Epeydir yazmayı düşünüyordum;
Hukukçular Derneği, Varyans Araştırma ve Danışmanlık
Şirketi ne yeni Anayasa sürecine ilişkin bir kamuoyu araştırması yaptırdı.
5068 kişiyle yüzyüze görüşüldü.
Çıkan sonuçlar ilginç;
Katılımcıların yüzde 78,3 gibi bir çoğunluğu yeni bir
anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünmektedir.
Toplum en yüksek oranla (yüzde 35,5) yeni anayasanın
TBMM+STK tarafından yapılmasını düşünmektedir.
Araştırmaya katılanların yüzde 75,7 si hazırlanacak
anayasanın halkın onayına da sunulması gerektiğini düşünmekteyken, yüzde 24,3 ü
TBMM nin onayını yeterli bulmaktadır.
Toplumun yüzde 45,7 gibi bir çoğunluğu Türkiye de yeni
bir anayasa yapım sürecinin önündeki en büyük engelin siyasi partilerin
anlaşamaması olarak görmekteyken, yüzde 16,9 u bu engelin terör sorunu
olduğunu, yüzde 15 i ise Kürt sorunu olduğunu düşünmektedir.
Konu hakkında fikir beyan eden toplumun yaklaşık yarısı
(yüzde 49,6) süreci yürütmek üzere TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında
siyasi partilerin oy oranlarına bakılmaksızın her partiden 3 er milletvekilinin
katılımıyla oluşturulmasını çok olumlu ve olumlu değerlendirmektedir.
Halkın yüzde 47 si uzlaşma komisyonunun şimdiye kadar
yaptığı çalışmaları çok olumlu ve olumlu değerlendiriyorken, yüzde 30,2 si
olumsuz ve çok olumsuz değerlendirmiştir.
Araştırmaya katılanların yüzde 34 ü anayasa uzlaşma
komisyonunun yeni bir anayasa yapım sürecinden başarıyla çıkacağına
inanmaktayken yüzde 28,1 i bu konuda olumsuz bir görüşe sahip olduğu
görülmektedir. Katılımcıların yüzde 25,3 ü de Uzlaşma Komisyonu nun bu süreci
başarıyla bitireceğine kısmen inanmaktadır. Kısaca bu konuda katılımcılar yarı
yarıya bölünmüş gözükmektedir.
Toplumun yüzde 48,1 i Anayasa Uzlaşma Komisyonu nun
çalışmalarından önceki düşünceleriyle gelinen noktada inançlarının
değişmediğini, yüzde 30,4 ü ise inançlarının arttığı yönünde değiştiğini
söylemektedir.
Halkın yarısından çoğu (yüzde 63,9) Anayasa Uzlaşma
Komisyonu nun, bu süreçte tüm toplumsal kesimlerin katılımı için yaptığı çağrıyı
çok olumlu ve olumlu değerlendirmektedir.
Katılımcıların yüzde 55,5 i yeni anayasa yapımı
konusunda uzlaşma sağlanamaması durumunda uzlaşılan konular tek metinde,
uzlaşılamayan konular alternatifleriyle beraber referanduma sunulması
gerektiğini savunmaktadır.
En önemli sorun insan hakları ve adalet
Hukukçular Derneği nin araştırmasında halkın beklentisi
ne, peki Vatandaş nasıl bir anayasa beklentisi içinde
Araştırmaya katılanların yüzde 56,8 i yeni anayasada
uzunluktan kısalıktan çok içeriğin önemli olduğunu düşünmektedir.
Toplumun yüzde 87,2 si anayasada yer alması düşünülen
temel konulardan insan hak ve hürriyetlerini teminat altına almayı
benimsemektedir.
Yeni anayasanın, Yüksek standartlı bir demokrasinin
kurumsallaşmasını sağlaması hususu toplumun büyük kesimi tarafından önemli
bulunmaktadır.
Araştırmaya dâhil edilen katılımcıların yüzde 18,6 sı
yeni anayasada yer alması gereken en önemli sorunun insan hakları, adalet
olduğunu düşünmektedirler. Yüzde 13,7 si her konuda daha fazla özgürlük ,
yüzde 12,7 si ise eşitlik sorunlarının yer alması gerektiğini
düşünmektedirler.
Katılımcılar, anayasada yer almamasını istedikleri
birçok konuyu dile getirmişlerdir. Bunlar arasında ırkçılığın yer almamasına
özel bir vurgu dikkat çekmektedir.
Halkın yüzde 82,5 i yeni anayasanın bireye daha çok
öncelik vermesi gerektiğini düşünmektedir.
Toplumun yüzde 79,1 i yeni anayasanın evrensel hukuk
değerlerine dayanması gerektiğini düşünmekteyken, yüzde 83,9 u yeni anayasanın
etnik, dinsel, mezhepsel, cinsiyet, sınıf farkı gözetmeksizin tüm toplumsal
kesimlere eşit mesafede olması gerektiğini düşünmektedir.
Katılımcıların yüzde 75,1 i yeni anayasada herhangi bir
ideolojiye yer verilmemesi gerektiğini savunmaktadır.
Katılımcıların yüzde 74,6 sı yeni anayasada herhangi
bir etnik unsura atıf yapılmaması gerektiğini düşünmektedir.
Araştırmaya katılanların yüzde 81,9 u tüm anayasal
organların meşruiyetini halktan alması gerektiğini düşünmektedir.
Yeni anayasada değiştirilemez maddeler olmalı mı
Araştırmaya dâhil edilen katılımcıların yüzde 61,2 si
prensip olarak yeni anayasada değiştirilemez madde olması gerektiğini
savunmaktadır.
Katılımcıların yüzde 39,7 si mevcut ilk üç maddenin,
yüzde 26,6 sı ise Resmi Dil-Bayrak-Milli Marş-Başkent maddelerinin
değiştirilemez olması gerektiğini düşünmektedir. Resmi Dil, Bayrak, Milli Marş
ve Başkent in ilk üç madde içerisinde yer aldığını değerlendirerek her iki
oranı topladığımızda bunların değişmesini istemeyenlerin oranının yüzde 66,3
olduğunu görmekteyiz.
Toplumun yüzde 54,5 i anayasada yer alacak vatandaşlık
tanımının etnik atıf yapılmadan düzenlenmesi gerektiğini düşünmektedir.
Ankete katılan katılımcıların yüzde 63,7 gibi büyük bir
kısmı anayasada yer alacak resmi dil tanımı ile ilgili devletin resmi dilinin
Türkçe olduğunu, resmi iş ve işlemlerde Türkçe dışında dil kullanılmaması
gerektiğini savunmaktadır.
Katılımcıların yüzde 72 si anayasada yer alacak eğitim
dili tanımı ile ilgili eğitim dilinin Türkçe olması gerektiğini ve anadilin
seçmeli dil olarak müfredata konması gerektiğini düşünmektedir.
Araştırmaya katılanların yüzde 29,2 si en uygun
yönetim-hükümet sisteminin parlamenter sistem olduğunu, yüzde 27,6 sı başkanlık
sistemi olduğunu, yüzde 27,3 ünün ise şu anda uygulanan sistemin olduğunu
düşünmektedir.
Katılımcıların yüzde 59,1 i Diyanet İşleri
Başkanlığı nın şimdiki gibi anayasal bir kurum olarak kalması gerektiğini
düşünmektedir.
Katılımcıların yüzde 74,3 ü yürürlükteki anayasaya göre
bazı kurumların kararlarının yargı denetiminden muaf olmaması gerektiğini
savunmaktadır.
Yeni anayasadan neden bir haber yok
Son not
Yeni anayasadan son günlerde neden bir haber yok
İmralı süreci elbette önemli
Ama ondan daha da önemlisi, Türkiye de askeri darbe ürünü
olan 1982 Anayasası nın yerini alacak yeni ve sivil bir anayasa değil mi
Toplumda hemen herkes yeni ve sivil bir anayasa isterken
Türkiye yi 11 yıldır yöneten AKP iktidarı konunun üzerinde niçin yeterli
hassasiyette durmuyor
Ben anlamakta zorluk çekiyorum.
Peki, ya siz!..
NOT: Bugün 13 Mart
2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve
sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı.
Dubakalin olacak Takipçisiyiz