Yeni Bir Dünya

Abone Ol

Dünya, tarihin en derin krizlerinden birini yaşıyor.

İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu can sıkıcı gelişmeler Yeni Bir Dünya

hedefinin ne kadar anlamlı, ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne

sermektedir.

Batılar tarafından Ortadoğu olarak adlandırılan coğrafya

işgal altında. Özellikle bu bölgede çok büyük acılar yaşanmaktadır. Dünyada

büyük huzursuzluklar söz konusu. Batı, bırakın sorunlara çözüm getirmeyi,

yaşanan problemlerin bizatihi kaynağı olarak insanlığın başına bela olmaya

devam ediyor.

Aslında dünya, yeni bir nizama muhtaç. Barışa dayalı,

Hakkı üstün tutan yeni düzeni getirecek olanlar ancak Müslümanlardır.

Bu durumun fevkalade farkında oldukları için Müslümanlara

göz açtırmıyorlar. İslam  ülkelerini işgal etmeye, insanları öldürmeye,

şehirleri yakıp yıkmaya ve kaynaklarını sömürmeye devam ediyorlar. Uygar Batı!

Hiçbir dönemde bu kötü huyundan vaz geçmedi. O, bunu her zaman yapar. İşleri güçleri

vahşet; kan ve gözyaşı... Malum; yüz yıllar boyu birbirini yemekle meşgul olan

vahşi medeniyetin mensupları, 1600 lerin ortasında bir araya geldiler ve kendi

aralarında sulh yaptılar. Birlikte hareket etmenin sağladığı fırsatla yüz yılın

sonunda Osmanlı yı durdurdular. Zamanla dünya hâkimiyetini ellerine geçirdiler

ve zulme dayalı vahşi bir düzen kurdular. Sömürgecilik, köle sistemi,

soykırım... Hep bunların eseri.

Dünya hâkimiyeti Batılıların eline geçtiğinden beri

insanlık huzur yüzü görmedi. Çünkü Batı, insanı merkeze almaz. Onlar için maddi

menfaat önde gelir. Kendi aralarında da öyle; menfaatleri çakıştığı için 1. Ve

2. Dünya savaşları yaşandı. Her iki savaş da Batı da çıktı. Kendi çıkarları söz

konusu olduğunda, dindaşlık ve soydaşlık gibi kavramlar onlar için anlamsız

hale gelir. Onların lügatinde Hak kavramı farklıdır. Onlara göre kuvvetliysen

haklısın. Batı toplumu, tarih boyu kuvvetten yana olmuştur. Batı Uygarlığının

tek cümlelik özeti; kuvveti üstün tutan medeniyet!

Çare ve çözüm Hakk a dönmektedir. Bizim medeniyetimiz

Hakk ı üstün tutar. Yani, bizler, haklıdan yana olan üstün bir medeniyetin

mensuplarıyız. Onun içindir ki; insanlığı Saadete erdirecek olan ancak ve ancak

Müslümanlardır ve İslam Medeniyetidir.

Yeni bir dünya hedefi öylesine, rast gele konulmuş bir

hedef değildir. Bu hedefe ulaşmak için gayret sarf eden, gece gündüz demeden

çalışanlar er yada geç, amaçlarına ulaşacaklardır inşaAllah. Bütün insanlığın

saadeti için çalışmak, hepimiz için çok şerefli, çok kutsi bir görevdir. Yeni

Bir Dünya mutlaka kurulacaktır. Önemli olan bizim durumumuz.

Acaba Hakk ın hakimiyeti; yani, «Yeni Bir Dünya»nın

kurulması için mi çalışıyoruz, yoksa çökmekte olan sistemi doğrultmaya mı

uğraşıyoruz