Yeni Dönem ve Vesayet

Abone Ol

Önem atfedilen balkon mesajlarından biri de, Sn.

Erdoğan ın Cumhurbaşkanlığı sürecinde Özal döneminden daha fazla hükümete

müdahil olacağı hedefinde olduğu idi.

Ahmet Davutoğlu neden ve nasıl Başbakan oldu sorusuna

cevap aramadan önce devir- teslim sürecine bir göz atmakta yarar var.

***

Zannetmeyin ki ardında nice gözyaşı bırakan, uğruna bir

ömür feda edilen, kutsal dava yı bir kenara itip elde edilen makamlar ,

kolayına başkasına devredilir.

Sn. seçilmiş Cumhurbaşkanı nın hükümet ve parti

başkanlığında 15 gün daha kalmasının nedeni, koltuk sevdası mıydı İddia

edildiği gibi karşı grubun atağa geçeceği endişesiyle dokunulmazlık zırhı

mı   Yoksa partiye hâkim olma içgüdüsü

müydü bilemiyoruz.

***

Davadan koparken -AK Parti nin kuruluşunda- sıkça

dillendirdikleri lider sultası olmayacağına dair bir tür taahhüt içeren  Ortak akıl, eşitler arası birinci iddiası

havada kaldı.

Birincilerin hepsi birer birer harcandı. Önce Şener, şimdi

Gül, seneye kalan bakiyeler Arınç ve diğerleri. Şahin in de biri gitti diğeri

kaldı, o da yolcu.

Trenin arka vagonlarına sonradan binen, kendisinin

Kurtulmuş olduğunu düşünenler de şimdiden dizlerini dövmeye başladı.

***

İçinde bulunduğumuz dönem, sıkça Özal sonrası Anavatan

dönemiyle kıyaslanıyor. Ne derece tutarlı olduğunu zamanla göreceğiz. Şimdiden

anlaşıldığı kadarıyla Turgut Özal dan daha çok vesayet söz konusudur.

Başbakanlık son ana kadar bırakılmadı. Resmi gazetede seçim sonucuna ilişkin karar

yayımlanmadı. TBMM tatile sokulup kararın Meclis te okutulması engellendi.  

Turgut Özal ın parti içinde rakibi, korktuğu ve çekindiği

kimseler yoktu. Apar topar devir teslim öncesi yangından mal kaçırır gibi

kongre yapmak zorunda kalmamıştı.

Bir tasfiye yöntemi olarak üç dönem kuralı koymamıştı.

Beraber başladıkları kimseyi yarı yolda bırakmamıştı. Ortaya dört eğilim diye

çıktı ama ortak akılla eşitler arası değil; tartışmasız birinci idi.

***

AK Partili eski bir bakanın aylar önce söylediği şu sözler

kulaklarımda çınlıyor. Sn. Başbakan ın kafasında ne mahalli idareler seçimini

kazanmak, ne Anayasa değişikliği, ne de başka bir şey var. Onun tek bir hedefi

var. O da Sn. Gül den kurtulmak. Kendisine büyük risk teşkil ettiğini bildiği

halde, sırf ondan kurtulmak için köşke çıkacak. Bu sözleri duyduğumuzda biraz

dudak bükmüştük, şimdi fotoğraf ortaya çıkıyor.

Haftaya da yeni Başbakan ın başarı(!) yolunda kat ettiği

kilometre taşlarını değerlendirelim inşallah.