Gündem

Yeni Anayasa ideolojik olmamalı

Yeni Anayasa ideolojik olmamalı

Abone Ol

ESAM‘ın organize ettiği ‘Milli Anayasa Şurası‘, yeni Anayasa hazırlıklarının devam ettiği bir süreçte içerik ve katılım bakımından oldukça verimli ve zengin geçti. Siyasiler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin büyük ilgi gösterdiği Şura‘da iki gün boyunca yeni Anayasa‘ya ilişkin önemli teklifler ve düşünceler dile getirildi.

ESAM‘ın organize ettiği ‘Milli Anayasa Şurası‘, yeni Anayasa hazırlıklarının devam ettiği bir süreçte içerik ve katılım bakımından oldukça verimli ve zengin geçti. Siyasiler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin büyük ilgi gösterdiği Şura‘da iki gün boyunca yeni Anayasa‘ya ilişkin önemli teklifler ve düşünceler dile getirildi.

Rixos Otel‘de yapılan Şura‘nın ikinci günkü oturumlarından Prof. Oya Akgönenç‘in yönettiği bölümde söz alan Prof. Dr. Mümtazer Türköne, yeni Anayasa‘nın Atatürk milliyetçiliğinden arındırılmasının önemine dikkat çekti.

Türköne: Atatürk milliyetçiliği çıkarılmalı

27 Mayıs darbecileri tarafından 1961 Anayasasını sokulan ve günümüze kadar sürdürülen Atatürkçülük ideolojisine yeni Anayasa‘da yer verilmemesi gerektiğini söyleyen Türköne,"Mevcut Anayasamız ideolojik bir Anayasa. Hangi ideoloji olduğunu da açıkça söylemek gerekir. Bu Atatürkçülük ideolojisidir. Yeni anayasayı yaparken bundan arındırmak lazım. Bu yapılırsa yeni Anayasa olur. Aksi takdirde olmaz. Zaten Atatürkçülük, bizzat Atatürk‘ün kendisine yapılan bir haksızlıktır. Çünkü ölünceye kadar kendisi de Atatürkçü değildi. Atatürk, " Ben geride bir dogla bırakmadım" demiştir" şeklinde konuştu.

Atatürk milliyetçiliği ve laiklik gibi tanımı olmayan kavramların yeni Anayasa‘da olmaması gerektiğini söyleyen Türköne, tanımı belirsiz bir şey üzerine bazı insanların ve grupların iktidarı kullandıklarını vurguladı. Bugünkü Meclis‘in Anayasa yapamayacağına yönelik düşünceleri de sert şekilde eleştiren Türköne, "Bir askeri dikta tarafından yapılan ve adına kurucu irade denilen kurum anayasa yaparken, halkın yüzde 95‘inin oyunu almış, yüzde 87‘sini temsil edilen bir Meclise Anayasa yapamaz demek ayıptır" diye konuştu.

Karatepe: Anayasa ideolojik olmamalı

Doç. Dr. Şükrü Karatepe de, 1937‘de CHP‘nın altı okunun Anayasa‘ya girmesiyle başlayan ideolojik Anayasa sürecinin 61 ve 82 anayasalarında pekiştirilerek sürdürüldüğünü dikkat çekti.

Anayasa yapma sürecinde bununla ilgili iki konuya dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Karatepe, "Resmi ideolojiyi tarif eden mevcut anayasamız meşruiyet sağlama amacında. Geleceğinden emin değil. Yapanlar, biz bunu yaptık ancak sonra birileri çıkıp değiştirebilir diyorlar. Topluma güvenmiyorlar" dedi.

Anayasaya konulan başlangıç kısmıyla da bunun izah edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Karatepe, "Biz bunu yaptık. Ancak doğru değil. Gelecek nesiller belki değiştirebilir diye geleceğe güvensizlik duyuyorlar. Korumaya almak için de değiştirilemez maddeler ihdas ediyorlar" şeklinde konuştu. Karatepe, yeni anayasanın ideolojik olmaması gerektiğine işaret etti.

Anayurt: Yeni Anayasa‘da referandum olmalı

Prof. Dr. Ömer Anayurt ise, yeni Anayasa‘da Avrupa Konseyi ülkelerinde etkin şekilde kullanılan referandumun yani halk oylaması yönteminin mutlaka daha etkin şekilde olması gerektiğini belirtti. Anayurt, "Bugün Türkiye‘de anayasa değişikliği dışında referandumdan söz edilemez. Ancak sanki her alanda referandum varmış gibi bir algı var. Oysa anayasa değişikliği ve yerel yönetimlerle ilgili birkaç konu dışında referanduma gidilemiyor. Yani referandum götürülebilecek konular oldukça sınırlı. Maalesef bu yeterince bilinmiyor" dedi. Zaman zaman siyasilerin çeşitli konuların referanduma götürülmesine ilişkin teklifleri bilgisizliğe bağlayan Anayurt, "Referandum aslında bir ihtiyaç. Yeni Anayasa yapılırken mutlaka bu ihtiyaç dikkate alınmalıdır. Gördüğüm kadarıyla Saadet Partisi‘nden başka bunu öneren de yok" şeklinde konuştu.