Gündem

Yemen sokakları

Yemen sokakları

Abone Ol

San‘a‘dan Hudeybe‘ye giderken  şehirler arası yolda sağımızdan ve solumuzdan hızla akan motorsikletler bizleri bizleri tedirgin edince şoförümüz Fahter onları motor taksi olarak değerlendiriyor. Bizim anlamadığımızı fark edince açıklamada bulunuyor, "Burada  Yemenliler motor taksi ile dağların üzerinde bulunan kentle, köylere gidiyorlar" diyor.

Yemen‘de bulunduğumuz süre içerisinde kuşkusuz yemeklerinin de tadına bakıyoruz. San‘a da Yemen restoran, Lübnan restoran ve Kumkapı balıkçısı‘nda yediğimiz yemeğin ardından diğer günlerde dağ kentlerinde yer sofralarında mahalli yemeklerin adına bakıyoruz. Ben şu yemeği yiyemem diyebileceğiz tad da bir yemek önümüze konmadı.

Ana yemekleri; mutlaka pilav, salta denilen bir yemek-sos karışımı, ballı "bürek" dedikleri ballı ekmek, yağı ile pişmiş et, bazen tavuk. Tuz pek kullanılmıyor. İstek üzerine geliyor tuz. Çay; şeker üstü çay sanki. Karanfilli veya naneli olarak geliyor. Türk kahvesi dedikleri de nescafe bardağında sıcak suya karıştırılmış bildiğimiz kahve.

Gat ve Cembiye diyarı

Yemenle ilgili bir yazıda cembiye ve gattan birkaç kere bahsetmemek  hiç olur mu? Çünkü bu ikisi Yemenlinin olmazsa olmazıdır.

Bu bir çeşit "kama". Belde bir kuşak ve buna bağlı Cembiye. Teknoloji ile birlikte yanına bir de "cep telefonu" ve Gat torbası eklenmiş. Ergenlik çağında ki her erkek cembiye taşımaya başlıyor... Çünkü bu bir statü gereci olarak görülüyor. Tahtasından, Kemiğine, Gümüş, Altın kakmalısından, çeliğine binbir türlüsü. Peki hiç mi "kınından çıkmıyor" bu cembiye. Sadece Folklorik dansların da çıkıyor. Münferit bir-iki olay dışında pek kullanılmamış. GAT; bir ağacın 1-2 cm büyüklüğünde ki yaprağı. Uluslar arası narkotikte 6. sırada. Uyarıcı. Sabah 11‘e kadar taze olarak toplanıyor. Ana toptancıdan perakendeciye ve pazarlara geçişi öğlen saat 13-14:00 dolayları. Ülke erkeklerinin % 85‘i Gat kullanıyor. Kadınların ise % 35‘i. Saat 14:00 olduğunda ülkede zaman duruyor. O yapraklar yavaş-yavaş, teker-teker ağıza (yanağa) dolduruluyor. Dişlerle eziliyor. Yaprağın suyunun yanaktaki kılcal damarlarla kana geçmesi sağlanıyor. Saat 16:00; Ülkede herkesin gözü artık "cam" gibi bakıyor. O normal konuşmaları bile "kavga" hissi veren arapların hepsi "kuzu". Sakin sakin konuşuyor, ağır-ağır haraket ediyorlar. Aslında hareket dahi etmiyorlar. Bir köşeye, ya da Yemen usulü kahvehaneye çekilip ağızlarında ki GAT‘ı çiğniyorlar. Gat‘ın iştahı kestiğini ama seks gücünü arttırdığını söylüyorlar. Ortalama kadın başına 7 çocuk bunun göstergesi olabilir. Asker, Polis ve hatta bizim şoförümüz dahi GAT çiğniyor. Bu nedenle de ülkede trafik kazaları çok.  Yaş ortalaması 50 . Bunun nedenlerinden biri kadınların 8-10 çocuk doğurması, diğeri; sağlık ve hijyen koşullarının kötü olması yüzünden erken ölümler. Ama trafiği de bu etkenler arasına koymak lazım. Yoksa, trafik dışında Yemen turistler için gerçekten güvenilir bir ülke.

San‘a‘da müşterek niteliği olan ve bir vakıf tarafından işletilen şehir bahçeleri ya da diğer bir deyişle bostanlar, ortaklaşa yaşama iyi bir örnek oluşturabilecek mekânlar... Bu bahçelerde yetiştirilenler, şehrin taze meyve ve sebze ihtiyacının belirli bir bölümünü karşılıyor. Ürünlerin satışından elde edilen gelir, şehrin ihtiyaçları için kullanılıyor.

Sokaklardan insan manzaraları...

Sokaklarda gözümüze ilk çarpanlar; Erkeklerin el ele dolaşması ve sokaktaki kadın sayısının azlığı. Kadınlar evlerden pek çıkmıyorlar. % 99‘u ise peçeli. Şeriat kanunları geçerli. 4 kadınla evlenmek de serbest tabi. Rehberlerimize soruyoruz. Genelde akrabalar elele dolaşırmış. Peçe ise "Kadınların Özgürlüğü!" içinmiş. Böylece kimse onları rahatsız etmezmiş!. Yoksa yasak yokmuş. Dağ kentlerinde sokaklar aşırı derecede pis. Çöplerin yanı sıra ülkenin her tarafı rengarenk naylon poşetlerle dolu. GAT poşetleri bunlar. Hergün en az 10-15 Milyon poşet GAT tüketildikten sonra yere atılıyor. Hele şehirler arası yollar; şöförlerin, yolcuların atıkları ile "naylon torba tarlaları" gibi.;

San‘a‘dan Hudeybe‘ye giderken  şehirler arası yolda sağımızdan ve solumuzdan hızla akan motorsikletler bizleri bizleri tedirgin edince şoförümüz Fahter onları motor taksi olarak değerlendiriyor. Bizim anlamadığımızı fark edince açıklamada bulunuyor, "Burada  Yemenliler motor taksi ile dağların üzerinde bulunan kentle, köylere gidiyorlar" diyor. Orada bulunduğumuz süre içerisinde izlediğimiz kadarıyla Motor taksiler de Yemenlilerin vazgeçilmesi olmuş "Ulaşımda kolaylık" diyorlar. Yemenli çocukların oluşturmuş olduğu seyyar mijitörü araçları da Akik ve benzeri taşları müşterilerinin ayağına getiriyor. İster ağ başında olun, isterse bir köyün içerisinde dar sokaklar da geziyor olsanız da çocuklar el arabalarının üzerine yerleştirdikleri taşları sizlere pazarlamanın telaşı içerisindeler.

Çölün Manhattan‘ı

Şibam, Yemen‘in doğusunda bir doğa harikası olan Hadramut vadisinde. Çöl‘ün Manhattan‘ı denen Şibam evleri toprak, saman ve ağaçtan, beş ila sekiz katlı, 3. yüzyılda yapılmış inşaat harikaları. Evlerin içi çok özel bir beyaz sıva ile kaplanarak böcek ve hayvanların girmesi engelleniyor. Alt kat, hayvanlar için ve depo olarak kullanılırken, en üst kattaki teras kadınların mekanı. 500 evden oluşan etrafı surlarla çevrili 7 bin kişinin yaşadığı, surların içinde yedi cami olan bu evleri 1982 yılında UNESCO korunması gereken tarihi yerler listesine almış.

Şhibam baharat yolu üzerinde önemli bir merkez. Baharat yolu Hindistan‘dan Aden‘e deniz yolu ile Aden‘den ise kara yolu ile San‘a, Şhibam, Mekke, Medine ve Şam‘a giden hattır.