Yeni Bir Konu, Yeni Bir Roman

Abone Ol

Değerli edebiyatçı yazar, Ali Erkan Kavaklı’nın son çalışması, Derin Çeteye Pusu romanı, Nesil Yayınları tarafından okuruyla buluştu.

Kahvehanelerde, otobüslerde, sokakta, misafirlikte, toplantılarda, özel ve genel sohbetlerde velhasıl ülkemizin her köşesinde “derin devlet”ten ve “öteki Türkiye”den hep bahsedilir…

Uzun yıllar bu konu, “futbol ve politikadan sonra” en çok konuşulan konulardan biriydi.

Herkes bu konu üzerinde pek çok  “varsayımlar ve komplo teorileri” üretti.

Ta ki son döneme kadar.

Geçmişte, “rejim adına” veya “saltanatları adına”  yüzlerce suikastlar yapıldı.

“17 bin faili meçhul cinayetler” işlendi.

Sağcısından solcusuna kadar, acımasızca “zulümler ve işkenceler” yapıldı.

“Sermayenin ve yatırımın” önü kesildi.

Koca bir ülke “yedi düvele muhtaç” bırakıldı.

Yapılanların hesabı sorulamayacak diye kahrolacak duruma geldik.

***

Kim bu “derin güçler ..”

Kim bu “derin çeteler ..”

Son dönemde bunlar “deşifre” olmaya başladı.

Bu kadar zulümler, bu kadar cinayetler, bu kadar haksızlıklar karşısında yeryüzü adeta isyan edecek duruma gelmişti.

İktidarın da gayretleriyle bu derin çeteler, şimdi “adaletle yüzleştiler.”

Türk insanı bunları tanımaya başladı.

Rejimi savunuyor görünümü altında, “çıkarları ve saltanatları” için, ne “korkunç planlar” yaptıklarını öğrendik.

Önce şu gerçeği ortaya koyalım.

“Gücü” elinde bulunduranlar, planlarını gerçekleştirebilmek için her şeyi en ince detayına kadar inceleyip hesaplarlar.

Yalnız bir şeyi hesaplayamazlar.

O hesap da, “İlahi adalet” hesabıdır.

İlahi adaletin bir gün tecelli edeceğini hesaplayamazlar.

Ergenekon Davası’ndan tutun da, Ortadoğu’daki Arap Baharı’na kadar olan büyük olayların tamamı, “İlahi adaletin” bir tecellisidir.

Arap Baharı’nın olabilmesi için Allah-u Teala ABD’yi başlarına musallat etti.

“Derin çete”lerin ortaya çıkması için de AKP’yi vesile kıldı.

Öyle veya böyle, “İlahi adalet” sonunda tecelli etmeye başladı.

***

Değerli dostum Ali Erkan Kavaklı, bu olayları yakından takip eden bir yazardır.

Bu derin konularla ilgili, Mafya Kıskacında Vurgun, İtiraf Ediyorum, İntikam, Cehennem Vadisi romanları serisine, şimdi de Derin Çeteye Pusu romanını yazdı.

Bu roman diğerlerinden çok farklı.

Çünkü roman kahramanlarının ve olaylarının gerçek olabilmesi için bizzat olayların geçtiği mekânlara gitmiş ve incelemeler yapmış.

Romanı yazma aşamasında Hakkâri, Şemdinli, Yolalan, Van ve Muş’a bizzat gitmiş.

Hatta birkaç defa gitmiş.

Bölge insanını, emniyet güçlerini ve zorlukları yakından gözlemledikten sonra romanını yazmış.

Kendi ifadesiyle, “insanların umutlarını ve ümitsizliklerini” gözlemlemiş.

Terörü besleyen kaynakları ve terörün panzehirlerini araştırmış.

Roman yazma sevdası uğruna binlerce kilometre yol kat etmiş ve gerçeğe uysun diye tehlikenin içine kendini atmıştır.

***

Son dönemlerde “çeteler”le ilgili davaları medyadan takip ediyoruz.

Bu davaların “nasıl ve ne şekilde” tezgâhlandıkları, bu romanda deşifre ediliyor.

Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkları ve gizli oyunları artık Tük insanının bilmesi gerekiyor.

Bize yutturulan “sahte rejimi” ve “sahte demokrasiyi” görmesi lazım

Politik söylemlerle, palavralarla, insanımızın nasıl kandırıldığını herkes bilmek zorunda...

Bu millet bu zamana kadar çok kandırıldı ve aldatıldı.

Artık bu dönem, uyanma ve bilinçlenme dönemidir.

Bizi idare edenleri yakından tanımak ve amaçlarını öğrenmek zorundayız.

Bunun için de, “Türk insanı düşmanını tanıması ve öğrenmesi lazım.”

Bundan daha önemlisi, “kendi içimizdeki düşmanların tanınması” daha büyük önem taşıyor.

İslam’ın esasını anlatan şu ilkeyi de hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor.

“Ne aldatan olacağız, ne de aldatılan olacağız.”

Bütün bunları, edebiyatçı diliyle ve akıcı üslubuyla kaleme alan Ali Erkan Kavaklı’nın son romanı, Derin Çeteye Pusu romanında okuyabilirsiniz.