Yeni bir dönem

Abone Ol

Cumhurbaşkanı seçildi; hayırlı olsun, Allah kolaylık versin

Hükümet kuruldu; o da hayırlı olsun, Allah millete hizmet aşkı ve şevki versin

(Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili olarak bu köşede 14-15 ve 24 Nisan 2007 tarihlerinde yani dört-dörtbuçuk ay önce üç yazı yazmışım. Şimdilik o kadarı yeterlidir. Meraklıları Millî Gazete arşivinden okuyabilir. O yazılarımdaki bazı detaylarla birlikte en önemli vurgum, devlet başkanı bilgili/ güçlü/ adil/ devlete-vatana sadık olmalıdır olmuş. Tekrar aynı kelimeleri ihtiva eden başlıkları hatırlatır, Sayın Cumhurbaşkanımıza Allah tan başarılar niyaz ederim )

Cumhurbaşkanı seçildiğine ve yeni hükümet kurulduğuna göre, ekonomi başta olmak üzere, temel sorunlarımızın çözümü ile ilgili kimi mazeretleri ileri sürmek artık mümkün değil. Mümkün olmadığına göre de; hadi bakalım kolay gelsin, Allah kolaylıklar versin

Biz bulunduğumuz köşeden yapıcı tesbit ve tenkitlerimizi -elbete derin tahlil ve tahkiklere dayandırmak suretiyle- kimi zaman çare ve çözüm önerilerimizle birlikte yazmaya devam edeceğiz; bize de kolay gelsin

*

Bugünkü yazıma bir okuyucumun mesajı, daha doğrusu "Minik Bir İşsizlik Hikâyesi" ile başlamak istiyorum. Hikâye ayniyle vaki ve şöyle:

Seçimlerden 1 hafta önce Bayrampaşa Devlet Hastanesi nin önünde "Abi jandarma karakolu nerede " diye sordu. "Ne yapıcan " dedim. "Abi, köye gidicem, param yok!" dedi.

Tokatlıymış. Muhtarın oğlu bunları size iş buldum diyerek kandırmış, hepsinden 500 er lira para almış, İstanbul a getirmiş "Siz burada bekleyin, biraz sonra geleceğim" demiş; gidiş o gidiş

Üç gün İstanbul da oradan oraya dolaşmış ve sonunda benle karşılaştı. Her yere müracaat etmiş, kimse ilgilenmemiş

Bayrampaşa Otogarı na götürdüm, önce yemek yedirdim, daha sonra yazıhaneci arkadaşım var; onun yanına götürdüm, o da Tokat otobüsüne bindirdi, köyüne yolladık.

Benimle karşılaşmasa kim bilir kaç gün daha İstanbul da dolaşacaktı !.

İsmini vermek istemediğim bir kuruluş var. Belediye nin oraya götürdük, kimse ilgilenmedi; bizim yapacağımız bir şey yok dediler. Sonuç itibariyle toplum olarak gittikçe duyarsızlaşıyoruz...

*

Geçen gün eski bir iş ortağım bazı müşterek dostlarımızla ziyaretime geldi. Hâl hatır sorma faslından sonra, derin memleket meselelerine daldık. Kendisi gıda sektöründe esnaf.

Her gün elemanlarıyla birlikte İstanbul piyasasını karış karış geziyorlar. Genel durumu sordum; hiç de iç açıcı şeyler anlatmadı, anlatamadı. Anlatılanlar, aynen yukarıdaki bir işsizlik hikâyesine benzer esnafımızın işlerinin kesat gittiğine dair hikâyeler...

Burada o hikâyelerden birkaçını anlatmama gerek yok; çünkü iyi biliyorum ki sizler de benim gibi her gün nicelerini dinliyor veya bizzat yaşıyorsunuz. Sonuç olarak öyle görünüyor ki, istihdam yetersizliğinden dolayı işsizlerimiz nasıl sıkıntılıysa, esnafımız da aynı şekilde sıkıntılı.

Yeni cumhurbaşkanı ve yeni hükümet belki yeni bir şeyler yapar gibi minik bir beklenti ve umut var ama Konuştuğum insanlar her nedense geçmiş beş yılda yapılanlar -ya da yapılamayanlar- gelecek beş yılda yapılacakların garantisidir gibi ifadelerle değerlendirmeler yapmayı da ihmal etmiyorlar. Bu umutsuzluğu kırmak ve gidermek gerekiyor. Bu arada halkımıza umut aşılamak için yapılması gerekenler belli olmasına belli ama...

*

Yazımın başında da belirttiğim üzere; bu köşeden alınması gereken radikal kararları, yapılması gereken reformları ve uygulanması gereken ekonomi politikalarını ısrarla ve de sabırla yazdık Bundan sonra da inşaallah yazmaya devam edeceğiz...

Ekonomik sorunlarımızın başta gelen sadece on tanesini birer kelime ile sıralamak gerekirse; 1. İşsizlik, 2. Faizler, 3. Vergiler, 4. Borçlar, 5. Enflasyon, 6. Enerji, 7. Bütçe, 8. Özelleştirme, 9. Tarım, 10. Enerji diyerek sıralarım.

Bakınız; kayıt dışı ekonomi sebebiyle adeta karanlıklar ve belirsizlikler âleminde oluşumuz, ithalat ile ihracat arasındaki dengesizlik, giderek artan cari açıklar, kuraklık ve su sıkıntıları gibi daha nice hatırlanıp zikredilesi ve halledilesi geniş konular da var. Yargı reformu ve yeni bir anayasa ihtiyacı, millî medya meselesi ve verdiği zararlar da, çözüme kavuşturulmadığı sürece adeta kangrenleşme eğilimi arz eden sorunlar olarak orta yerde duruyor.

Yani; yeni cumhurbaşkanı ve yeni hükümet ile başlayan yeni dönemde acil-kısa-orta ve uzun vadede çözüme kavuşturulması gereken ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlar bizi, hepimizi, sorumlu ve sorumsuz herkesi bekliyor... Yapılması gerekenler ne kadarıyla yapılacak, bekleyip göreceğiz... Görüp yaşadıkça da değerlendirmelerimizi yapmaya devam edeceğiz...

Allah hepimizin yâr ve yardımcımız olsun