni bir YouTube kanalı oluşturmak mantıklı değil, mantıklı olan YouTube kanalında en tesirli alanı oluşturmak. Zaten insanların olduğu yere gidip kendimizi göstermeliyiz. Herkes kendi ilminden, uzmanlığından bahsederek yol alabilir. Mesele sadece sosyal medya kanallarında bir şeyler yapmak değil. Doktor tedavisini, mühendis matematiğini, avukat ikna kabiliyetini, öğretmen eğitim ve öğretim gücünü ortaya koymalı. Daha önce bilinmeyen yöntem ve tekniklerle fark oluşturmalı. Çağa, yeni nesillere uygun çalışmaları doğru materyaller kullanarak yapmalı. Her şeyden önemlisi de yanlış yaptığında bunu kabul etmeli ve düzeltmek için kafa yormalı. Öyle hızlı bir döneme giriyoruz ki artık duran kaybeder. Sürekli hareket halinde olmak zorundayız. Sürekli düşünmeli ve mevcut işimizi geliştirmeliyiz. Yeni dünyada olağan haliyle ilerleyen hiç kimseye yer yok. Kusura bakmayın ama bu böyle.