Yemen Krizi Niçin Küresel?

Abone Ol

Yemen için 1 ay kadar önce bir iç savaşın içine

düşürüldüğünü yazıyorduk. Bugün geldiğimiz noktada ise Yemen krizi artık

küresel bir dalgalanmanın ilk ayağı olarak kurulmak isteniyor.

Peki, Yemen de yaşananlar niçin küresel bir oyunun

başlangıcı görülmeli

Sorunun cevabı El-Kaide nin ülkeye girip geçtiğimiz hafta

yapmış olduğu bombalı eylemde gizli.

Her ne kadar El-Kaide nin arkasında kimlerin olduğu gayet

açık olsa da, biz yine analizimizi El-Kaide adıyla yapalım.

Bugüne kadar Yemen de bulunan temel aktörler, en temelde

eski rejim sahibi Salih, yeni rejimin başında olan Hadi, İran ın desteklediği

Husiler, Körfez ve Batı ydı.

Birçok alt grup daha eklenebilecekken, Yemen de son

yıllarda güçlenen İhvan yanlısı gruplar, Batı nın arzu ettiği mezhep

çatışmasının önüne geçmek adına çok fazla çatışma sahasına çıkmadılar.

İhvan ı bir türlü sahneye çıkaramayan Batı ve mezhep

çatışmasını arzulayan diğer aktörler, El-Kaide nin geçtiğimiz hafta ülkede

patlattığı bombalarla eksik olan aktörün de yerini doldurmasıyla oldukça mutlu

görünmeye başladılar.

Çünkü mezhep çatışmasının eksik tarafı olan Sünnileri

artık El-Kaide temsil edecekti. O da bölgenin birçok tarafında ısrarlar

başlatılamayan mezhebi çatışmanın suni bir şekilde olsa da başlatılması demek.

Bu tarz bir mezhebi çatışmanın zaten Irak tan Suriye ye

bölgenin birçok yerinde zaten devam ettiği iddia edilebilir.

Ancak Yemen başka ve Yemen de El-Kaide nin patlattığı

bombanın etkisinin Güney Asya dan Çin e kadar birçok merkezde duyulduğu göz

önünde bulundurulursa sorunun nasıl da küresel bir kargaşaya her zamankinden

daha fazla neden olabileceği rahatlıkla görülebilir.

Dolayısıyla bugün Yemen sadece bir Irak bir Suriye ve bir

Libya haline gelmiyor, aynı zamanda onlardan daha büyük bir tehlike potansiyeli

barındırarak küresel kaosun başlangıcı olarak planlanıyor.

Batılı basında mevcut dengesizliğin yerini düzene

bırakmasının tek koşulunun IŞİD gibi Sünni grupların ülkeye girmesi olarak

tartışılması, bazı aktörlerin düzenden anladıklarının ne kadar da sadece kendi

kurulu düzenleriyle ilgili olduğunu fazlasıyla kanıtlamaya yetiyor.

Peki, Yemen sonrası sıra nereye gelecek dersiniz

Tahran da kapalı kapılar ardında sıranın Mekke ve

Medine de olduğuna dair stratejiler, halkı daha fazla fedakârlık yapmaları

adına sızdırılmaya başlandı.

Ben Batı nın buna hayır deme ihtimalini oldukça zayıf

görüyorum. Aynı sözde Sünni grupların da Yemen de olduğu gibi ülkeye girdiğini

düşünürsek, kutsal toprakların ne kadar büyük bir tehlike altında olduğu

yeterince gözler önüne seriliyor.

Kısacası Yemen krizinin kutsal toprakların provası

olduğunu idrak edebilmek gerekiyor.

Aksi takdirde söylem şimdiden hazır: Müslümanlar kendi

kutsal mekânlarını yıktılar