Tüyleriniz ürperecektir! Amerikan başkanlarının insan derisine basılı İncil’e yemin ederek göreve başladıklarını biliyor muydunuz?
Acaba Donald Trump da böyle bir vahşet töreni yapacağından haberdar mıdır? Vahşet sadece Amerika’da olsa iyi!
***
Fransa’nın 1791’deki ilk yazılı anayasası… Meşhur şair John Milton’un toplu eserlerini içeren şiir kitabı… Harvard Üniversitesi’nde 17. yüzyıla ait, üç tuhaf kaplı kitap… Hepsi insan derisinden! İngiltere’nin Exeter Kütüphanesi’ndeki 1852 basımlı şiir kitabı da idam edilmiş bir mahkûmun derisinden oluşuyor.
“İnsan hakları” diyorlar ya! Acaba Yahudi olmayan köleler, yani derisi yüzülecek hayvanlar mı demek istiyorlar? Ne dersiniz!
İpten dönen bakan!
Önceki hafta salı günü çok önemli bir bakan ipten döndü!
“Ayağını denk al… Anayasa, başkanlık hatırına şimdilik erteliyoruz!” diye kulağı çekildi!
Bazı akçeli işler, çevresindeki bazı bürokratlarla ilgili ciddi iddialar sorun oldu!
Bakanlıktaki bazı gelişmeler ise yukarıya hep farklı aksettirildi. Eski ve ezeli rakipleri ise peşini hiç bırakmadı.
Geçen hafta yakın bürokratlarından biri istifa etti. Kafamız karıştı.
Bakan şimdilik bekliyor!
Erbakan sadece başkanlık istiyordu!
MNP, MSP ve Refah dönemleri boyunca hep dillendirdi. İlginçtir, 2000’lerden sonra hiç zikretmedi.
Millî Görüş lideri Erbakan; başkanlık sistemini, cumhurbaşkanını halkın seçmesini niçin istiyordu?
Çünkü milletin ferasetine güveniyordu.
Başkanı halkın seçmesi halinde sabetayist azınlıkların, cuntacıların, vesayetçilerin, köksüzlerin iktidara gelemeyeceğini biliyordu.
Ancak bunca yıldır izledim. Erbakan Hoca’nın, “Kontrolsüz, denetimsiz, partili bir başkanı, zayıf bir meclisi önerdiğini” hiç duymadım.
Fuardan izlenimler…
ATO Congresium’daki 11. kitap fuarında Millî Gazete standı olarak on gün boyunca ilginç olaylar yaşadık. İşte birkaçı…
*DAVAM’ın kapağındaki Erbakan fotoğrafını gören 10 yaşındaki bir kız çocuğu standa yaklaştı: “Babam, ‘Bu adam büyük adam’ diyor. Bu kitabı babama hediye almalıyım, ama bütün param bitti. Aldığım kitaplardan birini geri verip geleyim’ dedi. O büyük Adam’ın talebeleri, önceki kitabı iade etmesine razı olmadı! Bedeni küçük, kalbi kocaman mücahideye DAVAM’ı armağan ettiler.
***
* Her gelen “Siz bilirsiniz, mescit nerede” diye bizim standa sordu.
* Her kesimden kitapseverler; son model telefonunu, çantasını emanet bırakmak için sadece Millî Gazete standını seçtiler.
* Deist bir genç, “Size saygı duyuyorum, çizgisi değişmeyen tek fikir sizsiniz. Bu kitabı kesinlikle okuyacağım” dedi.
Ülkücü, ulusalcı gençler, DAVAM’a yoğun ilgi gösterdi.
Yaşlı bir teyze, kitabın kapağına dokundu, gözleri doldu, “Dua edip” gitti.
Görüldü ki… Her fani gidiyor. Sadece Hakk’ı DAVA edinen, davasına inanıp yaşayanlar kalıyor geriye…
Yıkın barajları!
“Barajın bulunmasının sebebi koalisyonu kurma zorluğudur. Bu anayasa ile cumhurbaşkanını halk seçiyor, o da hükümetini kuruyor. Hükümet kurulduğuna göre de barajın bir anlamı kalmıyor.”
Bu doğru sözler, Meclis’in en renkli simalarından İstanbul Milletvekili Prof. Burhan Kuzu’ya ait!
2007, 2011, 2015… Keban, Alacakaya… Bütün barajlar hep iktidara çalıştı! Hele 2002! Yüzde 34 ile Meclis’in yüzde 60’ına hâkim olarak tam 14 yıl istikrarla yönettiler. Barajlardan artık yeterince elektrik elde edildi Hocam! Yıkın artık barajları!
Meclis ilk raunttan antrenmanlı!
Bir yanda AK-MHP cephesi… Diğer yanda CHP-HDP bloku. Meclis, şimdiden iki partili başkanlığa geçti gibi!
İlk turda tahminler, beklentiler tutmadı. İktidarın İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Pulcu’nun ilk oylamadaki pul restiyle istifa edeceği kulislerde çok konuşulsa da, kendisi yalanladı!
İktidar partisindeki her devrin değişmeyen adamları… Hocacılar… İlk seçimde 15 Temmuz artçı sarsıntılarıyla gidecekler… Sürpriz yapmadılar… İktidarın 315 evetine, MHP’den 30 civarı vekil hep destek verdi. Bahçeli’nin gizli hesapları” diye başlayan cümleler şimdilik havada kaldı… Eğer değişikliğe vicdanen muhalifler varsa, ilk turda siperden çıkmadılar. Vekiller, birinci raunttan antrenmanlı olarak ikinci rauntta yarın ringe çıkacaklar!
Bakalım başkanlık evdeki bulgurdan mı edecek, yoksa bir asırdır mevcut sistemle giremediğimiz dünya süper liginde şampiyon mu yapacak bizi?
Kedidir o kedi!
Terör, koca anayasa değişikliği bir “ısırığa kurban gitti!” “Kim, neden, nasıl balta gibi bir ayağı ısırdı?” Koca Meclis, iktidar sevici medyamız, istihbarat, muhalefet… Bi türlü bulamadık! Sıkı durun! Isıran kişiyi açıklıyorum. Kim mi o “Isırgan!” Geçen muhalefet kulisine gidecek oldu! Kapısını açma gafletinde bulundum! İçeride cıngar çıkardı ve çıktı! Sonra ısırma vakası geldi.
O da ne! Baktım iktidar kulislerinde sinsi sinsi gezen biri var! Hemen tanıdım “Kendisini!” Sen karambolden istifade et. Kavgada yere düşen Balta’nın ayağını ısır! İkinci gün olay yerine ilk sen git, kulislerde iktidar vekilleriyle poz ver. Adı Kulis! Meclis’in kedisi! Hem ısırıyor, hem eyvallahsız dolanıyor ortalıkta! Böyle dokunulmazlık görmedim!