Toplumda uyulması gereken kuralların bir kısmı da yazılıdır ve bunlara uyulmadığı takdirde de cezai müeyyide uygulanır. İnsanoğlu her hangi bir toplumda doğar ve büyür. Doğal olarak ta neyi yapıp neyi yapamayacağını yaşadığı toplumda öğrenir. Kurallar zamanla insanın iç dünyasına kodlanır.
Her toplumun yazılı olmayan bazı kuralları vardır. İnsanlar doğal olarak bu kuralları öğrenir ve hayatlarına taşırlar. Mesela elimizdeki çöpü yere attığımızda büyükler bizi uyarır ve çöpleri çöp kutusuna atmamız gerektiğini öğreniriz. Toplum içinde yüksek sesle konuştuğumuzda çevremizdeki insanların bakışlarından rahatsız olur ve insanları rahatsız etmememiz gerektiğini düşünürüz. Toplumda uyulması gereken kuralların bir kısmı da yazılıdır ve bunlara uyulmadığı takdirde de cezai müeyyide uygulanır. İnsanoğlu her hangi bir toplumda doğar ve büyür. Doğal olarak ta neyi yapıp neyi yapamayacağını yaşadığı toplumda öğrenir. Kurallar zamanla insanın iç dünyasına kodlanır. Eğer iç disiplin gerçekleşmemiş, kişi yaptığı haksızlığın ahrette karşılık bulacağına iman etmemişse dış dünyada kurallara tam olarak uyması her zaman mümkün olmayabilir. Mesela hırsızlık yapmak haramdır bunu aile içinde öğrenen ve çaldığı takdirde Ahirette ceza ile karşılık bulacağına inanan kişi Allahın rızasını kaybetmekten korkar ve böyle bir eyleme hiçbir zaman girişmez. Ama iç dünyasında bazı şeyleri kabul edemeyen fakat, yazılı kurallara uymadığı takdirde cezalandırılacağına bilen kişi bu davranışını gizli gizli yapabilir.
İNSANLAR FARKLIDIR
İnsanın evrendeki konumu gereği sorumluluk sahibidir. Sorumluluğun bilincine varması için ise bilgi ve donanıma ihtiyaç vardır...Bunun yolu da bilgiden geçer. İnsanlar fıtratları gereği bazı farklılıklara sahiptirler. Bunun nedeni nefis ve insanın kendini üstün görmesi tahakküm etme eğilimidir.
İmam Gazaliye göre, insanlar öğrenme eğilimi bakımından dört sınıfta değerlendirilebilir:
1_İyi ile kötüyü ayırmaya eğilimli olanlar: Bazı insanlar,olayları akıl ve vicdanlarının süzgecinden geçirir ve hakikata ulaşırlar. İmam Gazaliye göre bu kimseler, fıtratlarındaki o safiyeti korurlar ve bu kişilere ahlak eğitimi verirken zorlanmazsınız.
2_Bazı insanlar da vardır ki, kötünün kötü olduğunu bilirler fakat bunu yapmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Bu kimseler kusurlarını kabul ederler fakat kötülüğü alışkınlık haline getirmişlerdir. Bunların eğitimi birinci kesime göre daha zordur. Ciddi bir gayrete bu insanlara yardımcı olmak mümkündür.
3_Kötüyü iyi olarak tanımışlar ve buna inanmışlardır. İmam‘ı gazaliye göre bunların ıslahı zordur ama nadiren de olsa olumlu netice almak mümkündür.
4_Bazı insanlar da vardır ki, bunlar küçük yaştan itibaren fasid bir yaşantı üzere olmuşlar ve yaptıkları kötülüklerle övünmüş ve bunu bir üstünlük olarak görmüşlerdir. Bunların ıslahı ise oldukça zordur.
İnsanlar fıtri olarak iyiliğe meyillidirler ancak, iradi seçimleriyle kötülüğe de eğilim gösterebilirler. Yani insan iyiye doğruya eğilimli iken, iradesini bu yönde kullanmayıp, ters istikamette yürüyebilir. Bu da kötülüğe ve ifsada yol açar.
EĞİTİM DOĞUMLA BİRLİKTE BAŞLAR
İmam Gazaliye göre, eğitim çocuğun doğumuyla birlikte başlar. Çünkü anne babanın yaşam tarzı ve kişilik özellikleri çocuğa aktarılır. Çocuk ilk doğduğunda anne helal süt emzirir. Daha sonra çocuğa kelime_i Tevhid öğretilir ve doğru yanlış kavramını çocuğa aktarır. Altı yedi yaşına geldiğinde ise anne çocuğa temel bilgileri verir. İmam Gazaliye göre utanma duygusu çocukta doğru yanlış kavramının geliştiğini gösterir. Çocuğun yanlış bir şey yaptığında utanması ve kendini geri çekmesi çocuğun öğrenme evresi için bir aşamadır. İmam Gazali ailenin, çocuğun eğitimi için uygun bir ortam olduğuna vurgu yapar ve bu konuda şunlara dikkat çeker :
SOFRA ADABI: İmam Gazali, sofranın çocuğun eğitiminde önemli olduğunu vurgular. Buna göre aile çocuğa yemeğe başlamadan önce besmele çekmeyi ve sağ elle yemeyi öğretir. Çocuk yemekte kardeşlerinin hakkına riayet eder, herkesten önce başlamaz, büyüklerine karşı saygı gösterir. Çocuk sofraya gelen yemekle iktifa eder ve kardeşlerinin hakkına saygı göstermeyi öğrenir.
MÜKAFAT VE CEZA
Çocuğun eğitiminde mükafat ve ceza önemli bir araçtır. Yani aile çocuk iyi bir şey yaptığında onu takdir etmeli ödüllendirmeli, doğru olmayan bir davranış sergilediğinde de sevdiği bir şeyden kısa süreliğine mahrum edilmelidir. Ancak anne baba cezadan daha ziyade ödül yöntemini kullanmalı ve küçük hatalarında çocuğu rencide etmemelidir.
CEZADAN ÖNCE AÇIKLAMA YAPIN
Çocuk yanlış bir harekette tekrarlıyor ve bu durum insanları rahatsız ediyorsa ceza tercih edilebilir. Ancak bundan önce ailenin yapabileceği bazı tedbirler vardır:
Çocuğa yaptığı hareketin doğru olmadığını açıklayın ve somut örnekler verin
Çocuğa tekrar ettiği hareketin sonuçlarını açıklayın.
Çocuğu empati yapmaya teşvik edin ve anlayacağı tarzda örnekler verin.
Eğer ailenin bilgilendirme çabasına rağmen aynı hareketi yapmaya devam ederse cezalandırılacağı açıklanmalıdır.
Ayrıca aile çocuğa toplumun kurallarını öğretmeli ve bu konuda ona örnek olmalıdır.