XX. Yüzyılın en çok tanınmış mistiklerinden biri olarak
iddia edilen Osho Meditasyon ve ruhsal transformasyon (değişim- dönüşüm)
öğretileri ile dikkat çekiyor. Asi Ruh ya da Provokatör Mistik olarak da
anılan Osho yu kısaca tanımak gerekirse 1931 yılında Hindistan ın Madhya
Pradesh eyaletindeki Kuchwada da doğmuş. Çocukluk yıllarından itibaren,
başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği
kendisi deneyimleştirme gibi ısrarcı, asi ruhlu biri olarak tanınmış
Osho nun Kendine güven yakınlık isimli kitabı Yeni bir
yaşam biçimini kavramak olarak ifade edilebilir. Kitabın tanıtım yazısında, Osho, 1990 daki ölümünün ardından geçen
yıllarda öğretilerinin etkileri genişlemeye devam ederek, tüm ülkedeki gerçeği
arayan insanlara ulaşmaktadır denilmiş.
Kitapta farklı fikirler var. Zaten bu şahısla ilgili
olarak söyledikleriyle yaptıkları arasında büyük çelişkiler yaşadığı
söyleniyor. İnsan sosyolojisine ve psikolojisine yaklaşan düşünceler
Bu kitap; insanın varoluşu, yakınlığı, arayışları ve
kendine güven duyguları bir arınma kitabıdır, denilebilir.
Her insan ortaya çıkıp bir şeyler söylüyor, kendine
taraftar toplamaya çalışıyor. Biraz bilgi, hitabet, insana farklı alanlardan,
bakir yanlardan yaklaşım Falan, filan.
Tutarsa mesele yok. Tutmazsa yeni bir imaj ve
yaklaşımlar. Zira huylu huyundan kolay vazgeçmez. İnsanın varoluşundan bu yana
insanları yönetmek için nice zatlar zuhur etmiştir. Kendilerine taraftar
toplamış ve kendi gücünü oluşturmuştur. İnsan kuşkusuz bu âlemde başıboş
bırakılmak için yaratılmamıştır. İnsan önce kendini sonra yaratıcısını ve
kendine nüzul (indirileni) olanı tanımak mecburiyetindedir. Dünya bir nizam
üzerine kurulmuştur. İnsanların bu nizama uymaları için de peygamberler ve
kutsal kitaplar nazil olmuştur.
Allah a inanan ve inanmayanlar Allah ın emirlerine
uydukları ölçüde hayatları bir anlam kazanır. Bu ölçü zayıf olursa veya ölçüsüz
olursa problemler baş gösterir.
Dünya kurulalı beri Hak dinlerin dışında sahte
peygamberler ve öğretileri olan insanlar türemiştir. Gayri insani fikir ve
inanışlar insanı manevi bir arınmadan ziyade bir boşluğa bırakmaktan başka bir
şey vermemiştir. Çünkü her şeyin sahtesi, çürüğü, sakatı bir süre sonra
anlaşılır. Osho da da benzer düşünceler vardır. Bazı öğreticiler biliyorlar ki
Allah a ram olmayan insan boşluktadır. İşte onlar da bu boşluktan yararlanma
yoluna gitmektedirler.
Osho ile ilgili pek fazla bir şey demeyeceğim. Bu
dünyadan çekmiş gitmiş. Ancak kendisine inananlar vardır ve olabilir de. Malum
zatın sözünü ettiğim kitabından birkaç satır aktaracağım: Hatırlanmak için
uğraşmayı bırak; yaşa. Öleceksin.
Dünya üstünde milyonlarca insan yaşadı, adlarını bile
bilmiyoruz. Basit gerçeği kabul et; birkaç günlüğüne buradasın ve gideceksin.
Birkaç gün ikiyüzlülükle, korkuyla harcanmak için değil. Kutlanmak için.
Kimse geleceği bilmiyor. Cennet, cehennem, Tanrı birer
teoridir. Elinde olan tek şey, hayatındır. Olabildiğince zengin yaşa onu.
(sh.13)
Evet, dünya bir kabristandır. Tanıdığımız insanların
çoğunun belki de adlarını unuttuk. Gün gelecek bizler de belki aynı duruma
düşeceğiz. Elbette hayatımızı olabildiğince güzel yaşamaya çalışmalıyız. Ancak
inanarak. Çok basit bir ifadeyle kötüler için cehennem iyiler için de cennetin
olduğunu bilerek ve ona göre kendi hayatımızı bir düzene koyarak!..
Bu düşüncelere en güzel, en temiz, en nurlu olan
Kur an dan bir ayeti paylaşalım: O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar
edineceklerini mi sandılar Doğrusu biz cehennemi o kâfirlere bir konukluk
olarak hazırladık. (Kehf/102)
Bu âlemde en güzel şey hoş bir seda bırakmaktır. Hayırla
anılmak ve unutulmamak için. Yunus un dediği gibi: Her dem yeniden
doğarız/Bizden kim usanası.